R. Merve Ay

R. Merve Ay

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yansımalar

A+A-

Şems-i Tebrîzi, Bağdat ziyareti esnasında Evhadüddin Kirmanî'yle karşılaşır. Ona ‘Ne yapıyorsun?’ diye sorar; Kirmanî cevap olarak, su leğeninde ayı izlediğini söyler. Bunun üzerine Şems-i Tebrizi, ‘Eğer boynunda çıban yoksa ne diye gökyüzünde görmüyorsun?’ karşılığını verir...

**

Meyyâl bir yanımız var yansımalara, evet... Yansımalarla yetiniyoruz çoğu zaman. Dünya telaşı deyip koşuşturmacanın bir ucundan dahil oluyoruz çarka. Mesele yansımanın yönünü kestirememekte.
Misal kitaplar... Onlarca kitap arasında kaybolup sayfaları aralamayalı uzun zaman oldu. Ne de olsa konsantre, ihtiyaç dozunda bilgiyi arama motorları önümüze koyuyor. Hatta dilersek yazıya döküyor. Halbuki siyak ve sibaktan yoksun bir kesit elimizdeki. Üstelik doğruluğu tartışılır, tasnifsiz, ayıklanmamış bilgi yığınından söz ediyoruz. Oysa kitap karıştırmış olsak "leğen" de değil de "ay" ı gökyüzünde görsek, gözümüz yıldızlara nasıl ilişecekse, kitap karıştırırken de kenarından köşesinden derken konuya etraflıca hakim olacağız.Yine aynı minvalde hayal gücümüzde sınırlı, sanmayın bilgisayar oyunları uçsuz bucaksız hayal tarlasının ürünü... Kurak bir zihni avuçlarımıza bırakıyor.

**

Yaşarken kolayı seçiyoruz, "farkındasız" yaşamak kolayımıza geliyor belki... Sorumluluklardan sıyrılmış bir yaşamı sürdürmek daha kolay olsa gerek. Fakat yavan ve sıradan...Hayatın tüm akislerini muhasebe etmek gerekmez mi? Suyu çekilmiş bir meyve gibi tatsız yaşamlarımız. Beşerin derûnî yanı ruhu ne alemde acaba? Elle tutulur olmayınca yansıması da olmasa gerek (!)

**

Yansımalarla yetinmeyi vird edinen bizler, ruhumuzu körelterek sorumluluğundan uzaklaşıyoruz. Salt ceset kalınca elde, hayatı anlamlı kılan ne varsa öteliyoruz ve maddi ne varsa mıknatıs gibi çekmeyi hedefliyoruz. ‘Üsve-i hasene’ olan Efendimiz (sav), ‘Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatını yaşamayı, aynı zamanda yarın ölecekmiş gibi ahiret hayatına hazır yaşamayı’ öğütlerken; insan fıtratına en uygun reçeteyi veriyor. Yani bir Müslümanın, "anı" İslam sıfatlarını tam anlamıyla hissederek yaşaması gerekiyor. Çünkü İslam, ibadetlerin yanı sıra gündelik yaşamı da muntazam bir düzene koymuştur. Yeme-içme adabından, uykuya, oturma kalkma adabından, öz bakıma kadar herşeyi detaylı olarak irdelemiştir. Oysa bizler gün geçtikçe aksi yönde ilerliyoruz. Yozlaştığımızın farkına dahi varmadan bilimin ilerlemiş olmasıyla dünyanın küçüldüğünden, herşeyin elimizin altında oluşundan mağrurlanıyoruz.

Evet, dünya küçülüyor çünkü başımızı kaldırıp göğe bakmaya korkuyoruz...

Bu yazı toplam 7336 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.