1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Yerli Malı Hatırası
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yerli Malı Hatırası

A+A-
GÜNÜN SÖZÜ
Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez.

‘Yerli Malı’ Hatırası

Uzun zamandır bu yazıyı yazmayı düşünüyordum.
Milletvekilliği genel seçimlerine katılacak partilerin teşkilat yöneticileri ile milletvekili adaylarının ziyaretlerinin yoğunlaşması bu yazıyı yazmamı hep öteledi.
İçimdeki dürtü ‘yaz kurtul’ diyordu.
Bende öyle yaptım.
***
Orhan Kahraman.
Konyamızın değerli ticaret adamlarından. İşyerlerinde çalıştırdığı insan sayısı 100 den fazla.
Kendisini zaman, zaman ziyaret ederim.
Havadan, sudan, zamanına göre de siyasetten sohbetimiz olur. Konu konuyu açtıkça öyle bir dalarız ki; şekersiz kahvenin üzerine en az 3 bardak da çay içmiş oluruz.
Çok içten anlatır.
Çocukluk yıllarına girdi mi gözleri dolu, dolu olur. Makam odasındaki çalışma masasının karşısında duran fotoğrafa bakar dalar gider.
Çerçeve içine alınmış fotoğraf, bir sınıftaki ilkokul öğrencilerinin yerli malı haftası kutlamasının hatırası.
Ben de merak ettim bu fotoğrafın anısını.
Sordum:
Öğrenciler masada ve hepsinin önünde meyve dolu tabaklar ile kuru yemiş çeşitleri var.
Bu tablo seni niye hüzünlendiriyor?
“Öğretmenin elini omzuna attığı ayakta duran öğrenci benim” diye başladı anlatmaya.
Babam bir olay sonucu cezaevine girmişti. Biraz zaman geçince evimizde yoksulluk kendisini hissettirmeye başladı. Aralık ayının üçüncü haftasıydı galiba. Her yıl olduğu gibi yine ‘Yerli Malı Haftası’ kutlaması yapacaktık. Öğretmenim yerli malı haftası için öğrencilere evlerinden bir şeyler getirmesini söyledi.
Ertesi gün sınıfta herkes getirdiği meyve ve kuru yemiş çeşidini masanın üzerine çıkardı. Ben bir şey getirememenin ezikliği ile kafam yerden kalkmıyordu. Günün anısına fotoğraf çekilmesini istediler Üzgün olduğumu gören öğretmenin beni teselli etmek için omzuma elini attı ve hatıra fotoğrafına böyle poz verdim.”
Bunları anlatırken benim de gözlerim dolmuştu.
Çünkü çok içten anlatıyordu.
Kendisini hüzünlendiren fotoğrafı niye karşısına koyduğunu merak ettiğimi anladı. Ben sormadan kendisi cevap verdi.
“Dünü unutmamak lazım.”
***
Kahraman, o fotoğrafın kendisine kazandırdığı bir alışkanlığı da şöyle özetliyor.
Çalışma masasındayken bazen özel kalem sorumlusu arkadaş gelerek benimle görüşmek isteyenlerin olduğunu söylüyor.
Eğer zamanın müsaitse hemen yanıma getirmesini söylüyorum.
Elimden gelen bir şey varsa da geleni memnun etmeden göndermiyorum.
***
İşlerini soruyorum.
Şükrettiği için şikayetçi değil.
Ama özellikle bazı kamu kurumlarınca iş adamlarının para basan makine gibi görülmesinden yakınıyor.
Birde sorumsuz çalışanlardan.
Eleman ihtiyacı oluyor. Müracaat edenlerden birini çağırıp işe alıyorsun. 45 gün sonra ben başka bir yerden teklif aldım ayrılacağım diyor.
Adamı yetiştiriyorsun bırakıp gidiyor.
Hatta bazıları ben fazla çalıştım hakkımı alamadım diye Çalışma Müdürlüğü’ne şikayet ediyor.
Araştırıyorsun.
Öyle bir şey yok.
Kamu bu.
Yazışma yap dur. Başka işimiz yok.
Hele, hele kamuya az bir borcun varsa tüm mal varlığına haciz kor. Ne malını satabilirsin, ne de milyarlık gayrimenkullerini değerlendirebilirsin.
Bu serzenişimi seçim arifesi olduğu için milletvekili adaylarının not alması için söylüyorum.
İş adamının da hakkı korunmalı.

FIKRALARDAN SEÇMELER

Temel okulun ilk günü öğlen eve neşe içinde koşarak girmiş:
"Anne, anne! Bugün öğretmen alfabeyi öğretmeye başladı. Herkes ‘c’ye kadar sayabilirken ben ‘e’ye kadar sayabildim. Karadenizli olduğum için değil mi?"
Annesi yanıtlamış:
"Evet yavrum, o yüzden."
İkinci günü öğlen yine eve neşe içinde koşarak girmiş: "Anne, anne! Bugün öğretmen rakamları öğretmeye başladı. Herkes ‘4’e kadar sayabilirken ben ‘6’ya kadar sayabildim. Karadenizli olduğum için değil mi?".
Annesi yanıtlamış:
"Evet yavrum, o yüzden." Üçüncü günü öğlen yine eve neşe içinde koşarak girmiş: "Anne, anne! Bugün okulda arkadaşlarla pazumuzu ölçtük. Onlarınki en fazla 23 santim gelirken benimki 43 santim geldi. Karadenizli olduğum için değil mi?".
Annesi yanıtlamış:
"Hayır yavrum! Onlar 7, sen 17 yaşında olduğun için!.."
Bu yazı toplam 4522 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.