1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Yahudi’nin sonun başlangıcı
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Yahudi’nin sonun başlangıcı

A+A-

Dünyada gelişen hâdiseleri dikkatlice okuyacak olursak görürüz ki, İİT’in 13.12.2017 tarihinde İstanbul’da toplanıp Doğu Kudüs’ü mazlum Filistin halkının başkenti ilan etmesi ve birkaç gün sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 128 ülkenin, ABD Başkanı Donald Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesini reddetmesi zalim Yahudi’nin Kudüs’te sonunun geldiğinin başlangıcıdır.

Tarih şahit olacak ki yakın bir gelecekte Yahudi yavaş yavaş Kudüs’ten çekilmeye başlayacak ve sonu hüsranla bitecek, tarihte olduğu gibi dünyanın her tarafına dağılacak evsiz, barksız ve yurtsuz kalacak ve bin sene bu şekilde sürecektir.

Müslümanlar, günümüzde olduğu gibi ulusalcılık gibi kötü hastalıklara duçar oldukları zaman zalim Yahudi tekrar Filistin’i yurt edinmeye kalkacak, bir insan ömrü kadar (120 sene) yaşadıktan sonra Müslümanların toparlanmasıyla tekrar yıkılacak ve 1000 sene daha yurtsuz, barksız, evsiz, zillet içerisinde rezil bir şekilde aşağılanmış olarak yoksulluk içerisinde yaşayacaktır. Başta Nazi Almanya’sı gibi Avrupalılar tarafından itilip kakılacak ve zulme uğrayacaktır. Osmanlı Devleti gibi Türkiye, tekrar merhameten ve “Yaratılanı hoş gör Yaratandan ötürü” düşüncesini dikkate alarak tekrar zalime kapılarını açacaktır. Kıyamete kadar böyle sürüp gidecektir. Çünkü zalim Yahudi lanetlenmiş bir kavimdir.

Allah’ın lanetine uğramasının sebebi, Kur’an-ı Kerim’e göre, Allah’ın ayetlerini yalanlaması, haksız yere Zekeriya, Yahya gibi birçok peygamberi öldürmesi ve adaletle hükmeden hâkimleri ortadan kaldırmasıdır. (Bkz. Bakara:61)

İİT’in İstanbul’da toplanıp, Doğu Kudüs’ü Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda Filistin’in başkenti ilan etmesi, ABD’nin Ortadoğu’daki bütün planlarını ve projelerini altüst etmiştir.

ABD’nin plan ve projesi, Irak ve Suriye’yi parçalayarak PYD’yi silahlandırarak, ardından Suudi Arabistan’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Mısır’ı yanına alarak Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmekti. Başardı; fakat bu plan ve bu proje Trump’un, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesiyle altüst olmuştur.

ABD’nin hesap edemediği bir husus vardır ki o da Müslüman halkların birleşmesi projesidir. Bu projenin uygulanmasına İİT, İstanbul’da toplanıp Doğu Kudüs’ü Mazlum Filistin halkının başkenti ilan etmesi bir delildir. Dikkat ederseniz 57 İslam ülkesi bir araya geldi ve bu tarihi kararı aldı. Doğu Kudüs’ü Mazlum Filistin halkının başkenti ilan etti.

Halkların birleşme projesinin baş mimarları Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan halklarıdır. 2013 yılında Ramazan umresine gitmiştim. Medine’de akşam iftarını birlikte yaptığımız Ezher Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Şeyh bana şöyle dedi: “Ya Şeyh Sadık solumdaki Mekke Ümmü’l- Kurra Üniversitesi şeyhlerinden biridir, inşallah Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır halkları yakında birleşecek, bunun için çalışıyoruz.” Ben de inşallah demiştim.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı densiz, dolar şımarığı Abdullah bin Zayed, “Medine Kahramanı” Fahreddin Paşa’yı, İngilizlerin eline geçmemesi için mukaddes emanetleri, İstanbul’a göndermesinden dolayı “hırsız”lıkla suçlamıştır. Bunun sebebi İİT’in İstanbul’daki Kudüs zirvesini baltalamaktır; çünkü zamanlaması manidardır.

Zayed’in açıklamasını fırsat bilen malum gazetelerin bazı köşe yazarları “Mal bulmuş mağribi gibi” “Araplar bizi arkadan vurdu” başlığı altında yazı yazdılar. Bu konuda yaygarayı bastılar, biri de yazısının sonunda onlarla sadece ticaret yapalım, aralarındaki meselelere karışmayalım, dedi.

Osmanlı’ya isyan eden I. Dünya Savaşı’nda Mekke Şerifi Hüseyin’dir. Arapların tümüne şamil etmek doğru değildir. “Araplar bizi arkadan vurdu” şeklinde başlık atmak İİT’in İstanbul’daki Kudüs zirvesini baltalamaktır.

ABD, İsrail ve siz ne yaparsanız yapın; İslam ülkeleri hakların birleşme projesi, İİT’in İstanbul zirvesi ile uygulanmaya konulmuştur. Bu projenin engellenmesine ne ABD, İsrail, ne Suudi Arabistan, Mısır ve ne de Birleşik Arap Emirlikleri mani olabilecektir.

İİT’in İstanbul zirvesi Yahudi’nin sonunun başlangıcıdır. Güçlünün değil haklının güçlü olduğunun bir delilidir. Zulümle âbâd olunamayacağı gerçeğinin bir işaretidir.

İİT, İstanbul zirvesiyle yetinmemeli nihai sonuç alabilmek için İsrail’in 1967 savaşından önceki topraklara çekilmesi sağlanmalı. İkinci hamlede mübarek topraklardan atılmalı ve Kudüs’ün korunması ve kollanması görevi İİT’ye verilmeli.

Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 458 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.