1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Yeni orta öğretimsistemine tepki
Yeni orta öğretimsistemine tepki

Yeni orta öğretimsistemine tepki

Özgür Ulaş Yiğit MEB’in, ortaöğretimde “reform!” diye nitelediği Yeni Ortaöğretim Sistemini hayata geçirmeye hazırlanmasına tepki göstererek, bu sistemin okullar arasında var olan eşitsizliği daha da derinleştirdiğini söyledi

A+A-

Eğitim-İş’in Gedavat Parkındaki basın açıklamasına Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit, yönetim kurulu, sendika üyelerinin yanı sıra, CHP Konya il Başkanı Barış Bektaş, ilçe başkanları, ADD Konya Şube Başkanı Sinan Düzenli, gençlik Kolları üyeleri, Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Konya Şube Başkanı Seher Livatyalı katılarak destek verdiler. Gedavet Parkındaki basın açıklamasında MEB’in uygulamaya hazırlandığı Yeni Orta Öğretim Sistemine tepki gösteren Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Özgür Ulaş Yiğit, “Ben yaptım olducu anlayışın egemen olduğu, tamamen ideolojik bakış açısıyla kağıt üstünde gerçekleştirilen değişikliklerle çağdaş, bilimsel ve laik eğitimin yok edilmeye çalışıldığı bir süreç yaşamaktayız. Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de ortaöğretimde “reform!” diye nitelediği yeni bir modeli hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bilindiği üzere AK Parti iktidarda olduğu 17 yıl boyunca 7 kez Milli Eğitim Bakanı değişmiş, her gelen bakan öncekinin tersi uygulamaları reform olarak yutturmaya çalışmıştır. Daha yeni uygulamanın sonuçları belli olmadan başka bir uygulamaya geçilirken, eğitim sisteminde yapılan köklü değişiklik sayısı 15’e ulaşmıştır. MEB’in ideolojik bir tercihle uzun süredir yürüttüğü dönüşüm programı neticesinde, meslek liseleri ve imam hatip liselerinin ortaöğretim içerisindeki payı sistematik biçimde arttırılmıştır. Bu politikanın bir sonucu olarak, sınav sistemlerinde değişikliğe gidilmiş ve genel akademik eğitim baskılanmaya çalışılmıştır. Öğrencilerin meslek liselerine, imam hatip liselerine ve açık liseye fiili olarak yönlendirilmesi, sınav sisteminin bu amaca uygun olarak yapılandırılması, yoksul ailelerin çocuklarının hayatlarına camdan duvarlar örmüş, yükseköğretime geçiş sürecini daha baştan belirler hale gelmiştir” dedi.

EĞİTİMDE TİCARİLEŞMENİN KAPISI AÇILACAK

Özgür Ulaş Yiğit getirilmek istenilen sistemle eğitimde ticarileşmenin kapısının sonuna kadar açılacağına dikkat çekerek, “Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı ve 2020-21 yılında 9. Sınıflardan başlayarak kademeli geçiş yapılması planlanan yeni sisteme göre; ders sayısı azaltılacak, liselere kariyer ofisleri açılacak, 12. Sınıflarda ders saatleri azaltılıp destek çalışmaları yapılacak, bilgi kuramı zorunlu ders olacak, her öğrenci üniversitedeki gibi kendi istediği dersleri seçebilecektir. Ancak MEB’in 2023 Vizyon Belgesi ile birlikte değerlendirildiğinde karşımıza başka bir tablo çıkmaktadır. MEB, ‘esnek ve modüler yapı’ uygulamasını imam hatip okulları için de planlanıyor. Bu hedefle uyumlu sadece imam hatip okullarının olması, genel ortaöğretimde geçişliliğin sadece Anadolu liseleri ve imam hatip liseleri arasında olmasına neden olacaktır. Geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olmuş kredili sistemin benzeri olan bu sistem, okullar arasında var olan eşitsizliği daha da derinleştirecek, eğitimdeki ticarileşmenin kapısını ardına kadar açacaktır. Yeni sistemde matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, felsefe, beden eğitimi, müzik, resim gibi gençlerin pozitif bilimlerle, sanatla, sporla temasını sağlayan, neden sonuç ilişkisi kurmasını öğreneceği ya da kişisel gelişimine fayda sağlayacak dersler seçmeli ders olarak belirlenirken, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu ders olarak belirlenmesi, Bakanlığın modern söylemleri altında bilimsellikten ne kadar uzak bir anlayışın yattığını tekrar göstermiştir.”

SORULARIMIZIN CEVABINI İSTİYORUZ

Basın açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanından şu soruların cevaplamasını isteyen Özgür Ulaş Yiğit, “Bakan Selçuk’a soruyoruz. Kariyer ofisleri tüm okullarda açılabilecek midir? Açılacaksa bu ofislerde kimler görev alacaktır? Milli Eğitim Bakanlığı, okulu bir iş bulma kurumu olarak mı yoksa öğrenciyi psikolojik, akademik ve davranış açısından geleceğe hazırlayan bir kurum olarak mı tanımlamaktadır? Rehberlik servislerinin güçlendirilmesi, desteklenmesi yerine ‘kariyer ofisi’ uygulamasına neden ihtiyaç duyulmuştur? Her ayrıntısının planlanmasına akademisyenlerin ve uluslararası uzmanların da katıldığı ifade edilen bu çalışma tüm paydaşların görüşü, katkısı, eleştirisi alınmadan neden damdan düşercesine açıklanmıştır? Eğitim-İş olarak, ülkemizin geleceğini oluşturacak yeni kuşakların akıl, bilim ve sanat ortamında barış ve huzur içinde verilen bir eğitim sistemiyle yetiştirilmesi için her türlü katkıyı sunacağımızı; aksi yöndeki her türlü dayatmanın da karşısında olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.