Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

HAZRETİ KUR’AN FURKAN’DIR

Hazreti. Kur’an ‘Furkan’dır. Yâni O şerefli kitap doğru ile eğriyi, hak ile bâtılı birbirinden ayıran en ehemmiyetli kıstastır. "Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna hak ile bâtılın arasını ayıran ölçüyü indiren ne yücedir!" (Furkan, 1) Yanlışın, yanlış olduğunu ancak Kur’an belirler. Yanlışlar insanların kendi fikirlerince hevâlarına göre târif bulabilir ama Hak kitâbında yanlışı da doğruyu da yalnızca yüce Yaratıcı belirler.

Hz. Kur’an her devrin dert ve problemlerine çâre olmuş, hasta ruhlara yeni bir canlılık getirerek âdeta gönüllere şifa bahşetmiştir. Kur’ân’ı Hakîm nâzil olduğu devirde insanların fert ve toplumsal buhranlarına yol gösterici şifâyap vazifesi görmüştür. Geçmişten bugüne ve gelecekte de şanlı Kur’an, insanların kişisel ve sosyal problemlerine, streslerine, sıkıntı ve kargaşalarına en güzel çözümleri içinde barındırmış insanlara en güvenilir bir rehber olmuştur.

Hz. Kur’an bir zikri hakîmdir. O’na tâbî olanlar akıl ve fikirlerini hayra kullananlardır. O’na tâbi olanlar, nefsin sultasından, şeytanın iğvâlarından beri dururlar. O’na tâbi olanlar dünyânın âlâyişine kanmazlar. Kimsenin kölesi olmak istemeyenler sâdece Hz. Kur’ân’a teslim olurlar. Devrin modasına, internetine, şov telkinlerine aldanmazlar. İşte böylesi insanlar bugünün tâbiriyle gerçek mânâda ‘hür ve özgür insan’ yâni ‘hakiki Müslüman’lardır. Dünyânın içindeki her şey Kur’ân’a tâbi olan insana hizmet eder. Dolayısıyla Hz. Kur’an, insanı en doğru yola iletir. "Gerçekten bu Kur'an, insanları en doğru yola iletir. (Bildirdiği) hayırlı amelleri yapan mü'minlere kendileri için pek büyük mükâfatın olduğunu da müjdeler." (İsrâ, 9)

Hz. Kur’an hayâtın başlangıcını ve sonunu anlatan, hayat düsturlarını açıklayan, üzüntü ve huzur veren yaşantı biçimlerini târihi belgelerle ortaya koyan, bugün dahi keşfedilmemiş kâinat ile ilgili nice ilmî mûcizeleri, sırlı hakikat hiikmetlerini akıl sâhiplerine sunan, hak ile bâtılı birbirinden ayıran bir muhteşem kitaptır. O Hz. Kur’an içinde, bütün insanların muhtaç oldukları ilmî, itikâdî, içtimâî, iktisâdî, hukûkî, ahlâkî kânunları barındırır. O’ndan istifâde edenler, hayır ve kemal bulurlar. O’ndan faydalanmayanlar şer ve zeval bulurlar, zulüm icra ederler, hüsrâna düşerler, huzur bulamazlar böyleleri hem dünyâda hem ahrette rahata kavuşamazlar.

Hz. Kur’an her devirde her asırda kâinat sona erene değin hükümleri hep bâki kalacak, eskimeyecek, değiştirilemeyecek şekilde bir kutsal vahiydir. Ama ne yazık ki ona geçmişte ‘eskimiş hükümler’ gözüyle bakanlar olmuştur, böyleleri bugün de vardır, gelecekte de olmaya devam edecektir. Bu neticesi acıklı bir hüsran olan âkibeti hak edenler doğrusu kendilerine yazık ediyorlar.

Hz. Kur’an mümin insanlara inmiştir. Dolayısıyla her Müslüman O’nu okuyup, öğrenip, yaşamakla mükelleftir. Bilindiği üzere sâdece ‘inandık’ demekle iş bitmiyor. Mümin inandığını hayâta geçirecek ki inandığının bir kıymeti olsun. Hz. Kur’an bütün bir insanlığa gönderildiğine göre insana düşen O’nu anlamak, hükümlerini uygulamak yâni yaşamak ve yaşatmaktır. Kur’ânî düsturlarla amel edenler Hz. Kur’ân’ın mânâ derinliklerinden feyiz alanlardır. "İşte bu Kur'an, indirdiğimiz mübârek bir Kitabdır. Artık Kur'ân'a uyun, (onun emir ve yasaklarına aykırı davranıştan) sakının ki merhamet olunasınız." (En'âm, 155) Ve şerefli Kur’ân’ın hükümlerine aldırış etmeyenler için: "Benim zikrimden (Kur'ân'ımdan) yüz çeviren kişi(ler) için (buhranlarla dolu) dar bir hayât ve geçim sıkıntısı vardır." (Tâhâ, 124) buyruluyor.

Selam olsun Hz. Kur’ân’a tâbi olup O’nu aziz bilenlere…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.