1. YAZARLAR

  2. Havvanur Doğan

  3. Ya sabır ya selamet!
Havvanur Doğan

Havvanur Doğan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya sabır ya selamet!

A+A-

İnsanın hep zoruna gitmiştir sabretmek. Sabredenler; aciz, ezik olarak görülür. Acele eder insan çoğu zaman, sabretmek istemez. Sabır, sadece zulüm görenlere yakıştırılıyor şimdilerde. Sabrın yerini isyan alıyor git gide. Oysa bilseydi insan; en üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir, devam eder miydi isyan etmeye? Bilseydi: ‘Birbirlerine sabrı tavsiye edenler, onlar ziyanda değillerdir.’(ASR-3) ayetini, teşvik eder miydi isyana en sevdiklerini? Ve bilseydi; dünyanın hürmetine yaratıldığı, Allah (c.c)’ın en sevdiği kulu olan Efendimiz(s.a.v)’in bile ömrünün sabretmekle geçtiğini, eminim en çok kendine yakıştırırdı insan sabretmeyi…

Sabır konusuna verilebilecek en güzel örnek, şüphesiz Efendimiz(s.av)’in hayatıdır. Henüz doğmadan babasını, altı yaşında ise annesini kaybetmiş olan Peygamberimiz, hayata hem öksüz hem yetim başlamıştır. Hayatı boyunca annesi ve babasına olan sevgisini sabırla yoğurmuş, onlara kavuşacağı günü sabırla beklemiştir. Peygamberlik geldikten sonra ise, en sevdiklerinin, başta amcası olmak üzere, tebliğine yanıt vermemelerine sabretmiştir. Evet, bu O’nun için çok zor bir imtihandı. Ama O vazgeçmedi, isyan etmedi ve sabretti. Sonunda ise sabrın karşılığını elbette ki aldı ve amcası hakikati görüp, tebliğe yanıt verdi. Yıllarca vatanından ayrı kaldı, doğduğu, büyüdüğü topraklardaki insanlar O’nu hor gördü, taşlayarak vatanından ettiler. Ama O yine sabretti, çünkü O’na ‘Sabredenlere lütfumu, ihsanımı bağışla!’ ayeti indirildi. Ve yıllar sonra kavuştu, vatanına. İşte biz; ömrü sabretmekle geçen, sabretmekten asla vazgeçmeyen, bir kez dahi isyanı aklından bile geçirmeyen bir peygamberin ümmetiyiz.

Sabır; suskunluk değil, sadece Rabb’in işittiği bir feryattır. Acizlik değil, bilinmeyen asalettir. Sabır zaman alır, emek ister, sevgi gerektirir. Günümüzde aşklar; sabırsız, hep bir beklenti var. Kimse karşılıksız sevmiyor, kimse çıkarsız sabretmiyor. Unutmayın; sabır varsa her zaman umut vardır. Ümitlerinizi sabırla yeşertin, sabretmekten asla vazgeçmeyin. Sabredenler, pişman olmayanlardır. Sabrın; kontrol etmek, hapsetmek, menetmek gibi anlamları vardır. Sizin de bir sıkıntınız varsa; önce kendinizi kontrol edin, sonra onu hapsedin dualarınızın arasına, sonra göreceksiniz sıkıntınız sizden men olup gidecek. Mevlana Şems’e kavuşacağını biliyordu. Ama acele etmedi, isyana yönelmedi, sabretti ve kavuştu. Siz de sabredin ve kavuşun.

Çamurun üstüne yağan yağmurun, hiçbir iz bırakmadığı gibi; isyan da sabrı yok eder, siler. İsyan ettiğinizde en başa dönersiniz, kazandıklarınızı kaybedersiniz, umutsuzluğa kapılırsınız. İsyan etmek kolaya kaçmaktır. Sabretmekse zoru seçip, sonunda kavuşmaktır. Sabır yerine isyana teşvik eden şu devirde,  sabredecek bir nedeniniz olsun. Bir Müslüman’ın sabredecek en büyük nedeni Allah rızası değil midir zaten? Öfkelenip, kırıp, döküp isyan etmeyin. Ümit edip, dua edip, sabredin.

“Sabreyle gönül derdine derman ere umma

Can atma oda bi-hüde canan ere umma”

Diyen Dehhani gibi, bir türlü söz dinlemeyen gönlünüzü, sabretmeye çağırın. Zamanın unutturmayacağı acı, susturamayacağı feryat yoktur. Ama zaman sadece ‘sabır’la yoğrulur.

Bu yazı toplam 7579 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum