Hipertansiyon Ve Diyabetteki Artış Böbreklerde Alarm Veriyor

Hipertansiyon Ve Diyabetteki Artış Böbreklerde Alarm Veriyor

Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Yasemin Kıraç, diyabet ve hipertansiyonun erken teşhis edilerek iyi tedavi edilmesi halinde böbreklerin de korunacağını, aksi halde günümüz...

Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Yasemin Kıraç, diyabet ve hipertansiyonun erken teşhis edilerek iyi tedavi edilmesi halinde böbreklerin de korunacağını, aksi halde günümüzde yaygınlaşan bu hastalıkların diyalize ve önemli kalp-damar hastalıklarına varan sonuçları olabildiğini söyledi

Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Yasemin Kıraç, diyabet ve hipertansiyonun erken yakalanarak iyi tedavi edilmesi halinde böbreklerin de korunacağını, aksi halde günümüzde yaygınlaşan bu hastalıkların diyalize ve önemli kalp-damar hastalıklarına varan sonuçları olabildiğini söyledi. Uzm. Dr. Kıraç, "Tuzun kısıtlanması, düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesi gibi yaşam tarzı değişiklikleri; kan şekerinin ve kan basıncının etkin bir şekilde kontrol edilmesi ile düzenli takibi gibi önlemlerle böbrek yetmezliği gelişimini önlemek mümkün. Organ nakli ihtiyacına ve önemli kalp-damar hastalıklarına varabilen sonuçları olan kronik böbrek hastalığında, riskli gruptaki kişilerin belirti beklemeyerek kontrole gitmesi hayati önem taşıyor" dedi.

ERKEN TEŞHİS İÇİN BELİRTİ BEKLEMEYİN

Dünyada her 10, Türkiye’de de her 6-7 kişiden birinin böbrek hastası olduğuna dikkat çeken Kıraç, "Yaşam süresinin uzaması, hipertansiyon ve diyabetin yaygınlaşması böbrek hastalığının artmasının başlıca nedenleridir. Obezite ve sigara içimi de diğer risk faktörlerindendir" diye konuştu. Dr. Kıraç, "Yüksek böbrek hastalığı riski altındakilerin diyabet ve hipertansiyon hastaları; birinci derece akrabalarında diyabet, hipertansiyon veya böbrek hastalığı olanlar; 50 yaş üstü bireyler; obez kişiler ve sigara kullananlar" ifadelerini kullandı.

Uzm. Dr. Yasemin Kıraç, "Erken teşhis için belirtilen riskleri taşıyan kişilerin mutlaka doktora giderek kan basıncı ölçümü, idrar tahlili ve serum kreatinin düzeyine baktırmaları gerekli" uyarısında bulundu. Böbrek hastalıklarının erken aşamada genellikle belirti vermediğini ve sinsi seyrettiğini belirten Kıraç; ileri aşamalarda sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarda köpürme, göz kapakları ile akciğer, karın ve bacaklarda şişme, kan basıncında ani ve şiddetli yükselme, açıklanamayan halsizlik olabildiğini kaydetti.

KALP KRİZİ, İNME VE DAMAR TIKANIKLIKLARI EŞLİK EDİYOR

Uzm. Dr. Kıraç, teşhis edilemeyen kronik böbrek hastalığının iki önemli sonucunu şöyle aktardı:

"İlk sonuç, böbrek işlevinin ilerleyici kaybı sonucu son dönem böbrek yetmezliği gelişmesidir. Bu evreye ulaşan hastaların yaşamını sürdürebilmesi için hastalara hemodiyaliz/periton diyalizi veya böbrek nakli tedavilerinden birinin uygulanması gerekir. Diğer sonucu ise; eşlik eden kalp-damar hastalıklarına bağlı olarak kalp krizi, inmeler, bacak damar tıkanıkları gelişmesidir. Kronik böbrek hastalıklı bireylerde ölüm riski genel toplumdan 10-30 kat daha yüksektir."

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.