Ramazan ve Kur’an

 

Alemlerin Rabbi, rahman ve rahim olan, din gününün sahibi, yaratan, yaşatan, yöneten, rızık veren, kendisine kulluk yapılan, rızası gözetilen ve kendisinden yardım istenilen Allah’a hamdolsun. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa rehber olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e salat ve selam olsun.

Müslüman için her an, her saat, her gün, her hafta, her ay muhteremdir ancak  bazı zamanlar bazılarından hürmetlidir. İşte ramazan ayı da bu müstesna zaman  dilimlerindendir. Ramazan  ayını hürmetli kılan, onu diğer aylardan önemli kılan ise “insanlar için  hidayet rehberi, hak ile batılın birbirinden  ayırmanın açık delilleri olan Kur’an’ın ‘’ bu ayda indirilmiş olmasıdır. Öyleyse bu ayın önemini bilmeli ve Rabbimizin rızasına ulaşmak için gayret  etmeliyiz.                                                                                                                                                                                                         “Hangimizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan Allah’ımız ,Kerim Kitabımızı Bakara Suresinin başında  bakın nasıl tarif  ediyor: “ Bu,  kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” Bizler Rabbimize iman eden kimseler olarak Kur’an-ı  Kerim’i okumalı , dinlemeli,  anlamalı ve  onu en güzel şekilde  hayatımızda uygulamalıyız.

Ramazan günlerini bir fırsat bilip Kur’an ile aramıza koyduğumuz engelleri kaldıralım, onunla   kucaklaşıp, gözümüzü, gönlümüzü, kulağımızı , kalbimizi ve kalıbımızı ayet ayet , sure sure Kur’an ile barıştıralım. En doğruya, en iyiye, en  güzele, en faydalıya ulaşmak için bunu yapalım . ”Gerçekten bu Kur’an en doğru yola iletir ve iyi işler yapan mü’minlere   büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.” (İsra suresi 9)

Ramazan ayının aynı zamanda tefekkür için, zikir için, zihnimizi Kur’an ile temizlemek için bir fırsat olduğunun farkına varalım. “Onlar hala Kur’an-ı  düşünmeyecekler mi ? “ ilahi mesajına kulak verelim ve onun gereğini yapalım. Kendisine, ailesine, memleketine, ümmete ve bütün insanlığa faydalı olmakla yükümlü olduğumuzun idrakine varalım. Akıl ve irade  sahibi insanlar olarak karıncaya- kuşa, çiçeğe - böceğe, toprağa - ağaca , yağmura,-suya karşı  sorumluluğumuzun  bilincinde olalım. Ve Kerim Kitabımızın mesajını anlayalım: Eğer biz bu Kur’an-ı  bir dağa indirseydik elbette sen o dağı, Allah korkusundan boynunu bükerek paramparça olmuş görürdün. İşte biz insanlara bu misalleri düşünsünler diye veriyoruz.(Haşr suresi 21)

Ramazan ayını bir fırsat bilerek “Müzminler  ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” ilahi emrinin gereği olarak kardeşlerimizle aramızı düzeltelim ve barışalım. Belki de bir yıldır görüşmediğimiz akrabalarımızla, ihmal ettiğimiz ve belki de gıybetini ettiğimiz komşularımızla, küçümsediğimiz, alaya aldığımız gariplerle, önemsemediğimiz  arkadaşlarımızla telefonla bari konuşalım ve helalleşelim. “Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın.”(Hucurat suresi 11)

                                                                                                                                                                                                                                          Kerim Kitabımızın ifadesiyle “kitap yüklü merkepler" olmayalım ve ramazan ayı  vesilesiyle okuduğumuz ayetler, öğrendiğimiz hadisler , dinlediğimiz  nasihatlar imanımızı kuvvetlendirip, kulluk kalitemizi  arttırsın. ”Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu)  onların imanlarını arttırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül (tüm tedbirleri alıp, gerekeni yaparak işin sonucunu Allah’a bırakmak ve O’a güvenmek) ederler.(Enfal suresi 2)                                                                                                                                                                                      Bu ramazan ayı vesilesiyle günahlarımızın affedilmesi için Rabbimize yalvaralım. Kazancımızın helal olmasına dikkat ettiğimiz gibi aynı zamanda işimizi de güzel yapalım. Ne olursa olsun, kendi aleyhimize bile olsa doğruluktan, haktan, adaletten ayrılmayalım. Hem bu hayatta hem ahiret hayatında başarılı olmak için Allah ve Resulüne itaat edelim. “Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin” ilahi mesajını unutmayalım. “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın…”(Ahzab  suresi 71,72)

                                                                                                                                                                                                   Bu ramazan ayı vesilesiyle, yaptığımız her işten,  yapmamız gerekirken yapmadığımız her işten ve Allah  rızasına uygun olan herşeyimizden veya Allah rızasına uygun olmayan herşeyimizinden de hesaba çekileceğimizin idrakine varalım. Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve  herkes, yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.(Haşr suresi 18) ayetini unutmayalım.

Bu ramazan ayı vesilesiyle geçmiş yıllarımızın muhasebesini yapalım ve sonsuz ahiret hayatını düşünerek yarınlar için çalışalım. Salgın hastalık bulaşma veya bulaştırma  riskinden dolayı evlerimizde kaldığımız ve uzmanlarımızın yaptığı uyarılara dikkat ettiğimiz gibi bu günlerde ilahi ikazları da ihmal etmeyelim. Ve her gün defalarca Allah’ımıza yalvaralım: “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.”(Bakara suresi 201)

Allah’a emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.