1. YAZARLAR

  2. Ayşe Özel

  3. Zorlaştırılan kolaylıklar…
Ayşe Özel

Ayşe Özel

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zorlaştırılan kolaylıklar…

A+A-

Hayat uzun bir maraton koşusu... Bitiş çizgimizde de belli varacağımız yer de tek bilinmeyen kimin önce kimin sonra ulaşacağı... O malum sona ulaşırken neleri ne için feda ettiğimiz ya da kimi kime değiştiğimiz değil mi sizce de önemli olan? Uğruna feda edilenler kazanılanı yüceltmek yerine alçaltıyor ise düşünüp yeni bir rota çizmek gerekmez mi? Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımıza değişirsek anlam ifade eder mi yoldaki amaç?

   Elbette kolay demiyorum bu yolda yürümek... Dikenler ayağına batarken gülümsemek ya da dikeni önüne koyanı bildiğin halde acını unutup onun ayağındaki dikene sarılmak hiç de kolay değil... Nefsinle mücadele vererek bir  çok vardan vazgeçerek yokla var olmak kolay değil... Almadan vermek, sevilmeden sevilmek kolay değil... Azı çoğa tercih etmek,  yokla yetinmek kolay değil... Onca emek karşısında minik bir övgü beklerken koca bir yerilmeye tahammül etmek kolay değil... Basamak basamak yükselmek için çaba gösterir iken bir başkasına basamak olup aciz zannedilmek de kolay değil...Kimine göre hak aramak kimine göre hakkı Hakk'a bırakmak kolay değil belki de...Ya da kimine göre kabulleniş kimine göre baş kaldırış da kolay değil türlü anlamsız oyunlara... Yorulmadan dik durmak, mutsuzken yüzüne koca bir gülümseme yerleştirmek kolay değil… Gözyaşının acizlik kahkahanın yersizlik sayıldığı bir dünyayı paylaşmak anlamak kolay değil… Bunca masum hayatını büyük güçlerin yersiz hırsı için kaybederken uyuyan ya da gözünü kapatan sözde insanlığın mensubu olma utancıyla yaşamak hiç ama hiç kolay değil…

    Ama insan olma gereği ve Var edenin rızasına erişmek de zor değil... Bir şeyleri değiştireceğine tüm yüreğinizle inandığınız bir birey yetiştirmek zor değil… Ağlayan birine omuz olmak, derdi olana sırdaş olmak, yolda kalana yoldaş olmak da zor değil...Azı olmayanla çoğaltmak, çokla övünmemek de zor değil...Hâlâ utanabilmek mesela övgülere ve mahçup bir edayla başarı sırasını sabırla beklemek zor değil...Akıp giderken hızla zaman mutlu olmak için nedenler aramak da ve sevdiklerimiz  halen yanımızdalarken onlara sıkıca sarılmak da zor değil...İnsanlar hakkında kolayca hüküm verirken "Açıp da kalbine mi baktın?..." hadisi şerifini tüm benliğimizle anlamak da zor değil...

   Zor olmamalı asla!  Zaten şan, şöhret, mal, mülk ya da beğenilme sevdası değil mi kolayları zorlaştıran? Var oluş nedenimizi unutmuşçasına davranmaya iten olgular değil mi bu derece zorlayan? Bazen özünü kaybeden küçük bir söz bazen de olmayanı oldurmaya çalışan bir çift göz değil mi bu baskıya sebep? Şöyle bir silkelenip kendini yormaktan, etrafını kırmaktan ya da durmadan kırılmaktan uzaklaşmamalı sizce de insanoğlu? Zayıf olduğu noktaları kabullenerek  güç maskelerini atmanın vakti gelmedi mi ya da gelmesi için özünü daha nice gereksiz söze feda etmeye devam mı etmeli?

   Hayat ki durup bir mucize gerçekleşmesini bekleyecek kadar uzun değil! Mucize olan zaten insanın ta kendisi o halde farkına varıp beklenti çıtasını düşürmeli umudu zirveye çıkarmalı öyle devam etmeliyiz hayata... Beklemeler yerine benliğimizi iyileştirecek eklemeler yaparak yol almalıyız. Aksi takdirde ölmeden ölmüş bir ruh ve beden taşımaktır gerisi...

 Sevgi ve saygı ile...

Bu yazı toplam 623 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum