Çamurda oynayanlar

Serseri bir gezgin, amaçsız bir canlı, evveli ve ahiri olmayan değildir; insan.

***

Rahatlık ve bolluk zamanlarında Yaratanı ve emirlerini unutmak… Evvelden beri süregelen şey... Zevk ve sefa sürülen dönemlerde, istediğimiz her şey yerine geldiğinde, ihtiyaçlarımız fazlasıyla görüldüğünde, sağlığımız ve sıhhatimiz yerinde olduğunda ekseriyetle Yaratan ve emirleri unutulur. Unutulur ya da kısmen gevşemeler baş gösterir.

***

Yoksulluk ve kıtlığa düşerken, acı ve ıstırap baş gösterdiğinde, ihtiyaçlarımız bizi bunalttığında, sağlık ve sıhhatimizde problemler çıktığında Yaratan hatırlanır. Hatırlanır ve çoğunlukla Yaratana sığınılır.

***

Karnı tok sırtı pek ise insanın tefekkürün yolu daralır. İhtiyaçlar doyuma ulaştığında düşünülen şey rahat ve konfor üzerine olur. Daha çok rahatını bozacak şeyleri bertaraf etme yollarına kafa yorulur. “Konfor ise ruhun bataklığıdır.”

***

Yalnız kalınca başlar insanın kendisiyle yüzleşmesi. Kalabalıklar hem sosyal etkiye açıktır hem de içinde düşünmeyi bastıracak birçok unsur içerir.

***

Acıya, hüzne ve yalnızlığa aşina olmayanların yolu değil; tefekkür. Hüzün; tefekkürün durağıdır. Hayret ise azığı. Düşünmenin insana verdiği sancı eylemleriyle ve geçmişiyle paralel seyreder. Bu yüzden tefekkür gelecek olandan ve geçmişten bağımsız değildir. Geleceğe kastı ise ölümdür. Bir sonun olması anı ve geçmişi sorgulatır. Son, sorgunun ve arayışın başlangıcıdır.

***

Tefekkür İkiye ayrılır; birincisi huzur ve hayrete sevk ederken, ikincisi burukluk ve pişmanlığa sevk eder. Düşünmekten ve yalnızlıktan kaçmak insanın geçmişi ve eylemlerini inancı ekseninde değerlendirmesi ile olur.

***

Çamurda oynayanlara tefekkür hüzün verir. Çamura bulaşmayanlar için ise tefekkür bir üretimdir. Huzur ve hayrete sevk eden bir üretim. Azameti idrak, eşyayı temaşa sonrası çıkarımlar kalbe huzur verir. Hayret ve şaşkınlıkla seyre koyulan gözler, kendisine mana arayışında sabitleyecek bir yer arar, konuşlanmak ister. Arayışın sadece kendisi bile kâfidir, inananlar için, cevap bulamasa bile.

***

Balçık; kendisine üfleneni arar. Çamurdaki gövdeyi kaldırmalı. Bir Hira bulmalı ya da Tur Dağı; kalabalıklarda sürüklenmeye ara vermek için, arayış ve tefekkür için, yolda olmak için…


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.