1. YAZARLAR

  2. R. Merve Ay

  3. Yavuz Sultan Selim Han’ın rüyası
R. Merve Ay

R. Merve Ay

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yavuz Sultan Selim Han’ın rüyası

A+A-

Yavuz Sultan Selim Han, hilafeti Osmanlı sancağıyla birleştirirken kuru bir cihangirlik davası mı güdüyordu? İslam sancağını Batıya taşımak yerine neden atını  Doğuya sürdü ve hilafeti sırtlayan Sünni Memlük devleti üzerine sefere çıktı?

Algı yularını elinden kaçırmak istemeyenler, zaman zaman soru işaretleriyle zihnimizi bulandırmaya çalışırlar. Tarihin çekmecelerinden bir gerçeği “cımbız”la çekerek kurgularlar ve sırtımızı yasladığımız ağaca baltayı vururlar... Zihnimizin durulması, kalbimizin tatmin olması için tarihi sığ bir düzlemde okumak yerine çerçevesiz ve derine okuyalım...

İlk olarak çerçeveyi kaldıralım, sefer öncesi Ortadoğu ve Arap yarımadasının soluğunu dinleyelim... Tarih 1507... Arap yarımadasının en karanlık yılı olarak zikredilir. Portekizliler,  yeni bir aktör olarak Hint Okyanusunu abluka altına almış ve rotasını Kızıldenize çevirmiştir.  Hedefi  Kızıldeniz  ve Basra körfezini kontrol altına alarak Yemen’de Aden’e ulaşmak ve Nil nehrine bir kanal açarak Mısır’ı kuraklığa mahkum etmek dahası Harameyni ele geçirmektir... Portekizlilerin teçhizatlı donanmasına karşın Memlüklerin donanması yetersiz kalmakta ve savunmada  sıkıntı yaşamaktadırlar. Peki İslam halifesi dar boğazı yaşarken Osmanlı devletinin tutumu neydi? Soruları istediği yerden soranlara bizde bunu soralım... İslamı yaşantısından ayrı tutmayan Osmanlı, elbette Memlüklülere yardım elini uzatmıştır.  Dönemin padişahı II.Bayezid Han Kahire’ye otuz gemiyi teçhizatlandıracak malzeme  göndermiştir ancak yardım daha yoldayken Rodos şövalyeleri tarafından yağmalanmıştır. Bunun üzerine ikinci kez yardım gönderilmiş hatta Anadoludan “Rûmi” denilen Osmanlı leventleri Cidde ve Yemen’e gelerek  direniş için halkı örgütlemiş ve Portekizlilere karşı savaşmıştır... Bu sebeple Portekizli komutan  Albuquerque,  kral Don Manuel’e yazdığı mektupta, “Kızıldenizde ki halkı Rûmi denilen yaratıkların var olmadığına inandırmadıkça  majestelerinin tebaası için ne güven ne de barış  vardır.” diyerek Osmanlının bölgedeki varlığının etkisi beyan etmektedir. 

Derine okumaya devam edersek Portekizlilerin, ülke sınırlarını genişletmenin üzerinde bir misyonunun olduğunu görürüz. Asıl olarak “Haremeyn”i ele geçirerek Kabe’yi tarumar etmeyi ve Efendimizin (sav) naaşını Avrupaya kaçırarak Kudüs’e karşı rehine olarak kullanmayı hedeflemekteydiler. Yavuz Sultan Selim Han, Memlüklülerin bu yoğun saldırılara direnecek gücünün kalmaması, Mekke ve Medine’nin düşmesi tehlikesine karşın sefere çıkma kararı almıştır. Bu zahir sebeplerin yanı sıra gördüğü rüyada aldığı emir bu seferi kaçınılmaz kılmıştır ki kapı ağası Hasan’ın da o gece aynı rüyayı görmesiyle teyit edilmiş ve kesinleşmiştir. Yavuz Sultan Selim Han rüyasında dört halifeyi görür. Hz. Ali, “Efendimiz (sav), Yavuz Sultan Selim Han’a selam söyledi ve buyurdu ki; Haremeynin hizmeti kendisine verildi, kalkıp gelsin.” der ve bu rüyayı Hasan da görmüştür diye ekler.  Bu rüya üzerine Yavuz Sultan Selim Han, “Ey Hasan Can sana demez miyiz ki; biz, bir tarafa memur olunmadıkça hareket etmeyiz. Ecdadımızdan her biri evliyalıktan nasibini almışlardır. Her birinin nice kerametleri vardır. İçlerinde, ancak biz onlara benzemedik.” diyerek tevazuu göstermiştir ...

Yavuz Sultan Selim Han’a Müslüman kanı dökmüştür diyenler bu gerçekleri gölgede bırakarak şanlı Osmanlı tarihine iftira atmaktadırlar. Murad-ı ilahi Müslümanların bir olması yönündedir ki bu görev maddi ve manevi olarak Yavuz Sultan Selim Han’a ve onun nezninde Türklere tevdi edilmiştir. İslamın kalbine Hıristiyan oku saplamak isteyip emellerine ulaşamayanlar elbette Yavuz Sultan Selim Han’a iftira edecektir. Bizlere düşen ise zihnimizi abluka altına alarak kimliğimizi aşındırmaya yeltenenlere pabuç bırakmamaktır...

 

Bu yazı toplam 7191 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.