Kur’an-ı Kerim'i anlamak

Cenab-ı Hak (cc) mukaddes kitabımızda “Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan” (kamer suresi 17.ayet) diye inanlara sorar.

Her ne kadar Kur’an dili Arapça olsa da, Arapça konuşanlar bile tam anlamıyla idrak etmiş gözükmüyorlar. Zira anlamış olsalardı, bir buçuk milyar İslam alemi birlikte hareket ederdi. Ne sekiz buçuk milyon İsrail’in, ne de bir avuç Mısır’daki firavun neslinin zulmüne maruz kalırlardı.

Dünyanın gözü önünde İsrailliler savunmasız çocukları öldürürken, Mısır’da da Firavun’un

torunları yine silahsız gençleri, kendilerine muhalefet ettikleri için hapse atıyor, çeşitli işkenceler uyguluyor ve sonunda idam ediyor. Niye bu kadar korkuyorlar acaba bu silahsız insanlardan? Çünkü inandıkları sistem batıl, gerçekleri görmekte yetersiz ve beyinleri başkalarınca işgal edilmiş durumda.

Ancak şu hakikati asla unutmasınlar; Dünyada ne kadar Firavun’un torunları varsa da o kadar da Musa’nın torunları vardır.

İdam edilen gençlerden Vahdan kızına yazdığı mektubunda “Leyla size her gece lanet edecek” derken, zulümle abad olunamayacağını haykırıyordu.

Kendisi de şunu iyi biliyordu ki, dünya imtihanını en iyi derece ile kazanmış ve ahirete ter temiz günahsız olarak hicret etmekteydi. Sadece üzüntüsü geride bıraktıkları, eşleri ve yetim çocuklardı. Onları da Allah’a emanet ederken, bir gün mutlaka intikamlarının alınacağından hiç şüpheleri yoktu. Çünkü tarihte benzeri hadiseler çokça yaşanmıştır. Allah, her zaman mazlumların, kendisine itaat eden kullarının destekçisidir.

Tüm İslam aleminin birlik ve beraberlik içinde olması ümidiyle Cumanız mübarek olsun. Allah’a emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum