AKLETMEK LAZIM

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.( A’râf Suresi 179)

İnsanoğlu olarak bizler diğer yaratılmışlara nazaran akıl nimetiyle donatılmış ve cüz-i irade ile seçim yapma hakkına sahip olmuşuz. Peki, bize verilen “akıl” nimetini yerli yerince kullanabiliyor muyuz? Ya da kullandığımızı mı iddia ediyoruz?

***

Kur’an-ı Kerimin birçok Ayet-i Kerimesinde Yüce Rabbimiz; kalpleri olup da idrak etmeyen; gözleri olup görmeyen, kulakları olup bunlarla işitmeyen nitelemesinde bulunmuş, bize verilen akli melekelerimizi kullanarak gerçek bir kulluk yaşamamız konusunda uyarılar zikretmiştir. Ve birçok Ayet-i Kerime de ise düşünmeye, akıl etmeye bizleri yönlendirmiştir:

--- Bakara / Ayet 219: …İşte böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.

--- Ali imran / Ayet 7: …Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

--- Ali imran / Ayet 65: …Siz hiç düşünmüyor musunuz?

--- Enam / Ayet 50: De ki: ‘‘Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?’

--- Yunus / Ayet 24: …Düşünen bir kavim için ayetlerimizi işte böyle açıklarız.

***

Hepimizin üzerinde bir sorumluluk vardır. Çünkü bu sorumluluğu iman çerçevesine girdiğimiz anda yüklenmiş olduk. Eğer gerçek manada mü’min olmak istiyorsak Allah’ın bize ihsanı olan akıl nimetini kullanmalı, “bilmiyorum” bahanesine sarılmadan “oku” malı ” (Alak : 1) iyiyi, güzeli ve doğruyu bulmalıyız. Bakmak ve görmek arasında fark olduğunu söylüyorlar uzmanlar. Gerçekten de öyle midir? Her bakan görmez mi? Görmek demek bir kar tanesindeki özü yakalayabilmek, bir sivrisineğin yaratılışındaki mucizeye vakıf olabilmektir. Zira rabbimiz bu örneklikten asla çekinmediğini ifade etmektedir. “Şüphe yok ki, Allah herhangi bir şeyi, bir sivrisineği, hatta onun da ötesindekini misal vermekten utanıp çekinmez. Bunun karşısında iman edenler onun, Allah’tan gelen gerçek olduğunu bilirler, inkâr edenler ise "Allah misal olarak bununla neyi kastediyor?" derler. Allah birçok kimseyi onunla saptırır, birçok kimseyi de onunla doğru yola iletir; onunla başkalarını değil, ancak emrine karşı gelenleri saptırır.” (Bakara Suresi – 26)

***

Evet, dostlar, “Akıl Etmek Lazım” dediğimiz bu yazımızda Allah’ın varlığını ve birliğini görebilmeyi, gördükten sonra ise kulluğumuzu daha da bir artırıp imanımızı kemale erdirmeyi ve kâmil bir iman ile bize verilen bu ömrü tamamlamayı hedefimiz kılmalıyız. Bu doğrultuda ise elimizden ne geliyorsa, erinmeden, üşenmeden, vakit daha erken veya vakit bizden geçti demeden, hemen şu an başlamalıyız buna. Hemen şimdi önceliklerimizi değiştirmenin tam da vaktidir. Çünkü yarın çok geç olabilir.

Selam, dua ve muhabbetlerimle.

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar