1. YAZARLAR

  2. Hikmet Peker

  3. Ya tuz kokarsa.?
Hikmet Peker

Hikmet Peker

Yazarın Tüm Yazıları >

Ya tuz kokarsa.?

A+A-

Hadi, bozuk sütü satanı, kadıya şikâyet ederiz de

Hünkarım…
Ya sütü bozuk kadıyı, kime şikâyet ederiz?
Yıl 2018 ve partili partisiz, fanatik ya da aklıselim şuan ülkemde yaşayan kime sorarsanız sorun, bence çok büyük ve ezici bir çoğunlukla “Mevcut kadrolarla iyi yönetilmediğimiz” görüşü ağır basıyor.
Fakat bu 70-80 civarındaki aynı kesime göre resmi mazbata sonuçları, yani %52 oy oranı sebebinin cevap şıkları ise şu birkaç ana başlık altında kümelenmektedir.
Uzun lafın kısası, ülkem seçmeninin çok büyük bir çoğunluğunun memnuniyetsiz olduğu bir kadroya, seçmen neden ve hala tekrar tekrar oy vermesinin sebeplerinin başında “Alternatifsizlik yani muhalefet sorunu ya da boşluğu” gerçeği yatmaktadır.
Daha sonra sırasıyla, “Orta ve uzun vadeli aşırı borçlanma” ile “Mevcut kadrolar sayesinden kamu nimetlerinden extra menfaatler sağlama” gibi realitelerin mevcut iktidarın, resmi mazbatayı elinde bulundurmasının gerçek nedeni olduğu, inkâr edilebilir mi?
Aranızdan “Lider faktörünü yok mu?” diyenlere cevabım ise “Toplam seçmen kitlemizin içerindeki fanatik Erdoğancı oranının yüzde 15 civarında olduğunu kabul ediyorum.”
***
Şimdi gelelim yazı başlığımızı oluşturan mevzuya…
15 Temmuz 2018 akşamı bir ilçemizdeki, ilçe müftüsünün imamlığında, anıt meydanında kılınan toplu yatsı namazında uygulanan “VIP Saf” uygulaması, kamuoyunun malumudur. Boyboy fotoğraflar ile sosyal medya üzerinden alenen servis edilen bu durumun ne dinimizde ve kitabımızda nede Hz. Peygamberimiz ve bugüne kadar hiçbir din âlimi ve devlet büyüğüne uygulanmadığı gerekçesiyle durumu, gazetecilik meslek etiğimiz gereği CİMER’e şikâyet etmiştim.    Aradan geçen iki ay sonunda dün mail adresime gelen cevabi yazı ile adeta şok oldum ve “Ya tuz da kokarsa!” sözü mucibince bu makaleyi yazmaya karar verdim.
Cimer’den gelen yazıda, “Namaz vaktinin geçmek üzere olması dolayısıyla imamın, yani ilçe müftüsünün ivedi olarak kendisi için serilen seccadeye oturduğu..
Hemen arkasına serilen beş kişilik seccadeye oturan protokolün birinci saf anlamında olduğu, ancak ikinci saftaki (85 kişilik) cemaatin, birinci saf hizasına gelemediklerini… İmamında bu durumu gözden kaçırmış olabileceği..” gibi ucu açık ve siyasi söylemlerle suç unsuruna rastlamadığı, dolayısıyla şikayetimin havada kaldığı cevabını aldım.
İnanın o an, devletime ve adalete olan inancım ve güvenim, adeta ciddi bir sarsıntı geçirdi..! El İnsaf! El vicdan’ Ve Yuhh yaaa yuh…
Daha suçüstü denen şey nasıl? Pes.
Sonuçta; 1-O vip saf uygulamasına sebep olan, 2-Seccadeleri serdiren, 3-İlgilileri buyur eden, 4-İmamlık görevini icra eden…
Hiçbirinin en ufak bir kusuru yok, ama o saflarla cemaat oluşturan vatandaşlarımız suçlu öyle mi?
Umarım o cemaat bu suçunun bedelini önümüzdeki ilk seçimde sandıkta vereceği cevapla ödemez!
Yoksa biz “Siz neye layıksanız, öyle yönetilirsiniz” sözünün gereği mi tüm bu yaşananlar.!
Hadi, bozuk sütü satanı, kadıya şikâyet ederiz de
Sultanım…
Ya sütü bozuk kadıyı, kime şikâyet ederiz?

 

Bu yazı toplam 1161 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar