1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. YENİ DÖNEM İÇİN MASALLAR
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ DÖNEM İÇİN MASALLAR

A+A-

AKP genel idare kurulu üyesi bir akademisyen Türk diye bir ırkın varlığını kabul etmediğini açıklamış olsa da, İslama hizmetle şereflenmiş olan milletimizin evlatlarının en büyük gafletlerinden birisi söylenen sözlerin ne manaya geldiğini zamanında düşünmeden aldıkları pozisyonlardır.

Devlet kuruluşu ile başlayıp, devlet büyükleri ile gelişip, devlet sırrı ile genişleyip sonunda resmi devlet tezi olarak söylenen sözler ve okutulan derslerde anlatılan yalan dolan dolu resmi bilgiler, bizim milletimizin devlet millet meselelerini ayırt etmeden hamasetle sarıldığı için enini, boyunu ve özellikle de sonunu gözetmeden inandığı masallar zümresindendir.

Bilindiği gibi masallar, büyük küçük ayırt etmeden insanları, özellikle de siyasi konularda dini ve milli motifleri kullanarak aldatmanın ve uyutmanın basit olmasına rağmen en revaçta olan örnekleridir.

Milletimize yıllardır anlatılan masallar, diğer milletlere de anlatılan benzer masallara bakınca her ne kadar yok hayır bizimkinde öyle şeyler olmaz dense de, mutlaka kenarından köşesinden az gibi görünen ancak açık bir biçimde sayısı hayli fazla olan abartma ve yalan barındıran sözlerdir.

Yüzyılı aşkın bir zamandır içeriden ve dışarıdan hem tasvip edenler, hem de karşısında olanlar açısından bir fark olmaksızın empoze edilmeye çalışılan bize(!) özgü masalların en belirgin özelliklerinden birisi gelişmişlik, modernlik, ırkçılık, milliyetçilik ve kürtçülük masalıdır. 

Türklük Kürtlük ayrımını hedefleyen bu masalın türkçülük tarafında ise, türkten başka ırklara karşı olmak var olduğu gibi, ülke içindeki şehirleri ve insanları birbirine karşı ötekileştirip rakip kılarak kışkırtan ve ayrıştıran bir de mikro milliyetçilik gibi arızaları vardır.

Özellikle seçim dönemlerinde hortlatılan bu mikro milliyetçilik, şehir ve hemşeri gelişmişliğinden kapı açarak en büyük türk, en büyük millet, en tarihi şehir, en Avrupai şehir, kalkınmaya ve gelişmeye en müsait şehir sözleri ile başlayan ve birçok yerde olduğu gibi Konya’mıza özgü siyasi masallarda da yer aldığı gibi kendi yaptıkları herşeyin en büyük, en uzun, en geniş, en erken, en modern, en çok gibi birçok en in sıralandığı yalan dolan ve safsatalarla en ilk gibi bir çok safsatalar içermektedir.

İşin enteresan bir tarafı da Konya dışındaki şehirlerle bu tür kıyaslamalar yapılırken kendi aralarındaki siyaseten öne geçme kavgasında da bu tür enstrümanların kullanılıyor olmasıdır.

Geçmişle bu günü ve Konya ile diğer şehirleri kıyaslarken yapılan bir diğer büyük hata, rakamlar yalan söylemez ama rakamlara yalan söyletilebilir sözü doğrultusunda kıyas için ortaya konulan rakamlara bilerek ve isteyerek yalan söyletilmesidir.

Mesela Konya’nın geçmişte alması gereken yatırımların bir devlet politikası olarak zamanında yapılmaması veya engellenmesi, şehrin geçmişteki ve bugünkü nüfusundaki artış, şehrin ekonomik ve sosyal yapısındaki değişim, trafikte seyreden araç sayısındaki artış, belediyelerin geçmiş ve bugünkü bütçe imkânları, altyapı yatırımlarının başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki gerçekleşme farkları, başka şehirlerdeki yatırımlarla kıyaslandığında yapım bedellerindeki muazzam farklılıklar gerektiği gibi ortaya konmadan tamamen kişisel reklama dönük açıklamalardaki rakamlar gerçeği yansıtmaktan uzak kalacaktır.

Zaman zaman resmi ideolojiye veya değişen hükümetlere göre uyarlanan bu masalların ortak özelliği siyasetçilerin gerçekleri göz ardı eden sözleri olması kadar, hemen her devirde her söylenen söze inanacak taraftarların hazır bulunuyor olmasıdır.

Milletimiz tarihin hemen her döneminde kısa süren aldanma dönemleri sonunda kendine tepeden bakan, hemşerilerine 2. Sınıf yabancı vatandaş muamelesi yapmaktan çekinmeyen, hatta tabir caiz ise yaptığı işlerde kamu yararı gözetmeden teşbihte hata olmazsa İte ot, ata et veren ve sonunda da seçildikleri dönem sonunda gerçekleştirilemez vaat ve iddialarının mahcubiyetini yeni vaat ve yalanlar içeren masallarla geçiştirmeye çalışan siyasetçileri tarihin çöplüğüne göndermekte tereddüt etmemiştir.

Bu tür belediye başkanları için söylenecek en son söz şu son zamanlardaki tartışmalarda başbakan için söylenmeye çalışılan güç zehirlenmesi tabiri olabilir.

Sebebi ise; Ömürlerinde görmedikleri büyüklükte bir makam ve imkânla karşılaşınca yetersizlikleri ortaya çıkan başkanların bugünkü durumları, birçok kişinin geçer not alabileceği bir imtihanda başarısız olanların maruz kaldıkları travmadır.

 

Bu yazı toplam 5271 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum