Kurtuluş, ehliyet ve oto alma

Önceki yazımda belirttiğim gibi. Direksiyon talimi yapmak için Ankara Yolu’ndan Ereğli Yolu’na çıkan bir arabalık dar ve toprak yola girmiştim.

Sakince burada ileri geri yapacaktım. Yola girmemle yolun her iki tarafı yeraltı suyunun yüzeye çıkması neticesi göl yaptığı Aslım Ovası’na girmiş oldum.

Geriye dönmem zordu. İleri gidip Ereğli Yolu’na çıkmak isteyerek devam ettim ama biraz sonra su yolun üstünü de kaplamış geçit vermiyordu.

“Eyvah” diyerek, nasıl geri dönebileceğimi düşünmeye başladım.

***

Çaresiz geri manevrası yapmaya karar verip direksiyonu iyice sağa döndürdüm. Geri vitesle yolun kenarına geldiğimde oto, yola tam dik vaziyete gelmişti.

Tekrar iyice sola döndürüp hafif gazla yürümek istedim. Çünkü gaza fazla basarsam karşımdaki suyun içine gidebilirdim.

Hafif gazla oto yürümüyor üstelik stop da ediveriyordu.

Kış gününde beni soğuk terler almaya başlamıştı. Neye yürümüyordu oto?

“Nerden de otoyu alıp buraya girdim” diye kendime kızmaya başladım.

Ne olacaktı şimdi? Gaza fazla basarsam oto fırlayıp suyun içine gidebilirdi.

Etrafta kimsecikler yok. Yaya Ankara Yolu’na çıkıp yardım istememde çok zor.

O zamanlar trafik bolluğu yoktu. Kimi bulabilirdim?

***

Nihayet kararımı verdim fazla gaz verip yürütmeye çalışacaktım. Suya girersem gireyim diye düşünüp…

Direksiyonu sola iyice çevirip gaza yüklenince…

Oto şöyle bir sarsıldı ve birden yürüdü sola yolun kenarına geldi gazı kesip frene bastım.

Tekrar geri alıp yola paralel hale getirdim ama bende hal kalmamıştı.

İndim ne vardı ki diye yola baktığımda gördüm. Tekerin önüne kocaman bir kesek gelmiş ondan yürümezmiş.

***

Aman başıma bir şey gelmeden teslim edeyim otoyu deyip, cemiyet lokalinin önüne geldiğimde…

Otonun sahibi Sezai beni gösteriyordu.

Ne var diye sorduğumda. “Arkadaşlar, “Neye verdin otoyu kaza yapar” dediler. Bende sağlam getirir demiştim onu konuştuk” demişti. Nereden bilsin suya girmemin ramak kaldığını?

***

Ehliyet almaya gelmişti iş. Gerekli müracaat işlemleri yaptım motosiklet ehliyetim olduğu için beni sadece direksiyondan imtihan edeceklerdi.

Dairemizde ki Trafik şefi rahmetli Ali Özkardeş’e “beni imtihan et ricasında bulundum.”

Kendi otosuna indirip direksiyona geçirerek “haydi götür şehire beni” demesin mi?

Uzatmayalım. Şehire geldik “Sen rahat imtihanı kazanırsın” demişti.

İmtihan günü yanıma bir polis oturdu. Arkada diğer heyet üyeleri vardı.

Anıttan şehir içine gidecektik. Büfenin önünde dur dediler durmadım ilerde durdum.

Dursa idim otodan inerek “güle güle” diyeceklerdi. Polis aferin dedi.

Şerefşirin Çeşmesi’ne çıkış yapan sokaktan sekerek bir top geliyordu. Anladım ki arkasından koşarak çocuk gelecek.

Hemen frene basınca çocukta koşarak gelmişti polis çocuğu görünce “aman aman” diye öne eğilerek bağırmıştı.

“Korkmayın ben fark ettim durdum” deyince polisin heyecanı devam ederken. “Ezeceğiz sanmıştım. Çok iyi fark etmişsin” dediğinde

“Bir topun arkasında muhakkak bir çocuk koşar kaidedendir.” cevabını verdim.

Dönüş lambası vesaire işlemleri de yerine getirince. Tebrikle beni gönderdiler.

***

Ehliyet formalitelerini tamamlamış ehliyeti almıştım.

Şimdi bir oto ya sahip olma isteği başladı ama bizde alacak para ne gezer.

Bir arkadaşın eski çakıt otosu vardı. “Sana bin lira taksitle bir yılda öde” teklifi yapmıştı.

***

Otoyu Sezai beye gösterdim. “Böyle çakıt oto alırsan tamirciden çıkamazsın…” deyince.

“Senin oto gibisini alacak halim yok ki…” cevabım üzerine…

“Otomda gözün kaldı galiba. O zaman sana vereyim. Kolaylık göstereyim…” demez mi?

Şaka sanmıştım dediğini yaptı “ben yeni oto alacağım sen taksitle al” deyip yardımcı oldu.

Böylece o zamanın son teknik sistemli Alman Fort Taunus’a sahip oldum.

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

ahmet-güldağ-fort-taunusu-yaninda-001.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.