1. YAZARLAR

  2. Hüzeyme Yeşim Koçak

  3. Yap Bir H(açılım) S(övüşlü) Olsun
Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

RENKLER
Yazarın Tüm Yazıları >

Yap Bir H(açılım) S(övüşlü) Olsun

A+A-
26 Temmuz tarihli, ama uzun ve dikkatli bir okumayla geçmiş ve gelecek günlerde de muhtemelen benzerlerini göreceğiniz bir haber bu.
Ermeni açılımı derken, böyle olayları nedense gözden kaçırıyorlar. Çünkü Açılım uçuşu, HAÇılım sunuşu ve seferi olarak geri dönüp; bizi vuruyor.
Futbolcu kafasıyla, ABD’nin gözetimi ve denetiminde gülücüklü yüzlerle yapılan gülünç kucaklaşma ve sulu anlaşmaların sonucu böyle... Bay Sansaryan’dan, dostane küfürler, sövgüler:
 “Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Türkiye'nin doğusunda bulunan ve Ermeniler tarafından "Batı Ermenistan toprakları" olarak adlandırılan Ağrı Dağı bölgesinin geri alınmasını yeni nesillere görev gösterdi.
Ermenistan’da düzenlenen Ermeni dili ve edebiyatı yarışmasında öğrencilerden birinin, "Batı topraklarımızı Ağrı Dağı'yla birlikte geri alabilecek miyiz" sorusuna yanıt veren Sarkisyan, "Bu sizin neslinize bağlı. Mesela benim nesil üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirdi. 90'lı yıllarda vatanımızın parçası Artsah'ı (Karabağ bölgesini) düşmanın elinden kurtardık.
Her neslin bir görevi vardır. Siz de ileride bizim gibi görevinizi yerine getirip getirmeyeceğiniz birlik ve beraberliğinize bağlıdır. Biz Ermeni ulusu her zaman Anka kuşu gibi küllerden dirilmeyi başarmışızdır; vs. vs. cart curt”. Kaynak: www.internethaber.com
Ermeni gençler müsterih olsunlar; başaramasalar da üzülmesinler, kendilerine bilhassa bazı aklı evvel komşulardan yardımcılar olacaktır. Sarkisyan’ın verdiği görev, öyle sanıyorum ki bizde de yankılanacak, rağbet ve muhatap bulacaktır.
Özürcüler, mağdur milletler başında Ermenileri sıralayanlar (onlar Osmanlıları (Türkleri) katliamcı görüyorlar), 72 millete zulüm yaptık diyenler; sanırım talimatın gereğini yerine getirecek, başta Kürtlerin demokratik özerkliklerini haklarını -ileride federasyon- tanıdıkları gibi, bu “zulüm görmüş millete” topraklarımızı yahut yolu açmakta, bazı yerlerimizi hibe etmekte herhalde sakınca görmeyeceklerdir. En azından bir suçlu tavrıyla tartışacaklar, meselenin cılkını çıkaracaklardır.
Dostluk da zaten böyle yüksek seviyeden bir olgunluk gerektirir. Bizim gelecek nesiller; “Ver, kurtul. Sev Öp(ül) kurtul” politikasının, başa belâ zehirli meyveleriyle neticeleriyle uğraşsın dursun, atalarına rahmet okusun, önemli değildir.
 Ordu beslemeye ne hacet! Sen bize ipek gibi er(kek)ler, panpişler, internetten som arslanlar kaplanlar, gazete mürekkebi yalamış horozlar yetiştir yeter!
Gelsin çözüm, uyum; gitsin kınalı kel kuzum. Diyarbakır, Güneydoğu lokum.
Milliyetçiyiz, vatanperveriz diye niye işi zora sokup, eğip bükelim, dünyanın AB(D)’nin hışmını üzerimize çekelim canım.
Maşallah topraklarımız boldur, madenlerimiz bereketlidir, sat at bitmez. Devletin malı pekmezdir, yala yala bitmez.
Helâl süt emmiş, trene bakan ineklerin -şeytan kulağına kurşun- ardı arkası kesilmez. Bıyıklı sakallı ponpon koyunlarımız da pek besilidir, uçurumdan at(la) at(la) tükenmez.
Bir refah, mutluluk içindeyizdir sorma gitsin. Krizler teğet değil, havadan tayyare gibi vııjjt geçer.
Eelemterefiş, kem gözlere şiş. Hiç sorma nedir bu iş!
Ne gam, ne kasavet. Ye sen de bir Adalet! ŞİŞ!
Zannnederim, Ermeni cicişlerle aramızda, “Kestane kebap, acele cevap” cinsinden, bayrakların kaldırıldığı, ciddi bir dostluk maçı daha tertiplenir tez vakitte.
Bu yazı toplam 5700 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.