Çocuklarda inatlaşma davranışı

Çocuklarda görülen inatlaşma davranışı, çocuğun bir konuda direnmesi, ayak diretmesidir. Çocuğun inat etmesi, ebeveyni zora sokan bir durum olduğundan genellikle olumsuz gibi algılansa da aslında tamamıyla olumsuz bir durum da değildir.Çünkü hayatta güçlü ve başarılı olmayı sağlayan; kararlı olma, bir hedefte ısrarcı olma, azmetme, sonlandırabilme gibi beceriler de inat etmeyle ilişkilidir. İnatlaşmanın tam tersi şekilde, çocuğun doğru bulduğu veya olmasını istediği bir şeyden mücadele etmeden, kolayca vazgeçmesi, boyun eğmesi de sağlıklı bir tavır değildir. Dolayısıyla inatlaşmanın çok yoğun olması gibi inadın hiç olmaması da sakıncalıdır. İnat eden çocuk her şeyden önce bağımsız bir birey olduğunu fark etmiş demektir.

İNATLAŞMA DAVRANIŞININ NEDENLERİ

Ebeveynine bağımlı olduğu bebeklik döneminden çıkan çocuk, 2-4 yaşları arasında; yeme, uyku, tuvalet ve daha birçok alanda kendisinin etkin olduğunu fark eder. Bu durum aynı zamanda çocuğun bağımsız bir birey olduğunu fark etmesidir. Bununla birlikte çocuk, bir birey olarak kendi gücünü, özgürlüklerini ve sınırlarını sorgulamaya başlar.Karşısına çıkan sınırlar karşısında öfkelenebilir ve sınırları koyan kişilere karşı oldukça inatçı davranabilir.Bu dönemde çocuğu eğiten kişiler; çok katı kurallar koyar, sert bir şekilde sınırlandırıcı ve cezalandırıcı davranırsa,çocuk özgürlüğünü tehdit altında hissedeceğinden hırçınlaşabilir ve inatlaşmayı artırabilir. Bu nedenle ebeveyn, bu dönemi mümkün olduğunca sakin kalarak, anlayışlı davranarak, çocuğun isteklerini de göz önüne alarak geçirmelidir. Çocuğun inatla direttiği konularda ona öfkeli davranmak ve onunla inatlaşmak yerine dikkatini başka yöne yöneltme gibi yollar denemelidir. Diğer yandan da çocuğa,net ve tutarlı davranarak hayatın akışında sınırların olduğunu fark ettirmelidir.

İNATLAŞAN ÇOCUKLAR İÇİN TAVİSYELER

Her şeyden önce çocuk, “inatçı çocuk” şeklinde etiketlenmemelidir. Bu durum çocuğun davranışını pekiştirir.

Çocuğa isteklerini, düşüncelerini ifade etmesi için fırsat tanınmalı, ebeveyn kendi isteklerini kabul ettirmek için diretmemeli, çocuğun makul olan düşünceleri ve istekleri kabul edilmelidir. Ailenin inatlaşmaktan kaçınan uzlaşmacı tavrı; çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlayarak uzlaşma eğilimini artırır.

İnatlaşma ve beraberinde gelen öfke davranışları karşısında ebeveyn, çocuğa duygularıyla ilgili geri bildirimde bulunarak onu anladığını hissettirmeli, kendi duygularından ve isteklerinin nedenlerinden bahsederek çocuğun gözünde sürekli onu sınırlayan kişi olmaktan kaçınmalıdır.

Sürpriz bir şekilde ortaya çıkan ve neden konulduğunu anlamadığı kurallar çocuğu kendi doğrularında ısrarcı olmaya itebilir. Bu nedenle ailede roller ve kurallar net olmalıdır. Konulan kurallar çocuğa diretilmemeli, çocuk kural koyma sürecine mümkün olduğunca dahil edilmeli ve beklentiler çocuğa nedenleriyle birlikte açıklanmalıdır.

Çocuklar, ailenin bir kısmını kapsayan ve kişiye veya duruma göre değişkenlik gösteren kurallara uymayı genellikle reddeder ve diretildiğinde inatla karşılık verebilirler. Evin kuralları herkes için geçerli olmalı ve tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Anne-babanın çocuğun istekleri konusunda ortak bir yol izlemesi de çocuğun sağlıklı davranışlar geliştirebilmesi için oldukça önemlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar