Sabit Horasan

Sabit Horasan

Türk futbolu

Türk futbolu

Arda Turan…

Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği bir yıldız.

Futbolumuzun Avrupa’daki en başarılı temsilcisi.

Sevelim veya sevmeyelim, ama yiğidin hakkını verelim.

Gelin görün ki, bu futbolcu İspanya ile oynanan maç sırasında, günah keçisi ilan edilerek yuhalandı. Hemde dakikalarca. Evet, Türk seyirciler yuhaladı, ama İspanyol seyirciler ona sahip çıktı ve alkışladı. İşte futbol kültürü, vefa budur. Üzülerek söylemeliyiz ki, futbolumuz kadar seyircimizde bu davranışıyla sınıfta kaldı Avrupa arenasında ki ilk iki maçta.

Kendi takımında bile çok az süre alan ve maç eksiği bulunan Arda Turan, kötü oynamış olsa da bu protestoyu kesinlikle hak etmedi.

xxx

Gelelim asıl konuya.

“Görünen köy klavuz istemez.”

Ulusal takımın İspanya karşısında kaybedeceği, daha bir gün öncesinden belliydi.

Teknik direktör Fatih Terim ve takım kaptanı Arda Turan’ın basın toplantısında ki yüz ifadeleri, gerginlikleri bunu apaçık gösteriyordu.

Ulusal takımın, bırakın İspanya, bir önceki Hırvatistan maçını da kazanacağını düşünmek bile hayalcilikten öteye geçmezdi. Dahası, Millilerin bu futbolla, bu kafayla her iki karşılaşmadan bırakın galip gelmeyi, puan alması da futbolun gerçeğine ihanet olurdu. Bu da bizim turnuva öncesi düşüncelerimizi doğruladı.

Daha öncesine gidecek olursak, gerek eleme grubundaki son İzlanda ve gerekse Avrupa şampiyonası öncesi oynanan hazırlık maçlarındaki futbol, Ulusal takımın Avrupa şampiyonasındaki konumunu önceden gözler önüne sermişti.

Ne yazık ki, bu gerçekleri kimse görmedi/göremedi.

Milli takım, keşke son hazırlık maçında Slovenya ile berabere kalsaydı, Karadağ maçını da uzatma dakikalarında gelen golle kazanmasaydı, böylece gerçekler göz ardı edilerek “biz bitti demeden bitmez” sözleriyle havaya sokulmasaydı. İşte bu iki galibiyetin ardından, spor camiası ile adeta alay edilerek teknik direktör Fatih Terim göklere çıkartıldı.

Sonuçta da bu günkü durum ortaya çıktı. Şimdi de daha dün övülen futbolcuları ve Fatih Terim’i yerden yere vurmaya kalkıyoruz. Biraz geç kalınmadı mı?

Türk futbolu adına üzülmemek elde değil.

Hiç kimsenin böylesine kişiliksiz futbol oynamaya veya oynatmaya hakkı yok. Hiç kimsenin Türkiye’yi nezil etmeye kesinlikle hakkı yoktur.

Milli takımın gruptan çıkma şansı azda olsa devam ediyor. O zaman yapılacak; Milli formanın hakkını vererek futbol oynamak, Çek Cumhuriyeti maçını farklı kazanarak en iyi üçüncüler arasına Türkiye’nin adını yazdırmaktır.

Ulusal takıma yakışan budur. Yürekleri yetiyorsa bunu gerçekleştirirler ve 78 milyon Türk’ü sevindirirler, coşkuy yaşatmaya devam ederler. Yoksa Avrupa şampiyonası heyecanı Türkiye için grup maçlarında sona erecek.

xxx

Ulusal takımın Avrupa şampiyonasında oynadığı ilk iki maçta aldığı yenilgiler kadar oynanan olumsuz futbol, Türk futbolunun yeniden yapılanması gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermekte.

Türk futbolu iyi yönetiliyor mu? önce bunun yanıtı aranmalıdır.

Milli takımın geçmişte 8 yıl Avrupa ve Dünya şampiyonalarına neden katılamadığı, Fransa’da devam eden Avrupa şampiyonasının ilk iki maçındaki hayal kırıklığını ortaya çıkartan nedenler tartışılmalıdır.

Avrupa’ya neden daha çok futbolcu gönderemiyoruz, yabancı kontenjanı uygulaması doğru yapılıyor mu? soruları yanıtlanmalıdır.

Bunun içinde önce kulüplerden başlayarak Türkiye Futbol Federasyonu yöneticileri de kendilerine çeki düzen vererek yeni bir yol haritası çizmelidirler.

Bugün, birkaç Anadoılu takımı dışında kulüplerin belli bir transfer politikası yoksa, hala menajerlerin veya basın içerisinde menajerliğe soyunan kişilerin transferde söz sahibi olarak kulüplere yön vermeye çalışmaları veya önerileri ön plana çıkıyorsa, iyi

planlama yapılamıyorsa o zaman Türk futbolunun bu duruma nasıl geldiğini yadırgamamalıyız.

Türkiye Futbol Federasyonu ve kulüp yöneticileri, Türk futbolunun geleceğini masaya yatırarak çözüm yolu aramaları kadar, Türk basın camiasının da içindeki menajer bozuntularını temizlemek için gerekeni yapması en doğru yol olacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sabit Horasan Arşivi
SON YAZILAR