1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Zinayı Kim Serbest Bıraktı?
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Zinayı Kim Serbest Bıraktı?

A+A-
Okuyucularımdan Hadi Sözer, 14.05.2012 tarihli Zina Tekrar Suç Sayılsın mı? Adlı yazım hakkında şöyle diyor: 2004’de zina yasasını bu halk kabul etti. 2004 AB uyum yasaları gereği zina cezasını suç olmaktan çıkartan kanunu bu halk yani sözde dindar bir partiye oy vermiş bu halk kabul etti. Şimdide kartvizit toplasın dükkânların önünden. Ortalık f.his. Kaynıyor… Her halk yaptığının cezasını alacaktır elbet. İşte bize de kart toplamak, düşer. Bundan ders almak yerine toplumca zorlanıp hayat kadını olmaya zorlanan ve bunlardan beslenenleri kimse suçlamıyor el üstünde tutuyor…
Okuyucumun hassasiyetine katılıyorum. Biz de bu durumdan muzdaripiz. Her karanlık gecenin bir sabahı vardır. Dolayısıyla her Müslüman’ın gücü nispetinde tebliğ ve irşad görevini yerine getirmesi gerekir. Çünkü bize düşen görev tebliğdir.
 Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “(Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın.” (Şuarâ:3)
 Bu sebeple üzülmeyelim, biz üzerimize düşeni yapalım; sonucunu Allah’a bırakalım. Batılı olma projesini uygulayanların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır. Allah güçlüdür ve her şeye kadirdir. Sonunda Allah’ın dediği olacaktır. Ancak herkes imtihan olmaktadır. Batılı olma projesini hayata geçirenler de imtihandadır. Yarın bu imkân bize verildiğinde biz de imtihana tabi olacağız. Hakkın karşısında batıl olmazsa hakkın; imanın karşısında küfür olmazsa imanın bir anlamı olmaz.
Sayın okuyucum, Partiler, aynasal çerçeve içerisinde kurulur, bu çerçeve içerisinde teşkilatlanır ve ona göre siyasi faaliyetlerini sürdürür. Yani bir parti bizim istediğimiz şekilde dindar da olsa bu çerçeve dâhilinde siyasi faaliyetlerini sürdürmesi gerekir, aksi halde kapatılır. Geçmişte bunun örnekleri görülmüştür.
 Sayın okuyucum, size göre dindar bir parti iktidar olsa AB uyum yasaları karşısında yapabileceği pek bir şey yoktur, kanaatindeyim. Çünkü Türkiye’nin Tanzimat’tan beri uyguladığı proje, Batılı olma projesidir. AB uyum yasaları bu projenin bir parçasıdır. Peki hocam, bunun arkasına sığınarak bu projeyi uygulayan iktidar partileri ve onlara oy veren seçmenler sorumluluktan kurtulabilir mi? Hayır. Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur: “…Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanları değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah’tan başka yardımcıları da yoktur.” ( Ra’d:11)
Sayın okuyucum, siz dindar kesimin iktidardaki partiye oy vermesine içerleyerek onları böyle töhmet altında tutmanız doğru değildir. Onlar, iktidardaki partiye 2004 AB uyum yasaları gereği zina cezasını suç olmaktan çıkartan kanunu çıkartması için oy vermediklerine inanıyorum. Onlar senin din kardeşlerindir, senin kadar bu hususta onlar da hassas ve muzdarip olduklarını düşünüyorum. Onlardan helallik almanız sizin ahiretiniz için zaruridir, diye düşünüyorum. Parti gözlüğünü çıkartır ve parti zaviyesinden meseleye bakmazsanız bunun böyle olduğunu anlarsınız.
 Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alı korlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azizdir, hikmet sahibidir.” (Tevbe:71)
Diğer bir ayeti kerimede ise şöyle buyrulur: “Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!” (Haşr:10)
Muhacir ve Ensarın arkasından gelenler, kıyamete kadar gelmiş ve gelecek olan müminledir. Ashab-ı Kiramı yâd etme, onlara ve kıyamete kadar gelecek müminlere dil uzatmama ve kin beslememeyi bu ayeti kerime işaret etmektedir.
Sayın okuyucum, 2004 AB uyum yasaları gereği zina cezasını suç olmaktan çıkartan kanundan önce zinanın yasak olmadığını bundan önceki yazımda ayrıntılı bir şekilde ifade etmiştim. Ayrıca burada bir daha tekrar etmeme gerek yoktur.
 Zina suçtur ve zina eden kimselere verilecek ceza İslam hukukunda bellidir. Bunu değiştirmek ayrı bir suçtur. 2004’ten önceki durumdan memnun olmakta ayrıca bir suçtur. İkinci hanımla evlenmeyi zina saymayı ve bundan doğan çocuğun nesebini gayri sahih saymak doğru mu? 2004’ten önce böyle değil miydi? 2004’ten önceki durumu isterseniz, bu böyle olacaktır. O zaman rahat edebilecek misiniz? 2004’ten önce durum böyle değil miydi?
Sayın okuyucum, meseleye parti zaviyesinden bakarsanız, hak ile batılı bu şekilde karıştırma durumunuz söz konusudur. Kardeşlik hukuku açısından sizi bilgilendirmek maksadıyla bu yazıyı yazdım. Başka bir maksadım yoktur. Dua buyurun.
Bu yazı toplam 8991 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.