Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

SATIN ALMA GÜDÜSÜ

Asırlardır devam eden İslami eğitim ve öğretimin bizim milletimize kazandırdığı en önemli hasletlerden birisi bencilliğin fert ve toplum planında yok edilerek insanların diğergamlık denilen insanların kendi yararlarını gözettiği kadar hatta daha fazlasını başkalarının yararını gözetmesi olmuştur.

Maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin bencillik kötülüğünden kurtularak kendi yararı kadar diğer insanlara da yararlı olmaya çalışma ve hareketlerde bulunma olarak tarif edilen diğergamlık terk edilince insanlardaki en büyük değişimin satın alma huylarında meydana geldiği görülmüştür.

İhtiyaçları olduğu malı almakta bir beis görmeyen insanların toplumun yararının kendi yararlarından daha değersiz görmeye başlamaları ile tırmanan mal edinme yarışının sonucu ihtiyaçsız mal mülk edinme güdüsünü ortaya çıkarmıştır.

İlk bakışta insanın kişinin menfaatlerinden vazgeçmesi gibi görünen ve bir şekilde sürekli olarak empati gerektiren toplumsal ahlakın terk edilmeye başlanması ile birlikte kişinin bir parçası olduğunu kabul etmiş olmasına rağmen toplumdan uzaklaşmasına sebep olan bir ruh hali olarak ortaya çıkması ile toplumdaki diğer bireylerden daha farklı ve onlardan üstün olduğunu göstermesi şeklinde tezahür etmektedir.

Bu değişimi daha net bir şekilde ortaya koymak için örnek vermek gerekirse insanlarda diğergamlık özelliğinin öne çıktığı dönemlerde, toplumun genelinde paranın her şey olmadığı ve paranın her şeyi satın alamayacağı gibi bir düşünce hâkim iken, yaşanan ahlaki değişimin sonucunda paranın neredeyse her şey olduğu ve her şeyi satın alabileceği gibi bir düşünce hâkim olmaya başlamıştır.

İnsanların karakter, ahlak, güven, merhamet, sağlık hatta aşk gibi düşünce ve değerlerin parayla satın alınamayacağı düşüncesinden başta sağlık ve aşk olmak üzere her türlü değer yargısı olarak bilinen mefhumların da artık parayla elde edilebileceği gibi bir düşünceye evirilmelerindeki en önemli etkenin ihtiyacı olmayan şeyleri bile satın almanın toplumda bir değer olarak kabul edilmesi gibi yanlış bir düşünceden kaynaklandığına inanıyoruz.

Satın alma güdüsü olarak ifade edilebilecek bu doyumsuzluğun kişisel plandan toplumsal plana dönüşmesi ise doyumsuzluğun yanında görgüsüzlük olarak da ifade edilebilir.

Sanki eskiden bildiğimiz, tanıdığımız veya bildiğimiz zannettiğimiz pek çok şey bu toplumdan almış başını gitmiş veya gidiyor.

Eskiden kapitalizm olarak tarif edilen mefhumun da dünya çapında değişmesi sonucunda kapitalizm artık eskiden bildiğimiz tanıdığımız tarif ettiğimiz o eski kapitalizm değil artık.

Mesela şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistler gibi değil. 

Çünkü eski kapitalistler üretimin artırılmasından başka bir şey düşünmezlerdi, şimdiki kapitalistler ise üretimden ziyade tüketime dönük olmaları ile tanınmak istiyorlar.

Mesela şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistler gibi değil artık.

Çünkü eski kapitalistler her şeyden önce kendine faydayı önemserlerdi şimdikiler ise bırak ülkesine milletine kendine bile fayda sağlamayı bırakıp sadece imaja yöneldikleri görülüyor.

Mesela şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistlerden çok farklılar artık.

Çünkü eski kapitalistler kendileri için üretecek emeği ve emek sahiplerini önemserler ve onları elde etmeye çalışırlardı şimdiki kapitalistler ise kendileri için emek verecek kişiler yerine kendilerine hizmet edecek kişileri arayıp buluyorlar.

Mesela şimdiki kapitalistlerin davranışları da o bildiğimiz eski kapitalistlerin davranışlarına benzemiyor artık.

Çünkü eski kapitalistler iş saatleri için de üretilen mal ve hizmetler için çalıştırdıkları insanlar kadar olmasa da kendileri de bir gayret sarf eder ve bundan mutlu olmaya bakarlardı şimdikiler ise üretime katkı sağlamaktan değil de kendileri için boş zaman oluşturup bu boş zamanlardan haz alma yolunu tuttukları görülüyor.

Mesela şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistler gibi değil artık.

Çünkü eski kapitalistler seçimlerde sağ veya sol fark etmeden ilişki kurdukları siyasi partilerin işbaşına gelmesi için gayret sarf ederlerdi şimdikiler ise partilerin hemen hepsini birbirine benzeten uluslararası sınır tanımayan küresel sermayeye eklemlenip dünyayı bir uçtan öbür ucuna kat etmeyi hedefliyorlar.

Mesela şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistler gibi değil artık.

Çünkü eskiden bilinen kapitalizmin temsilcileri olan sermaye sahipleri kendilerini oluşturup geliştiren bürokratik kurumlar nedeniyle ulus devlet fikrine sadık kalırlarken şimdilerin kapitalizminin temsilcileri olan sermaye sahipleri bürokratik devlet aygıtlarını kendi gelişimleri için engel görerek birer birer ortadan kaldırma yolunu seçiyorlar.

Netice olarak şimdiki kapitalistler o bildiğimiz eski kapitalistler gibi değil artık.

Çünkü eski kapitalistler işçilerine belirli siyasi partilere oy vermeleri konusunda telkinlerde bulunurlarken şimdikiler para ile oy satın alınabildiğini görmüş olmaları bir yana satın aldıkları yazılı ve görsel medya kuruluşları ve platformları aracılığıyla sadece oyların satın alınmadığını daha kötüsü artık yazar olarak görevlendirdikleri insanların bile şahsiyetlerini, ahlaklarını ve karakterlerini satın almak suretiyle neredeyse ülkedeki bütün güvenilir kurumları ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar.

Ev ve iş yerleri için hedonisttik bir şekle bürünen satın alma güdüsünün bu hale gelmesi insanlık için çok büyük bir talihsizlik olmuştur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum