Değişir mi sandık?

 

Bir şeyler değişir mi diye beklemeyin. Hayat eskisi gibi olmayacak sanmayın. Fırsat kolluyoruz. Eski hayatımızı özlüyoruz. Bir yolunu bulsak devam edeceğiz kaldığımız yerden. İnsanoğlu ders almayı bilseydi bu güne kadar çoktan akıllanırdık. 

**

Dünya yaratıldığından beri yaşanan bin bir türlü felaketleri, hemen elimizin altındaki internetten araştırsak görebiliriz. Şimdi korku içende, can havliyle muhakemeler yapıyoruz. İmtihanımız diyenler var. Yaptıklarımızın bedelini ödüyoruz diyenler var. Kendimizi avutmanın yollarını bulduk bir şekilde. Ama gerçekte içimizden neler geçiyor biliyoruz. Bu gün sokağa çıkan da çıkmayan da her ne yapıyor ise kendisi için yapıyor. 

**

Uğraştığımız salgın hastalık Çin de ilk yayılmaya başladığında “oh olsun onlara müstahak” diyenler oldu. Oradan Avrupa’ya sıçradı. “Onlar temizlik bilmez tabi yayılır” dediler. Amerika’ya atladı virüs. Zalimliklerinin bedeli dediler. Ülkemize geldi. Görüldü ki durum ciddi sesler kesildi. Bulaştığı herkeste sağlığı zora sokan bir virüsü bile kendi zalimliğimize alet ettik. Oysaki bu tarz söylemler bizim haddimiz mi? Başımıza ne gelirse gelişin Allah’tan geldiğini, muhakkak ki bir amaç uğruna olduğunu bilip de hala sebeplere, sonuçlara tutunuyoruz. 

**

Başımıza bir musibet mi geldi? O zaman yapılacak olan belli. Tedbirimizi almak ve tevekkül etmek... Biz yetinir miyiz bununla? Yorum yapmadan durabilir miyiz? Mademki dünyadaki kötülüklerin cezası olarak görüyoruz bu virüsü, garanti verebilir misin her şeyin değişeceğine? Yalan yok ben de inanmıştım. Belki bize ders olur. Bazı şeylerin kıymetini anlarız. Haksız kazanç son bulur, mazlumu düştüğü yerden kaldırırız. Tok açın halinden anlamaya başlar. Dünyanın neresinde bir zulüm olsa artık hep birlikte dur deriz sanmıştım. Bir şeyler değişir sanmıştım. Yanılmışım…

**

İnsanlar değişmedikçe dünya hep böyle kalacak. İyilik hep aynıdır. Uzamaz kısalmaz. Ama hayatın bana öğrettiği şu ki kötülük sınırsızdır. Hep daha kötüsü vardır. Salgın son bulup hayat normale döndüğünde kötülük kaldığı yerden devam edecek. Ders çıkarabilenler de zaten o dersten daha önce tatmış olanlar, hayatı her zaman zor yaşayanlar olacaktır. Zalim yine zalim mazlum hep mazlum...

**

O nedenle Müslümanlıktan dem vurup riyakârlık edenlere, virüsü kendi çıkarlarına alet edenlere, imtihandır, cezadır diyenlere karnımız tok bir şekilde susarak cevap verelim. Her zaman savunduğum bir tezim var o da şudur; “İyi insan olmanın dinle, dille, ırkla, adının önündeki sıfatla bir ilgisi yok. Yüreğinde ne taşıyorsan sen osun. İyilik de kötülük de yürekte başlar.”

**

Duamızdır ki sağlıklı günlerimize kavuşalım. Hastalarımıza şifa, ölenlerimize rahmet dilerken çalışmak zorunda olup da dışarda olan tüm insanların Allah yardımcısı olsun diyorum. Ve aklıma alkışlarımızın bile ayrımcılık taşıdığı geliyor. Susuyorum. Monaroza

Önceki ve Sonraki Yazılar