Çinar: “Batılı ülkeler Türkiye’nin Afrika’daki varlığından rahatsız”

Çinar: “Batılı ülkeler Türkiye’nin Afrika’daki varlığından rahatsız”

Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Kafkassam) Afrika uzmanı Huriye Yıldırım Çinar, Batılı ülkelerin Afrika ülkeleri üzerindeki etkilerini son dönemde...

Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Kafkassam) Afrika uzmanı Huriye Yıldırım Çinar, Batılı ülkelerin Afrika ülkeleri üzerindeki etkilerini son dönemde kaybettiğine dikkat çekerek, bu ülkelerin Çin ve Türkiye gibi yeni aktörlerin kıtadaki varlığından oldukça rahatsız olduklarını söyledi.

Afrika uzmanı Huriye Yıldırım Çinar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 22-26 Ocak 2017 tarihleri arasında Afrika'nın doğusunda bulunan üç ülke olan Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'a bir seyahat gerçekleştirdiğini belirterek, Cumhurbaşkanına bu seyahatinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri ve Sözcüsü İbrahim Kalın, TİKA Başkanı Serdar Çam, TRT Genel Müdürü Şenol Göka ve THY Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi gibi önemli isimlerin de eşlik ettiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tanzanya'da başlayan ve Madagaskar'da sona eren yoğun gündemli temaslarının Türkiye-Afrika ilişkilerinin geleceği açısından son derece önemli hususlara haiz olduğunu vurgulayan Çinar, şunları dedi:

"Öncelikle bu üç ülkenin ikili ilişkiler açısından önemini özetlemek gerekirse Tanzanya yüzde 6.9'luk büyüme oranı ile Afrika'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisidir. Doğu Afrika Gümrük Birliği üyesidir. Petrol, uranyum ve doğalgaz yanında sahip olduğu diğer engin yer altı ve yer üstü kaynakları ile Türk yatırımcılar için önemli fırsatları sunabilecek potansiyeldedir. Özellikle madencilik, yenilebilir enerji, tarım, inşaat, tekstil ve ilaç sektörleri Türk yatırımcılar için çok karlı fırsatlar sunabilecektir. Hint Okyanusu'na açılan uzun kıyı şeridi, hem Tanzanya hem de yakınındaki denize kıyısı olmayan diğer ülkeler için uluslararası ticarete açılan önemli bir kapıdır. Bu nedenle bölgede oluşturulabilecek ticari atmosfer gelecekte bölgenin istikrarının arttırılmasında önemli bir etken olabilecektir. Tanzanya'nın bu özelliklerinin farkında olan Çin ve ABD, bu ülkeye yönelik politikalarına büyük önem vermektedir. Öyle ki 2013 yılında XiJinping Tanzanya'ya gerçekleştirdiği ziyarette 16 anlaşma imzalamıştır. Ülkede yaklaşık 8 bin Çinli yatırım bulunmaktadır. Tanzanya pazarında yer almayı isteyen ABD Başkanı Barack Obama da, XiJinping'ten kısa süre sonra buraya gelerek önemli temaslarda bulunmuştur."

Mozambik ile ilgili ise Çinar şu bilgileri verdi:

"Güney Afrika Cumhuriyeti'nin hemen kuzeydoğusunda yer alan Mozambik halkının genel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olsa da çok zengin maden ve mineral kaynaklarına sahiptir. Mozambik'ten çıkarılan kömürün önemli bir kısmı Çin ve Hindistan'a ihraç edilmektedir. Bu alandaki diğer önemli ihraç ürünleri ise alüminyum, demir, altın, mermer ve kireçtaşıdır. Ülkenin kuzeyinde yakın bir zaman önce zengin doğalgaz rezervleri keşfedilmiştir. Mozambik yaklaşık olarak 30 milyar dolarlık bir yatırımla kuracağı tesislerle 2022 yılından itibaren dünyanın önde gelen sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçısı konumuna gelebilecektir."

Madagaskar'ın yüzde 4.5'lik büyüme oranına sahip olduğunu kaydeden Çinar, "Bir ada ülkesi olması ve sahip olduğu doğal alanlarının etkisiyle turistik amaçlı girişimler için önemli fırsatlar sunabilecektir. Ayrıca Türk yatırımcılar için alt yapı, inşaat, enerji, turizm, tarım ve madencilik gibi alanlar da değerlendirilebilir sektörler olarak sunulmaktadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 22-26 Ocak 2017 tarihleri arasında Tanzanya'da Cumhurbaşkanı John Pombe Joseph Magufuli, Mozambik'te Devlet Başkanı Filipe Nacinto Nyusi ve Madagaskar'da Devlet Başkanı Hery Rajaonarimampianina ile üst düzey temaslarda bulunduğuna dikkat çeken Çinar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türk heyeti bu seyahat kapsamında üç ülkede 18 anlaşma ve mutabakat zaptına imza atmıştır. Her üç ülkede de iş forumları düzenlenerek yerel ve Türk iş adamlarının yüz yüze tanışıp gelecek projeleri için temaslar kurması amaçlanmıştır. Ayrıca Erdoğan Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'da TİKA, THY ve TRT'nin çalışmalarının önemine değinerek bu ülkelerde bahsedilen kurumların daha aktif çalışabilmesi için gerekli koşulların sağlanması ve ikili diyalogların geliştirilmesini talep etmiştir."

Temaslarda vurgulanan diğer bir konunun ise bu ülkelerdeki FETÖ sempatizanı okullar ve gruba yakın diğer kurum ve kuruluşlar olduğuna dikkat çeken Çinar şunları kaydetti:

"Bilindiği gibi FETÖ çok uzun yıllardır Afrika kıtasında açtığı okulları ve sempatizanlarının yatırımlarıyla varlığını sürdürmektedir. Bu okulların yüksek kayıt ücretleri vardır. Ancak kısıtlı sayıda burs imkanları da vermektedirler. Tabi ki bu burs imkanları genellikle işadamı, bürokrat ve bakan gibi yüksek mevkilerdeki ailelerin çocuklarına tanınarak cemaatin söz konusu ülkedeki varlığı korunmaya çalışılmaktadır. Çoğu Afrika ülkelerindeki siyasetçiler durumun farkına varmasına karşın hala bazı ülkelerdekiler ise FETÖ okul ve yatırımcılarından memnuniyet duyularak konunun kendi içişleri olduğunu ve Türk mevkidaşlarını ilgilendirmediği açıklamalarını yapmaktadır. Bu noktada önemli sayıda FETÖ okulu ve yatırımı bulunan Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar seyahati FETÖ terör örgütü ile mücadele kapsamında önemli bir yer teşkil etmektedir. Ancak burada önemli olan nokta Türkiye'nin söz konusu ülkelerden bu kurumları kapatmasını talep ederken bunların yerine koyacakları daha cezbedici alternatifler ortaya koyabilmesi Türkiye-Afrika ilişkileri açısından son derece hayatidir. Yakın bir tarihte ortaya konan Maarif Vakfı projesinin Afrika ülkelerindeki planladığı faaliyetlerinin, kapatılması istenen FETÖ okullarından daha kapsamlı ve işlevsel olması bu konuda başarı sağlanması açısından önemlidir. Konuyla alakalı bir diğer husus ise Türkiye'nin yakından tanınmadığı Afrika gibi uzak bir coğrafyada uzun yıllardır FETÖ üyeleri tarafından oluşturulan Türk ve Türkiye algısının silinmesi için en kısa sürede oldukça kapsamlı kamu diplomasisi çalışmaları yapılması gerekmektedir. Aksi halde halihazırda işleyen bir mekanizmaya sahip FETÖ yakın gelecekte Afrika'da okulları ve yatırım ortakları vasıtasıyla daha etkili bir konuma gelerek Türkiye-Afrika ilişkilerini baltalayabilecektir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her Afrika seyahatinde olduğu gibi Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar ziyaretlerinin de Batılı basında geniş yer aldığını vurgulayan Çinar, "Çoğu Afrika'da sömürgeci geçmişe sahip olan ülkelerin medyalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu seyahatinin tamamen politik olduğu ve odak noktasında FETÖ olduğu vurgulanmıştır. Söz konusu Batılı ülkeler Afrika ülkeleri üzerindeki etkilerini son dönemde kaybederken, Çin ve Türkiye gibi yeni aktörlerin kıtadaki varlığından oldukça rahatsızdır. Bu nedenle hem kendi ülkelerinde hem de çok uzun yıllar önce kurdukları ve halen çalışmakta olan Afrika ülkelerindeki medya oluşumları vasıtasıyla Türkiye aleyhine yayınlar yapmaktadırlar" ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.