Ruhsal Obezite

Her bulduğumuzu yemeye başladığımızda nasıl obezite bizi bekliyorsa zihin olarak da sosyal medya ve televizyonda gördüğümüz ve işittiklerimizin hepsini gerçek gibi dikkate almaya başladığımızda zihinsel ve ruhsal olarak obezite kaçınılmaz son olacaktır. Bedenen kilo alımını rahat fark ederiz; olmayan kıyafetler, zorlanılan fiziksel hareketler ve benzeri. Zihin ve ruhsal olarak alınan faydalı olmayan besinleri fark etmek maalesef beden farkındalığı kadar kolay değil. İnsanın bilgileri düzenli olmadığı zaman, ne kadar çok yeni bilgi edinirse kafası o kadar karışacaktır. 

Araştırmalara göre yalnızca Instagram'da günlük doksan beş milyon fotoğraf paylaşılırken, aylık aktif kullanıcı sayısı bir milyarı buluyor. Dünya nüfusunun yarısına yakın kısmı her gün kendini dijital ortamda ifade ediyor. Bu yeni sistemde, yeni değerler, kurallar ve davranışlar oluşmaya devam ediyor. Beğeni sayısının resmi bir onay işlevi gördüğü, takipçi sayısının ise başarı olarak görüldüğü bir ortam burası. Sosyal medyada edindiğimiz bilgilerin büyük bir çoğunluğu bizde yanılsamalar ve önyargılara dönüşüyor. Her gün daha stresli, daha gergin, sürekli bir şeylere yetişmeye çalışan, mutsuz ve yalnız insanlara dönüştürüyor bizi.

Televizyon ve medya toplumda cereyan eden yaşantıları aktarırlardı. Şimdi işler tersine dönmüş gibi toplumları ve dolaylı olarak da bireyleri yönlendiren, onlara şekil veren bir televizyon ve medyadan bahsetmek mümkün. Yeni sistem insanları kapitalizm doğrultusunda yönlendiren, daha çok metalaştıran, dolayısıyla suni ve yozlaşan bir yapıyı doğuruyor. Değerlerden uzaklaşan, kültürel kodları dikkate almayan ve hep ‘’ben‘’ diyen bir yapı mutluluk yerine tatminsizlik, bencillik ve yalnızlık ile karşı karşıya.  Sevgi, yeterlilik ve değerlilikten ise uzaklaşmakta.

Gözlem öğrenmenin temel unsurlarındandır. Farkında olmadan izlediğimiz ve takip ettiğimiz karakterlerden çok şeyler öğreniyoruz. Bu ne demek? Bu; çalışmadan çok para kazanmak isteyen, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışan, daha az okuyan, daha az üreten bir nesil anlamına geliyor. Denizde yönünü kaybetmiş ve bulmak için ihtiyacı olan pusulası yanlış gösteren bir gemi gibi. İnsan beyni çalıştıkça aktifleşen bir yapıya sahip. Taksi şoförü olan kişilerin yön tayini ve görsel hafıza alanlarının diğer insanlardan daha büyük ve aktif olması buna güzel bir örnek. 

Kişilerin beyinlerinin algıladığı gerçeklere kuşkuyla bakmaya teşvik etmeliyiz. Otomatik pilottan çıkmak için buna ihtiyacımız var. Düşünmeyen, sorgulamayan birey her gün aynı su ile yıkanıp kendisini temizlediğini düşünen ama bırakın temizlemeyi, hastalığa sebep olan bir çelişki içerisindedir.

Ne olmak istediğinize ya da nasıl hissetmek istediğinize siz karar verin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum