GELECEK ÜZERİNE KONUŞMAK

Olan olayları konuşmaktan, olabilecek olanları konuşamıyoruz. Sanki bu sıkıntı ve belalar böyle sürüp gidecekmiş gibi bir tavır sergiliyoruz. Bir de yıkımın ve tahribatın büyüklüğü sebebiyle bundan sonra gelen hiçbir hükümetin kolay kolay bu problemin üstesinden gelemez algısı oluşuyor.

***

Gün geçmiyor ki AKP Hükümeti’nin sebep olduğu bir sıkıntı ve rezalet yaşamayalım. Her rezaletin ardından yandaş medya ve şakşakçıları işi kurtarmaya; hatta dünyanın en rezil işini bile bir hikmete bağlamaya çalışıp uğraşıyorlar. Ben şahsen adamların isimlerinin önündeki Prof. Unvanını görünce hayretle ve iğrenerek televizyonu kapatıyorum.

***

Biz muhalefet ve objektif(tarafsız) olaylara bakan insanlar ise her rezaletin, yanlış işin yorumunu yapıp, doğrusunu söyleyip; tenkit ve kınamasını yapıyoruz. Bazen de listeler halinde yapılan tüm yolsuzlukları ve yanlış işleri sıralayıp; nasıl bir rezalet yaptıklarını halka duyurmaya, net bir şekilde açıklamaya çalışıyoruz. Onlar bu rezillikleri yapmaktan usanmadılar, bıkmadılar, vazgeçmediler; biz de bunları dile getirip tenkit etmekten usanmadık. Ama sağır sultan duydu, bunlar duymadı, duymak istemiyorlar. Bırakın sağır sultanı sakallı Hüsnüler de duymuyor. “Hatta etanel yakin” “Ölüm gelip çatana kadar.” Kebaire günahları savunmaya devam edecekler.

***

Peki, biraz da ne yapmamız gerektiğini veya biz(Milli Görüşçüler) gelirsek neler olacağını/olabileceğini yazalım. Çünkü biz bu milletin ruh kökü, inancı ve tarihiyiz. Hz. Âdem’den bugüne kadar devam eden Hak Davasının temsilcisiyiz.

  1. Bunlar giderse (ki mecbur gidecekler) herkes rahat eder. Artık Müslümanlar çalıp çırpıyor lafları bitecek. Hocadan, hacıdan, müftüden, imamdan nefret etme ve uzaklaşma biter, onlar da bu töhmetten kurtulurlar.

  2. Politik hayat normalleşir, halkın seçmiş olduğu vekiller topluca sorumluluk alıp, parlamento ülke yönetiminde söz sahibi olur. Boşuna, 650 milletvekili para almamış olurlar.

  3. Bu hükümet gider ve biz gelirsek daha gittiği günün birinci gününde ekonominin “e” sinden başlayıp kelimenin sonuna gelmeden rahmetli Erbakan Hocanın sisteminin daha da ilerisini 24 saat içinde uygulamaya koyup halkımızı rahatlatırız.

  4. Ekonomide ki yolsuzluklar, israf, yanlış yatırım ve peşkeş çekmeler biter. Zaten ekonominin %50’si düzelmiş olur. Geri kalan %50’si de akılla ve dünyanın uyguladığı akıllı yöntemlerle düzelir.

  5. Din adamları, sanatçılar, hâkimler ve öğretim görevlileri özgür ve hakkaniyet ölçüsünde hareket eder. Dış politikada ise milli ve tarihi yapımıza uygun Müslüman kimliğimize kültürümüze bağlı davranılır.

  6. Özellikle yurtiçindeki vatandaşlarımıza veya yurtdışındaki bütün insanlara adil ve Müslüman kimliği taşıyan insanlara kardeşlik hukuku içerisinde güzel davranılır.

***

Ben bu maddeleri örnek olarak yazdım. Yoksa bu maddelerin yüzlercesi daha yazılabilir. Ancak ben şunu demek istiyorum: yeter ki gayrı millî bu hükümet gitsin. Allah’a sığınırım bir mucizeden falan bahsetmiyorum, ama bütün bu tahribata rağmen bir sene içinde her şey düzelir. Biter demiyorum ama rayına girer. Bizim yakın tarihimizden, uzak tarihimizden çok örnekleri var. Ankara Savaşının yenilgisinden sonra Fatih’in İstanbul’u fethedip Anadolu birliğini sağladığı gibi, 1996 da ki rahmetli Erbakan’ın efsane yönetim ve ekonomik başarısı gibi birçok örnekleri sıralayabiliriz.

***

Çünkü olumsuzluğun temelinde dindar olmayan AKP ile, milliyetçi olmayan MHP’nin icraatları yatıyor. İkisi de İsrail’in mumyası haline gelmiş iki partidir. Tüm ülkeyi de İsrail’in bir kasabası yapacaklar. Allah şerlerinden emin eylesin. Biz olduğumuz sürece asla buna izin vermeyeceğiz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar