Boş Hayat

İnsanlar yani bizler çok farklı varlıklarız. Dünyadaki diğer canlılardan bizi ayıran tek özelliğimiz akıl ve irade sahibi olmamızdır.

Peki aklımızı ve irademizi ne kadar doğru kullanabiliyor, kendimizi ne kadar yönetebiliyoruz? İşte burası çok önemli. Rabbim bir akıl vermiş kullanalım diye. İyiyi doğruyu seçmek de yanlışa yönelmek de bizlerin elinde. Aklı çalıştırmanın en güzel ve en özel yolu boş durmamak, üretmek, üretmek. Bizler ne kadar üretmek desek de genel olarak tüketen bir topluma sahibiz.

Boş insanlar boş işler ile uğraşırlar. Boş işler de boş insanları bulmaz mı zaten. O zaman ne yapmak gerek? Hayata, yaşamaya emek vermek, yaşamayı sevmek gerek. Yüce Allah bizleri kendisine kulluk etmemiz için yaratmış. Peki ya bizler doğru kulluk edebiliyor muyuz? Yoksa sadece boş işler peşinde mi koşuyoruz?

Akşama kadar yoğun bir tempo içerisinde koşturuyoruz. Kimi zaman evde, kimi zaman dışarıda bu kadar koşturma içinde çevremizdeki insanları gözlemliyor ve yaşam tarzlarını kimi zaman farkında olarak kimi zaman ise hiç farketmeden eleştiriyoruz. Ne yazık ki karşımızdaki kişileri eleştirirken içlerinde bulundukları durumları, kişiliklerini, hayata bakış açıları, hiç ama hiç bizi ilgilendirmiyor. Sanki kendimiz mükemmelmişiz gibi başkalarının hayatlarına çomak sokabilme iznimiz olduğunu düşünüyoruz. Oysa herkesin hayatı, yaşamı kendisi için değerli ve kıymetlidir.

Boş insanlar başkalarının hayatlarını enine boyuna inceler sorar veyahut gıybet eder. Kendi ailesi içerisinde mutlu ise bir insan neden başkalarıyla ilgilensin ki? İşte kendi dünyasındaki kocaman boşluğu dolduramayan, akşama kadar kendi dünyasında yalnızlığa boğulan ne yapacak elbette başkalarına saracak.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum