Şehit babasının siyasilerden ricası

 

Dün, şehit SAT Komandosu Mevlüt Pekdemir'in babası, aynı zamanda da Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Recep Pekdemir'i aradım.

Kısa bir konuşmanın ardından, “Başkanım sizinle bir haber yapmak istiyorum” dedim.

Kabul etti.

**

Herkes gibi Recep beyin de morali çok bozuktu.

Dile kolay çünkü geçtiğimiz hafta 36 şehit vermiştik.

Evladını kaybetmiş bir baba ile gerçekten bu konuları konuşmak, insanı hem zorluyor hem de derinden etkiliyor.

Rabbim, kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Allah, bize güne bir daha şehit haberiyle uyanmayı nasip etmesin.

**

Vefa bekliyorlar.

Pekdemir, “Şehit aileleri unutulmak istemiyor” dedi.

Bu ifadeyi yine dün telefonla görüştüğümüz Konyalı şehidimiz Abdullah Taha Koç'un kıymetli babası Ahmet Koç da söyledi.

İnsan bekliyor” dedi.

Kapısını çalacak, acısını paylaşacak birilerini bekliyor” dedi.

Doğru...

Sonra da şunu dedi: “Bize yönelik düşünce şu; 'Acaba biz şehidimizin ailesini ziyarete gitsek, acılarını bir daha tazelemiş mi oluruz?' Yok öyle bir şey. Bir insan evladını unutabilir mi? Biz onun acısını zaten her gün içimizde yaşıyoruz. Bizi ziyarete gelen biri oldu mu etrafımıza gurur duyarak anlatıyoruz.”

Evet, bu konuda hepimizde eksiklikler var.

Toplumsal olarak bu konuda hassasiyetimiz biraz zayıfladı.

**

Bu hassasiyetin geri kazanılması için de özellikle Konya'da adımlar atılacak.

Konya Şehit Aileleri Derneği, şehitlerimiz için büyük bir organizasyon yapacak.

Konya şehir merkezinde şehitlerimiz için bir yürüyüş düzenlenecek.

Şuan için gerekli girişimler yapılıyor.

**

Konuyu çok bölmeyeyim gelelim şehit babası Recep Pekdemir'in ricasına.

Recep bey, bana dedi ki, “Sizin aracılığınızla siyasilere seslenmek istiyorum.”

Buyurun” dedim.

Ve anlattı:

Lütfen ama lütfen. Siyasilerimiz bu ayrıştırıcı dili kullanmayı bıraksın. Bizim, birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Emin olun, güçlü bir şekilde bir ve beraber olursak, bizim sırtımızı kimse yere getiremez.”

Şehit babasının bu ricası çok yerinde bir ricaydı.

**

Evet, belki de bugün Türkiye'nin her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.

Uzatılan elin sıkılmaması ile ve bu zihniyetle biz bir yere varamayız. Hele de bugün için.

Bugün iç siyaset yapmanın günü ve yeri değil ama başaramıyoruz.

Meseleyi dönüp dolaştırıp, parti meseleleri haline getiriyoruz.

**

Ayrıca bugüne kadar ayrıştırıcı söylemler kime ne kazandırdı?

Normal zamanda yapıyorsunuz, (bunun aşırısı da çok doğru değil) ama hadi ona da eyvallah diyelim de, bari bugün yapmayın.

Bari ülkede acının yaşandığı günlerde insanları ötekileştirmeyin.

Şehidimizin babasına, evlat acısı yaşamış bir insana lütfen kulak verin.

Gelin, bu ayrıştırıcı dili bırakın.

Kalın sağlıcakla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum