Çocuklarımıza dinimizi öğretelim

Çocukluk dönemi, gelişim açısından insan hayatının en önemli zaman dilimidir. Dinamik bir zaman dilimi olan bu süreçte, gençlik ve yetişkinlik döneminin dini inanç, tutum ve davranışlarının temeli atılmaktadır.

**

Bu dönemde çocuğun gelişiminde en önemli etken ailedir. Aile sadece çocuğun biyolojik, psikolojik, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu olmayıp, onun inanma ihtiyacını da tatmin etmekle görevlidir. Bu sebeple çocukta din duygusunun uyanması ve gelişimi, dini bilgilerin kazandırılması görevi aile kurumuna aittir.

**

Ailenin sorumluluğu; “çocuklarınıza ikram edin terbiyelerini güzel yapın” uyarısıyla vurgulayan Hz peygamber, çocuğun yalnızca maddi ihtiyaçlarının karşılanması değil, aynı zamanda manevi ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini belirtmiştir.

**

Dolayısıyla çocuk gerek bilgi ve görgü, gerekse alışkanlık her ne elde ederse bunun ilk çevresi olan ailesinden almaktadır. Bu durum Kur’an-ı kerim de şöyle ifade edilmiştir. Ey iman edenler kedinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Ayette emredilen ( ateşten koruma ) vurgusunun gerçekleşmesi ancak eğitim ve öğretimle mümkündür. Aileler çocuklarını Allahın farz kıldığı şeylere uyma, yasakladığı kötü şeylerden uzak durarak bu konudaki dini eğitimlerine önem vermelidir. Bu vazife anne ve babanın sorumluluğudur.

**

Atalarımızın dediği gibi ağaç yaşken eğilir; çocukların dini eğitimlerini verirken her yaşın ayrı bir önemi vardır. Dini eğitimini okul öncesi dönemden başlamak çok önemlidir.

Önce aileler dini konularda kendilerini geliştirmeliler ki çocuklarına doğru ve bilinçli ve sağlıklı eğitim vermelidir.

**

 Çocuklarımızı dindar bir Müslüman olarak yetiştirmeliyiz ama onlar yetişkin bir birey olduğunda dinimizden sapabilirler. Artık birçok gencimiz günümüzde deizm inancına inanıyor. Deizm inancı; Tanrı’ya inanıp ancak hiçbir dini kabul etmeyen görüştür. Deizm’de her şeyi başlatan, evreni bir saat gibi kuran bir Tanrı inancı vardır

**

Ancak bu Tanrı şimdiki zamana karışmaz, kişisel değildir ve asla vahiy aracılığıyla bir din oluşturmamış ya da insanlığa hitap etmemiştir. Gençlerimiz yapmak istediklerinin dinimizin izin vermediğini bu yüzden deist olmak istediklerini söylüyorlar. Onlar bizim geleceğimiz, onlara dinimizi sevdirip Allah inancını tam yerleştirebilirsek, dinimize ve imanın şartlarını yerine getiren bireyler olarak göreceğimize inanıyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.