“İstesem doları düşürürüm’’

İstesem doları düşürürüm demişti, önceki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak.

Düşürdü de…

İstedi mi istemedi mi ? Henüz net değil.

Ancak sosyal medyada görevi bıraktığını belirten paylaşımından sonra, uzak doğu piyasalarının açılması ile Türk Lirası, dolar karşısında hızla değer kazanmaya başladı.

Son birkaç gündür yaşananları ekonomi bilimi ile açıklamak çok da mümkün değil.

Gelişmelere baktığımız zaman;

Hafta sonu “özerk” Merkez Bankası’nın başkanı görevden alınıyor ve yerine Merkez Bankası geçmişi olmayan siyasi bir isim atanıyor.

Hemen ertesi günü ekonomi bakanı istifa ediyor ve koltuk boş kalıyor,

ABD seçimleri, Ermenistan – Azerbaycan savaşı, henüz çözüme kavuşmamış Suriye sorunu, Doğu Akdeniz’ deki gelişmeler ve daha birçok olumsuzluğa rağmen doların aşağı yönlü sert hareketine bakınca eski bakanın söylemi yerini buluyor,

İstifa etti ve düşürdü…

Yeni Ekonomi Paketi açıklandıktan sonra ekonomi yönetiminde 180 derecelik bir değişiklik olduğunu söylemiştik.

‘’ Dolara bakmıyorum!!!’’

Kamuoyunda tepkilere sebep olan bu açıklama, Berat Albayrak’ ın zaten Cumhurbaşkanı’mızın damadı olması sebebi ile üzerinde taşıdığı soru işaretlerinin daha da artmasına ve kendisine olan desteği kaybetmesine sebep oldu.

Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan…

Zorlu bir göreve atanan yeni bakanın ekonomide nasıl bir yol haritası çizeceği ise merak konusu.

Şimdiye kadar yapılan açıklamalarda önceliğin enflasyon ile mücadele etmek olduğunu söylemiş olması, dolar kuru ile mücadele edeceği sinyalini vermiş olsa da, enflasyonun sebebi yalnız dolar kurundaki artış değil.

Dolar kurunu düşürmek için eldeki tek kozun faiz arttırmak olduğu ortada.

Faiz, firmaların maliyet kalemleri içerisinde ciddi bir yer teşkil ediyor.

Bu açıdan baktığımız zaman yeni Hazine ve Maliye bakanı Lütfi Elvan’ın enflasyonla mücadele ederken sadece dövizi düşürmeyi planlaması, yeniden yerli üreticinin ithalatçı karşısında zor duruma düşme ihtimalini ortaya çıkarıyor.

Geçtiğimiz günlerde işsizlik oranları açıklandı.

Her ne kadar TÜİK’ in açıkladığı veriler tartışma konusu olsa da…

İşsizlik verilerinde, Temmuz – Ağustos – Eylül dönemi için küçük bir oranda düşüş gözlemlendi.

Türk Lirası’nda gerçekleşen değer kaybı ile yabancı alıcılar için cazip konuma gelen pazarımız, ihracatçıların aldığı yeni siparişler ve kapasite kullanımında gerçekleşen artışın etkileri 2020 yılı son dönemi işsizlik verilerine daha olumlu yansıyabilir.

Saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar