KALBİMİZDE SAKLADIKLARIMIZ

İyi bilin ki onlar, O’ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.( Hûd Suresi 5)

 

Bazen gizlemeyi gizlenmeyi tercih ederiz. Bizi kimsenin görmesini bilmesini istemediği anlarımız olur. Utandığımız, çekindiğimiz veya korktuğumuz için kalbimizde sakladıklarımız vardır. Ama tek unutmamamız gereken şey ise göğüslerin özünü, kalbimizden geçirdiklerimizi dahi bilen yüce Rabbimizin olduğu gerçeğidir.

***

Güzel bir söz vardı bunu burada zikretmek uygun olur kanaatimce. Ne diyordu Gandhi : “Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür… Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür… Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür… Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür… Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür… Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür… Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.” Evet, tam da bu noktada belirtmek istediğim şu ki sadece herkesin önünde olduğumuz davrandığımız şekliyle değil de yalnız kendi özümüzle baş başa olduğumuz anlarda bile düşüncelerimizin doğru, güzel ve hayır istikametinde olmasına dikkat etmemiz gerektiğidir. Düşüncelerimizi fiile geçirmediğimiz sürece sorumlu olmadığımız malumdur. Ama yapıp ettiklerimizde düşüncelerimizin ürünleri olduğu açıktır. Onun içindir ki bir adım atmadan önce içimizden geçenleri Rabbimizin bildiği gerçeği ile hareket etmemiz bizi doğru yoldan ve istikametten ayırmayacaktır. Değilse kimsenin olmadığı bir ortamda rahatlıkla haram işlerim, nasıl olsa gören eden olmadı kuruntusu şeytanın bizi aldatmasından başka bir şey değildir.

***

Burada “Değerli Yazıcılardan” yani Kirâmen Kâtibîn meleklerinden bahsetmesek elbette söz eksik kalır, cümleler tam bir anlam oluşturmaz. Kaf Suresi 18. Ayet-i Kerimede : “ İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.” Yani her an kayıt altında olduğumuz gerçeğini aklımızdan çıkarmamamız bizim yararımıza olacaktır. Son olarak konumuzu Yunus Suresi 61.Ayet-i Kerime ile nihayete erdirelim : “(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur’an’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.”

Selam, dua ve muhabbetlerimle…

Bayram MİROĞLU

 

Önceki ve Sonraki Yazılar