1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Vakıflar sosyal denge sağladı
Vakıflar sosyal denge sağladı

Vakıflar sosyal denge sağladı

Vakıf Haftası açılış programında konuşan Vali Yakup Canbolat, “Vakıflar aynı zamanda servetin zengin kesimlerden fakir kesimlere doğru akışını büyük ölçüde gerçekleştirerek, sosyal denge ve bütünleşmeye ciddi katkılar sağlamıştır” dedi

A+A-

Vakıf Haftası açılış programı Novotel'de gerçekleştirildi. Her yıl Mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Vakıf Haftası'nın bu seneki teması ise "Vakıf Kuran Kadınlar" olarak belirlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan program, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı sinevizyon gösterimi ile devam etti. Programa Vali Yakup Canbolat, Konya Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç, Selçuklu Kaymakamı Sabit Kaya ile çok sayıda davetli katıldı. Burada konuşan Vali Yakup Canbolat, “Vakıf, kişilerin menkul ve gayrimenkullerini kendi mülkiyetinden çıkarıp, belli bir gaye ile hayır hizmetine sunulmasıdır. Vakıf, maddi karşılık beklemeden başkalarına yardım etmek gibi yüce bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır” dedi.

VAKIFLAR SOSYAL DENGE SAĞLAMIŞTIR

İslam tarihinde ilk vakfın Hz. İbrahim tarafından yapılan Kabe ve oradaki zemzem kuyuları ile olduğunu söyleyen Canbolat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türklerin İslamiyet öncesinden gelen örf adet ve gelenekleri, vakıf anlayışının medeniyet haline gelmesine büyük katkılar sağlamış, İslamiyet ile birlikte bu altyapı, inceden inceye işlenerek daha geliştirilmiştir. İslamiyet’in özünü de temsil eden yardımlaşma ve dayanışma, aziz Türk milletinin İslamiyet’ten önceki geleneklerinde de da görülen sosyal bir özelliktir. İnsanların en faydalısı insanlığa faydalı olandır, malın en hayırlısı, allah yolunda harcanandır anlayışı ile insanları, hayvanları, hatta doğayı da içine  alacak şekilde pek çok vakıf kurulmuştur. Osmanlı döneminde kurlan vakıflar tarafından, cami medrese, hastane ,han hamam köprü çeşme, su yolları gibi kamusal niteliklerin tamamı hayrat olarak yaptırılmıştır. Vakıflar aynı zamanda servetin zengin kesimlerden fakir kesimlere doğru akışını büyük ölçüde gerçekleştirerek, sosyal denge ve bütünleşmeye ciddi katkılar sağlamıştır. Geçmişte olduğu gibi bugün de şefkat, merhamet ve sevgi duygularını geliştirilmesi kurumsal olarak vakıflar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Günümüzde de çeşitli amaçlara yönelik hizmet eden pek çok vakıf kurulmuştur. Bize düşen görev ecdadın emanetlerine sahip çıkmaktır.”

YARDIM FAALİYETLERİ DE YAPILIYOR

Konya Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç de yaptığı konuşmada, “35 yıldır Vakıf Haftası’nı kutluyoruz. Her yıl bir tema belirleniyor. Bu yıl da ‘Vakıf Kuran Kadınlar’ teması belirlendi. Memleketimizin en köklü kurumlarından olan Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıfların korunması ve yeni vakıf kurmak, yöneticisi kalmayan vakıfları yönetmek gibi çeşitli işler yapmaktadır” dedi. 20 bin civarında vakıf eserinin onarımı, restorasyonunun yanında farklı hizmetler de yapıldığını kaydeden Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk, orta ve yüksek öğrenimde eğitim alan öğrencilerimize burs imkanı sağlıyoruz. Ayrıca ihtiyaç sahiplerine de yardım yapıyoruz. Yüzlerce vakıf yurdumuz ile de eğitime destek sağlıyoruz. Vakıf, yardımlaşma ve dayanışmanın kurumsallaşmış halidir. Malın en hayırlısı Allah yolunda harcanandır. İslam, kişileri karşılıksız yardım yapmaya ve iyiliğe teşvik eder. Peygamber efendimizin uygulamaları da vakfetmeye yönlendirmiştir. Vakfetme ilk kez Emeviler’de görülmüş, Türklerin İslamı kabulü ile daha da yayılmıştır. Konyamız vakıf gelirleri açısından diğer illere nazaran düşük seviyededir.”

ATALARIMIZ HAYRAT ÜZERİNE MEDENİYET KURDU

Açılış konuşmalarının ardından Yrd. Doç. Dr. Zehra Odabaşı, “Vakıf Kuran Kadınlar” konulu bir konferans verdi. Odabaşı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Vakıf medeniyetinde, siyasi ve idari alanda olduğu gibi, kültür ve medeniyet alanında da kadınların çok önemli katkıları var. İslami dönemde Türk medeniyeti önemli bir kavram üzerine inşaa edilmiştir. Bu kavram ‘hayrat’tır. Hayrat bilindiği gibi, Selçuklular’ın Anadolu’ya gelişleri ile birlikte başlamış ve Osmanlı döneminde de zirveye ulaşmıştır. Hayrat, Selçuklular’ın, ekonomik ve sosyal hayatını ve sistemini düzenleyen, aynı zamanda kültürel düzeni sağlayan bir vakıf kurumunun temel unsurlarından bir tanesidir. Hayrat Kur’ani bir kavram olmakla birlikte, atalarımız Selçuklular ve Osmanlılar bu kavramın içini doldurup bu kavram üzerinden medeniyet inşa etmişlerdir.”

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.