Kurtuluş bataklıktan kurtulmada

Bir deyimin kullanılış anlamı (Istılahi anlam) ile kelime anlamı bazen taban tabana zıt anlamlar olabiliyor. “Namahrem” kelimesinin “mahrem” anlamında kullanıldığı gibi… Veya “Kurtuluş İslam’da” deyimi gibi… Biz bu deyimi “batıldan kurtulup İslam’a gelindiği zaman kurtuluşa erilir.” Anlamında kullanıyoruz. Doğru da kullanıyoruz.

Ancak kurtuluş, kurtulmak kelimelerine kelime kökünden hareket ederek bakarsak; esas batıldan(kötülükten/tuzaktan )kurtulunca insan kurtulmuş olur. Dertten kurtulup iyileşmek gibi… Tabi bu kavramlar üzerinde o kadar da ince eleyip-sık dokumak gibi falan bir niyetim yok. Ancak ben esas mevzuma buradan girmenin doğru olduğuna inanarak böyle bir giriş yaptım.

Ben belli bir yaşa gelmiş, epeyce bir tecrübeye sahip olmuş biri olarak; birazda Kur’an ve tefsir ilmiyle, diğer İslami ilimlerle meşgul olmam hasebiyle inanıyor ve görüyorum ki; yeminle söylerim batacağız, batıyoruz. Nuh (asv) kavmi gibi olmayabilir, Ad ve Semud kavimleri gibi de olmayabilir. Ama bir şekilde helak olup gideceğiz. Bir gün koronayla, öbür gün kuraklıkla sonra denizlerin tuhaf tuhaf kirlenmesiyle…vb. Yukarıda saydığımız kavimleri Kur’an bize haber verince biz bunların helakını anlıyoruz. Ama mesela Kur’an bu gün nazil olmuş olsaydı “Arap Baharına inananları biz perişan ettik.” Diyecekti. Zaten perişan da oldular. Ama şimdi biz bu olayları güncel, basit kelimeler le değerlendirmeler yapıyoruz. Olmasaydı, yapmasaydı …gibi falan. Kur’an bu gün nazil olsaydı; Cenabı Allah bize şöyle ikaz edecekti: “Bin yıl yaşayacak bu kötülükler” diye haykıran zalimleri depremle yerin altını üstüne getirerek, hepsini denize gömdük, korkmayın!” diyecekti.

Bugün de bir takım yetkili zevat milletin birlik ve beraberliğini sağlayacak konuşmalar yerine ülkeyi germeye ülkenin geleceğine ağır darbeler vuracak eylem ve söylem içerisinde bulunuyorlar. Üstelik bu kişilerin milletin beraber hareket etmesini sağlayacak makamlarda olmaları insanı daha da düşündürüyor.

Yahudi- İsrail Hamas’a yenildi, ama 200-250 Filistinliyi şehit ettiği(katlettiği) yanına kar kaldığı gibi şimdi de yeni yerleşim yeri açmak bahanesiyle Filistinlileri evlerinden atıyor. Biz ise burada en önemli mesele olarak ne konuşuyoruz? Üçüncü sınıflar Hayat Bilgisi dersine ne zaman başlayacak, dördüncü sınıflar tatile ne zaman girecek?...vs. Allah’tan korkun Allah’tan!.. Hiçbir şey yapamazsanız bile içinizi kemiren günden güne sizi tüketen parazitlerden bari kurtulun, kurtuluşa erin. Kurtuluş batıl yoldan çıkmakla, batılları bırakıp terk etmekle olur.

Ben bu şekil konuşmalar yapınca; benim bir arkadaşım bana: “Sen hep böyle söylüyorsun ama, senin dediğin o helak hiç gelmiyor.” dedi. Allah muhafaza bazen bizim diyaloglarımız da Mülk Suresi 25,26,27. Ayetlerdeki diyaloglar gibi oluyor.

(Onlar): Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?” diyorlar. “ De ki; “(ona ait) bilgi, Allah’ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” “Onu yakın görünce inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: “İşte çağırıp durduğunuz şey budur.” Dendi.” Tabi bu çağırıp durdukları şeyi görebilip veya idrak edebiliyorlarsa kurtulmak için çabalarlar. Bunun şimdilik pek te görüldüğü yok, kurtulmak için bir adım da atıldığı yok.

Tam gaz uçuruma devam… Bence uçurumdan aşağı uçmaya başladık ta tabana vurmadan önceki o geçecek 15-20 saniyenin zevkini yaşıyor gibiyiz. Ya da derdimi şöyle anlatayım; Firavaun Hz. Musa’nın arkasından denize dalıp ta daha henüz boğulmadan önceki 3-5 dakikayı yaşıyoruz, gibi… Ancak Cenabı Allah Yunus Suresi 91. Ayetinde dört elif miktarı uzatarak “Aaaal ane” “Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.” Biz de “Oooo şimdi mi? Geçti Borun pazarı….” Şeklinde söyleriz.

Allah hepimizi erkenden, helak gelmeden önce, duaların kabul olmayacağı son zamana kalmadan tövbe eden kullarından eylesin.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar