Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

SÜNNETİN BAĞLAYICILIĞINI İNKÂR

SÜNNETİN BAĞLAYICILIĞINI İNKÂR

Müslümanların Mübarek üç aylar diye isimlendirdiği kutlu Mevsimi Ramazan ayı ile taçlandıran Cenabı Allah’a(cc) hamd ve senalar olsun.

Ramazan ayını bize öğreten Aziz Peygamberimiz biricik önderimiz Hz. Muhammed’e(sav) salat ve selam olsun.

Rabbimizin(cc) kullarına bahşettiği hayat kitabımız Kuranı Kerimi asli hali ile sahiplenen ve o kitabın hükümlerini Hz. Peygamberimizin(sav) anladığı doğrultuda anlayan ve yaşamanın mücadelesini veren Müslümanlara selam olsun. 

Mübarek Ramazan ayını idrak etmeye tabir caiz ise bir adımlık bir mesafenin kaldığı şu günlerde Ramazan Ayına kavuşmanın sevincini yaşayanlara selam olsun.

Ramazana kavuşmanın sevinci ile Müslüman kardeşlerine tebriklerini sevgi ve muhabbetini belirtir şekilde ifade eden Müslümanlara selam olsun.

Allah’ın(cc) Dinine sarılmak için Hz. Rasulullah’ın(sav) Sahih Sünnetine sarılmak gerektiğini bile ve bu uğurda din dışı oluşumlara karşı dimdik duranlara selam olsun.

Allah’ın(cc) dinini Resulünün Sahih Sünnetini hiçbir bozulmaya ve değişmeye meydan vermeden kendinden sonraki nesillere aktaran tabir caiz işse İslam’ın Kurucu Nesli olanSahabe(ra) ve Tabiin(ra) nesline selam olsun.

Günümüzün bütün hengâmesine rağmen zalim olmaktansa mazlum olmayı tercih eden, aldatan olmaktansa aldanan olmak,  dolandırıcı olmaktansa dolandırılan olmak, bin kere aldatılsan da bir kere bile aldatan olmamak yeğdir diyerek Sahih Sünnet doğrultusunda bir hayat sürmeye çalışan Müslümanlara selam olsun.

Hz. Peygamber’in(sav)Sahih Sünnetinin fonksiyonu yalnızca Kuran’ı teyit, tefsir ve de teybin ile sınırlı olmadığını veya Hz. Peygamber’in(sav) yalnızca hükümler bina etmekle yetinip sonra arkasını dönüp gitmiş bir aracı olmadığını ilim, ahlak ve yaşantıları ile ortaya koyan selefimiz olan ulemaya(rha) selam olsun.

Hz. Rasulullah’ın(sav) zamanımızdaki vârisi ve vekili olarak halifesiz bir toplumda yaşayan Müslümanların dert ve kederlerini yüklenerek her zaman İnsanın en büyük düşmanı kendi nefsidir ve kimse nefsinin şerrinden emin olmamalıdır düsturunu hatırlatan mürşidi kâmiller ve ilim adamlarına selam olsun.

Hz. Peygamberimizin(sav) Sahih Sünnetinin ferdin eğitiminin yanı sıra, toplumsal sorunlara da değinen hatta toplumdaki asayişi sağladığı gibi aynı zamanda muhabbet ve kardeşlik duygusunu inşa eden birçok esasın varlığını yaşayarak ortaya koyan bütün Ümmeti Muhammed’e selam olsun.

Sahih Sünnete bağlılık konusunu bu kadar önemsememizin elbette bir sebebi var, çünkü Sahih Sünnet bizim toplumumuzu ben merkezci değil, empati ağırlıklı bir toplum olarak Hz. Peygamber’in(sav) uygulaması olan ve bugün toplum olarak ihtiyacımız olan mefhumların tekrar hayata hakim olmasını ifade eder.

Sahih Sünnet kuralları son günlerdeki yaşadığımız ekonomik ve siyasi sıkıntıların ortadan kaldırılmasının yanında toplumsal bir kültür inşaetmiş, bütün bir ümmeti oturmasından, kalkmasına, yeme, içme, uyuma adabından, aile vekomşuluk, dostluk ilişkilerine kadar hayatın her anını şekillendiren bir uygulamadır.

Nitekim bu gün dünyanın dört bir yanındaki bütün Müslüman topluluklarının hayatlarındaki hem asgari hem de azami müşterekler Sahih Sünnetin benimsenmesinden kaynaklanmaktadır.

Sahih Sünnet fert ve toplumların eğitilmesi ve yeniden şekillendirilmesi konusunda hayati bir vazife yüklenir.

Hz. Peygamberimizin Sahih Sünnetiniİslam toplumlarından çekip aldığımızda, ne ortak bir Kur’an algısından söz edebiliriz, ne de bir ümmetin varlığından.

ÇünküKur ’anı Kerim ilahi bir metin olarak yoruma açık ve din dışı bir hayat arzulayanlar için algılama farklılıkları sayısınca kendinden farklı mealler ve manalar çıkarılabilecek ilahi bir hitaptır.

Sahih Sünnetin yazılı bir metin haline getirilmesi ile insanlık âleminde insan dilinden çıkıp yazıya dökülen hiçbir belgeye nasip olmayan bir birliktelik gerçekleştirerek insanların hilafet kurumu altında teşkilatlandırılmaları sağlanmıştır.

Başka hiçbir toplumda sağlanamayacak değişim bu anlamda Sahih Sünnet uygulaması ile gerçekleştirilmiştir.

Kısacası Hz. Allah’ın(cc) muradı olan İslam ümmeti idealinin ihtiyaç duyduğu somutlaşmayı sağlayan faktör yaşayan Sahih Sünnetin varlığıdır.

Bunun için Müslümanların hayatlarında sabah yataklarından kalkışlarından, yeme, içme, oturma, yürüme, selamlaşma, ziyaretleşme, giyim kuşam, konuşma susma ve hatta tuvalet adabına kadar hayata dair her konuda, Sahih Sünnetin pratize ettiği bir sistemden söz ediyoruz.

 

FARKINDA MISINIZ?

Hz. Peygamberi(sav) dışlayan İslam anlayışının yaşana bilirliği yani Hz. Peygamberin(sav) uygulamaları olan Sahih sünnetin rehberliği olmaksızın Sahih İslam’ın yaşanabilir mümkün değildir ve bu gayri sahih düşünce çoğunlukla insanları din dairesi dışına çıkarabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi
SON YAZILAR