İyi ki Mesleğim…

Öğretmenim tuvalete gide bilir miyim?

Öğretmenim Ahmet saçımı çekiyor!

Öğretmenim ödevimi evde unutmuşum!

Öğretmenim Asiye bizimle oynamıyor!

Bu hoca bana taktı ya.!

Okurken yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluştuğundan eminim. ☺

-Büyüyünce ne olacaksın ? +Öğretmen” 

Belki bazılarınız eğitimci bu cümleleri sürekli duyuyor, belkide bazılarınız zamanda ufak bir yolculuğa çıktı böyle kaç tane cümle çınladı kulaklarında . O zaman haydi gelin bugün hep beraber öğretmenlerimizin kulaklarını çınlatalım onlara dualar edelim. Görüştüklerimize, görüşemediklerimize, hayatta olanlara ,vefat etmiş olanlara, hayatımızın hangi alanında olursa olsun kendisinden istifade ettiğimiz “Canım Öğretmenlerimize” kocaman bir “Allah razı olsun, iyi ki varsınız” demek bir borçtur. Zira Hz. Ali efendimizin şu sözü kulaklarımız da çınlamalı “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” elleri öpülesi canım öğretmen rabbim sizlerden ebeden razı olsun. 

O zaman bir Hayat bilgisi dizisi Afet öğretmen repliği ile devam ediyorum. ☺ “Eğitimci bir ailenin eğitimci bir kızıyım”. Rahmetli dedem öğretmen emeklisiydi, bir çok yerde görev yapmış, bir çok kişiye eğitim vermişti. Dedemin  bu eğitimciliğini amcam ve halam devam ettirirken bende  bu devam silsilesi dahil oldum.

Benim eğitim felsefem hiç bir zaman korkutarak değil aksine sevdirerek ve eğlenerek oluyor, Çünkü bir dersi sevdirmek önce öğretmeni sevmekle başlar. Bir çoğumuzun vardır böyle anısı hocam falanca dersi hiç sevmiyorumları. Küçük bir itiraf olsun benimde vardı böyle bir hikayem. İlk ve orta okula kadar boş karne götürmeyen onur belgesi, takdir, teşekkür alan bir öğrenciyim. Hayatımda ilk kez bir öğretmeni sevemediğim için dersine sevmemiştim, dersi sevemediğim için de dönem sonunda “sıfır” diye bir notun olduğunu  o dönem karnemde görmüştüm. Evet, evet o doğru tahmin ettiniz o ders Matematik. ☺ Sonra ne mi oldu ertesi sene başka bir öğretmen geldi ve sorunun bende olmadığını matematikle dost olma çabamdan fark etmişti öğretmenim. Öğretmen bir çocugun, öğrencinin hayatında gerçekten çok önemli. Bazen bir dersi, bazen de koskoca bir binayı(okulu)sevdire bilir.  Bazı meslekler vardır işi işte bırakmak gerekir lakin öğretmenlik çok farklı. İlk okul öğretmeniyseniz mesela ve kendinizi sevdirdiyseniz gece yatmadan bir sesli msj alabilirsiniz, çocugun dünyasında bir süper kahraman bile olabilirsiniz. Bizim kendi çocuğumuz olmasına rağmen 1-2tanesine sabrımız gelmezken o insanlar onlarcasıyla ilgilenip gönüllerini almaya çalışıyor  ona rağmen çocuğunun hatasını kabullenmeyip öğretmeni suçlayanları görünce çok üzülüyorum. Çünkü eğitim ailede başlar, okulda tamamlanır.

Çünkü çocuklar işlenmemiş çamur gibidir usta ellerde harika sanat eserlerine dönüşürken acemi ellerde ziyan olurlar.

Çok sevdiğim Doğan Cüceloğlu, İrfan Erdoğanla yazdığı kitabında önemli olanın öğretmenlik yapmak bir mesleği icra etmek, okuldan çıkınca işi işyerinde bırakmak değil hayatın boyunca öğretmen olmak, bunun telaşesiyle yaşamak olduğunu söylüyordu.

Bu cümleyi çok sevmiştim keşke her öğretmen bunun farkında olsa insanlarda öğretmenleri ve öğretmenlik mesleğini hafife almasa.

Ben Kur’an kursu öğreticisiyim. Lise bittikten sonra geçici görev ile bir kursa başladım. Öğrencilikten yeni çıktım eğitimciliğe dair en ufak bir tecrübem yok ve küçük bir köye görevlendirildim. Servisle gidiyoruz gelemiyoruz falan bolca macera. Tabi bide gençliğin verdiği idealistlik var çocukların geldiği gibi herkes vaktinde gelsin istiyoruz. Kursa gelmeyi geçtim kayıt için öğrenci bulamadık. Kapı, kapı geziyoruz  tamam hocam gelelim deyip gene gelmiyorlar. Tabi bu durum bizi biraz kızdırıyor derken o ara bir öğretmenlimle görüştük konu arasında bu durumdan hayıflandım.  

Hocamın o sözünü hiç unutmam; Asiye biz sana Hz. Peygamber’in hayatını hiç anlatmadık mi? Dedi. Anlattığım onca şeyden sonra hiç böyle bir cumle beklemiyordum. Nasıl yani dedim.

Kızım Peygamberimiz İslam’ı tebliğ ederken kapı, kapı gelmemiş mi? Üstelik hiçte hoş karşılaşmamasına rağmen hiç pes etmemiş değilmi? Şimdi söyle bakalım gittiğin kapılardan mi kovuldun? Gittiğin kapıda dövdüler mi? Sövdüler mi? Taşladılar mi? Hiç o kadar mahcup olmamıştım. 

“insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.(Buhari,mağaza,35)” hadisi ile tanışmış ve kendime rehber edinmeye vesile olmuştu. Umarım bana olduğu gibi tüm eğitimcilere, eğitimci adaylarına yürüdükleri ilim yolculuğunda rehber olur, nice yüreklere dokunup iyiki yollarımız kesişti cümlelerine muhatap olursunuz.

İslam tarihinin ilk muallimi  Musab b. Umey, Rahmetli dedem Ali Saç olmak üzere, ilk öğretmenim canım annemin, bugüne kadar hayatıma ışık olan bugün bir yerlerde olmamız için yolumuzu aydınlatan, bilgi, fikirleri ile hâlâ bizleri, bizle olan anılarını unutmayan değerli öğretmenlerimin, öğretmen arkadaşlarımın, bu mesleğe gönül vermiş değerli öğretmen adaylarının, görevini yaparken şehit edilen öğretmenlerimizin,  kıymetli kuran kursu öğreticisi arkadaşlarımın kısacası Canım öğretmen ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN,ŞEN OLSUN. 

Gökkuşağı gibi çocukların gökyüzünüzü ve yüzünüzü şenlendirmesi duası ile....

Not: İYİ Kİ MESLEĞİM.

Önceki ve Sonraki Yazılar