Şeytan sloganları

Kafa cumhuriyet kalp şeriat, damarlarda batının modern virüsleri akıyor. 

Kanunlar devrilişmiş... 

Eski nesil ile yeni nesil arasında uçurum var. 

Medya ve teknolojinin zarar tarafı dimağları zehirlemiş, kendi özüne yabancılaşmış, büsbütün yabancı hatta karşıt duruş sergileyen yeni nesiller yetişmektedir. Öyle ki uzayda yaşayan başka bir canlıya Müslümanın vasıflarını sıralasan ve dünyaya indirsen ne düşünürdü acaba? 
Müslümanım deyip de Allah'ın kanun ve kurallarının istenilmemesi büyük bir çelişkidir.
Vücudun uzuvları farklı farklı işlemektedir. İnsanın kendisini ve geçmişini tanıması gerek. 
Artık giyilen elbiseler palyaço kıyafeti gibi duruyor. Yüzlerde rengarenk rejimler var. Kadınlar da bile bir taraf Suriye ve Afganistan diğer taraf Londra Paris... Erkekler de keza öyle...
Özgürlük bir huzur dağıtıcı, bozucu olarak geldi. Şeytan ve nefs sloganların ve özgürlüğün kelimesine saklandı. Bir Müslüman için özgürlük ancak Allah'a kul olmaktır. 
İdeolojiler eskiyor. Fikirler her zaman dönüşmektedir. Slagonlar daima birer başkaldırı olarak geldi. İstanbul sözleşmesi bir sakız gibi sözde sanatçıların dilinde dolanmaktadır. Belki de biz buna Konstantin akdi, ya da Bizans sözleşmesi desek daha yeridir. Papağanlar belirlenmiş birer sloganı meydanlarda bağırırken sığınılacak başka bir alternatif görmüyorlar. Dayatılan ve ithal edilene alternatif üretilmemesi de ayrı bir midesizliktir.  
Kendisini tanımayan insan sloganları ulul emre itaatsizlik olarak kullanır oldu. Dediğimiz gibi kafa ile kalp farklı, damarlarda akan kanların her biri başka bir ülkenin pis kanlarıdır. Dolayısıyla ulul emr demeyelim, yanlış olur. Gövde beyin ayak farklı yerlerde... Reform ve çağdaş cehalete tabi oldu.
Aydınlar aydınlatmıyor. Aydınlar eleştirirken haklı olabilir, eleştirmelidir de. Lakin kalem eleştirirken fitne meydanlara taştı. Niyet çoğu zaman tahrikten yana oldu. Ayrıca kalem içinde gerçeğin mürekkebini taşımıyor, yalakalık ya da fitnebazlık mürekkebini yansıtıyor. Gözü açık olmayan at ile it izini göremez. Terörün yanında olup ittifak etmek siyasetin gerekliliği olarak görülüyor ise bu zihniyetin demokrasi olarak telakkisi bir çürüyüştür. Eğer böyle ise siyaset de bir sahtekârlıktır. Dürüstlük aranan ve özlenen bir değerdir.

Siyasi fanatizm ahmaklıktır. Yanlış ve hatayı da savunur.
Müslüman Müslümandır, ılımlı ya da muhafazakâr kelimelerini kullanmayı taviz olarak görüyorum. Kelimeler dönüşümü getirir ve kabuller bu eksende olur ve onun etrafında süregelirken göz kapanır ve kalp görmez olur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum