İşsizlik mi yok, iş beğenmemezlik mi çok? “Önce çalışanın hakkını verin”

 

Her hafta Cuma günü saat 22.30'da Kanal 42 Televizyonu'nda yaptığımız Sümen Altı programının bu haftaki konuğu AK Parti MKYK Üyesi ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun bey oldu.

Ahmet beyin söylemleri, ulusal medyada geniş yankı uyandırdı.

İşsizlik ve ekonomik kriz ile ilgili Ahmet beyin söylemleri, Türkiye gündemine oturdu.

**

Bu konu ile ilgili çok şeyler yazıldı, çizildi.

Kimi söylemleri destekledi, kimi de Ahmet beye karşı çıktı.

Öyle ki AK Parti içinden bile Ahmet beyin söylemlerine destek verenler kadar, eleştirenler de oldu.

**

Bana bu konuda düşüncemin ne olduğunu soranlar oldu.

Ahmet beyin dediği doğru aslında.

Bugün sanayi Suriyelilere, tarım Afganlara emanet.

Bu hale nasıl gelindi?

Bunu tartışmak gerekir.

**

İşsizlik mi yok, iş beğenmemezlik mi çok?

İşsizlik çok fazla, bunu kimse inkâr edemez.

İş beğenmemezlik de var.

Doğrusu ben bir yönüyle iş beğenmeyenlere de hak vermiyor değilim.

**

4 yıl üniversite okuyacaksınız ve sonunda bir dayanağınız, arkanızda gücünüz yoksa sizi asgari ücrete mahkum edecekler.

Kendinizi yırtacaksınız, fazla mesai yapacaksınız ve mesai ücretinizi dahi alamayacaksınız...

Hatta daha kötüsü, çalışan kişiyi asgari ücretli gösterecekler.

Maaş günü hesabına 2 bin 320 TL yatıracaklar.

İşveren,“Yatan paranın bin 800 TL'sini al, 500 TL'sini bana getir” diyecek.

Duymadınız mı bunları, duymadık mı?

Bu anlayışa mecburiyeti olmayan (evli olmayan, çocuğu olmayan) bir insan ne kadar tahammül edebilir?

Evli ve çocuğu olanlar da bir yere kadar götürebilir işi.

İş dönüp dolaşıp, işverenin merhametine ve insanlığına kalıyor.

**

Çalışanlara çok güzel şartlar sunuldu, dolgun maaş verildi de öyle mi beğenilmedi iş?

İşveren, çalışanının mutluluğu için her şeyi yaptı, ondan sonra mı beğenilmedi iş ?

Kendi okuduğunuz alanın dışında size her işi yükleyecekler, maaşınızdan kesecekler, psikolojik her baskıyı göreceksiniz...

Eee sonra da adı “Valla işçi de iş beğenmiyor” olacak.

Kimse kusura bakmasın, bunun adı iş beğenmemezlik değil; patronun, işverenin doyumsuzluğu.

Bir işveren önce Allah'tan korkacak.

Haa bu işi hakkıyla yapan işverenler yok mu?

Var. Allah, onlardan razı olsun, onların sayısını artırsın.

**

İş beğenip beğenmeme konusunda önce işverenler tarafından insanca şartlar sağlanılacak, sonra bu konu ile ilgili bazı şeyler konuşulacak.

4 yıl üniversite okumuş bir insana, siz insan dışı muamele reva görülürse, para patronda diye çalıştırdığı elemanına 7/24 fırça çekerse, parayı kesip, milyonluk araca bineyim, “işçimin etinden ve sütünden daha fazla nasıl yararlanabilirim” düşüncesi içinde olunursa kimse kusura bakmasın...

**

Mesele, zihniyet meselesi.

Önce zihniyetin değişmesi gerekir.

Beni eleştirenler de olacak bu düşüncelerimden dolayı.

Varsın eleştirsinler, problem yok.

Doğruları söylediğimi düşünüyorum.

**

Bugün üniversite okuyan, bitiren her genç masa başı iş ister.

Bu çok normal.

Dolgun maaşla çalışmayı arzu eder, bu da çok normal.

**

Siz, Meslek Liselerinin itibarını yerle bir edeceksiniz, eğitim sistemini deneme tahtasına çevireceksiniz, sonra da “Ara eleman yetişmiyor, kimse sanayide, tarlada çalışmak istemiyor” diyeceksiniz.

Sorması ayıp, eğitim sistemini bu hale getiren kim?

Plansız bir şekilde üniversiteleri yaygınlaştırıp, işsizler ordusunu oluşturanlar kim?

Gençlerin geleceğe yönelik umutlarını kıranlar kim?

Ortaya bir fikir atarken, enine boyuna düşünmek gerekir.

**

Evet, bugün Türkiye'de işsizlik vardır.

Hem de bu oran korkutucu boyuttadır.

İş beğenmemezlik de vardır.

İş beğenmeyenlerin büyük çoğunluğu da haklı olarak hayalleri yıkılmış, kendini güvende hissetmeyen üniversite mezunlarıdır.

Çoğu genç, bitirdiği bölümle alakadar bir yerde çalışmıyor.

Ekmek parası kazanmak için insanlar elbette ter dökecek.

Ama işveren de işçisinin ücretini alnının teri kurumadan hak ettiği oranda verecek.

**

İşin sanayi kısmına hiç girmiyorum.

Sanayide neden ağırlıklı olarak Suriyeli kardeşlerimizin çalıştığına değinmiyorum.

Vatandaşlar da gençler de neyin ne olduğunu sizden benden iyi biliyor.

Kalın sağlıcakla.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum