1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. Uzak diye bir yer yok (Arakan)
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Uzak diye bir yer yok (Arakan)

A+A-

-Anne, Cennet çok mu uzak buraya diye sormuştum öldürüldüğü günün gecesinde. Buğulu siyah gözlerinde birikmiş ıstıraplarının arasından bir tebessüm arayıp bulmuştu ve Hayır kızım, Çok uzak değil ama Cenneti kazanmakta kolay değil… demişti.

-Arakan benim adım, sizlerin yaşadığı bayramları hayal bile edemeyen 11 yaşında bir Müslümanım. Tüm canlılara Şefkat ve merhametli olmanın yeryüzündeki en güzel temsilcisi Peygamberimiz Hz. Muhemmed Mustafa(S.A.V.)i ve ümmetini yılana benzeten, bu nedenle bizleri işkence ile öldüren zalimler karşısında sessiz kalanlara bazı şeyler anlatacağım;

-Annem tam üç ay önce kanatlandı cennete. Evimizi ateşe verdiklerinde o içerideydi. Lütfen söyler misiniz, Alevlerin arasından annenizin çıkıp gelmesini beklemek ne kadar anlatılabilir? Bir ateş bir insanın daha fazla neyini yakabilir? Bir feryat daha nasıl duyulmaz olabilir? Ve bir çile daha ne kadar çekilmez olabilir?

- Cennete giden Müslümanlar, Sırattan geçerken Cehennemi görecekler diye duymuştum. Biz burada Cehennemin tam ortasında yaşıyoruz. Güneş başkalarına doğuyor ve bize gece bitmiyor. Zifiri bir karanlığın içinde kaybolup gidiyoruz.

-Bugün Kurban bayramı Arefesi. Babam üç gündür kayıp, hiçbir haber alamıyorum. Kaçarak ve canilerden gizlenerek yaşamak zorunda olduğumuz için parçalanmış cesetlerin arasında babam var mı diye arayamıyorum. İnanın burada ölmek hiç kolay değil, yaşamak ise ölmekten çok daha zor. Dünler ve yarınlar insanlarla birlikte katledildi. Hangi yana dönsem umut diyebileceğim bir kapı bulamıyorum. İlk önce işkenceye uğramadan ölebilmek için, sonra böyle bir duaya kimseler mecbur kalmasın diye dua ediyorum.

-Siz bunları okumadan annemle kavuşmuş olurum belki. El ve ayak bileklerimin kesilmesi, başımı gövdemden ayırmaları, Müslümanların bunu seyretmesi ve sessiz kalmasından daha fazla acıtmaz canımı.

-Bu çaresizlik içinde dökülen kanım toprağa ekilen bir umut tohumu olsaydı. Parçalanmış bedenim bir araya getirebilseydi bölük pörçük ayrılmış Müslümanları. Bir uyanış olsaydı ölümüm.

Gerçekten uzak diye bir yer kalmazdı o zaman, taş kesilmiş yürekler erirdi de Kanla ‘Kirleşmiş Milletler’ belki gerçekten birleşmek zorunda kalırdı. Feryatların duyulduğu her yer insanlığa yakın olurdu.

-Ve belki o zaman yetim, öksüz dul ve perişan bırakılan mazlumların, denizlere dönüşen gözyaşlarında boğulmaktan kurtulabilirdiniz.

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.