1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Töreler ve Kızların Hakkı
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Töreler ve Kızların Hakkı

A+A-

Yuvamız yazı serisi

Töre, milletin bağrından çıkmış ve uzunca bir zaman yapıla gelen iyi davranış ve hareketlerdir. Anaya ve babaya hürmet, küçüklere sevgi, büyüklere saygı, misafire ikram gibi çok değerli törelerimiz bulunmaktadır. Töre kelimesi; örf, âdet ve an’ane kelimeleri eş anlamlıdır. İçki içmek, kumar oynamak, zina yapmak, adam öldürmek, ana ve babaya isyan etmek gibi kötü fiiller (işler) tarihi seyir içerisinde zaman zaman milli bünyemize girmişlerse de bunlar zaman içerisinde temizlenmişler ve fakat töre olamamışlardır.
Bir hareketin “töre” olabilmesinin ilk şartı o şeyin, yapana, yapılana ve topluma zarar veriyor olmamasıdır. Bir şey; yapana, yapılana ve topluma zarar veriyorsa ki mesela adam öldürmek, böyle bir hareketi dinimiz ve yasalar mutlaka yasaklanmış ve yapılmasına izin vermemiştir. “Efendim, törelerimize göre…” diye başlayan bir sözün içerisinde, adam öldürmeyi mubah gösterebilecek hiçbir gerekçe bulunamaz.
KÖTÜLÜKLERİN TÖRESİ OLMAZ
Yirmi birinci asra adım attığımız bugün, bilhassa ülkemizin doğu illerinde “töreler gereği…” insan öldürülebiliyorsa, bunun adına töre denmez, olsa olsa cinayet denir. Bu, yapanın alnında da bir kara lekedir ve adına katil denilir. Hele bu öldürülen kendi evladıysa ve hele de korunmaya muhtaç kız bir çocuğuysa bu cinayete verilecek isim bulunamaz.
İslam gelmezden önce, kız olarak doğan çocuklar toplumda iyi karşılanmaz, belli bir yaşta bizzat baba tarafından diri diri toprağa gömülerek öldürülürlerdi. Bu cinayeti işleyenlerden birisi de daha sonra adaleti ile ün salmış bulunan Hazret-i Ömer’(r.a) dir. İslam’la şereflenen bir insanın, cahiliye dönemindeki canavarlığından eser kalmıyor, bu suçunu itiraf ederek pişman oluyor ve insanlığa örnek bir kişi olabiliyor.
Gazetelerde, televizyonlarda töre cinayetlerini gördükçe aklımıza, yirmi birinci asra girerken hâlâ cahiliyet döneminde yaşayanlar mı var? Sorusu gelmektedir. Töre cinayetine kurban edilen kız çocukları niçin öldürülmektedirler? Öldürülen kızların suçları nelerdir? Bu suç affedilemez bir suç mudur? Eğer ortada bir suç varsa bu suçun cezasını devlet mi vermeli yoksa en yakını olan baba ve ağabeyi mi, vermelidir? Bu ve benzeri birçok sorular.
TÖRE CİNAYETİ
Uzun yıllar bu konu üzerinde kafa yoran bir kişi olarak töre cinayetlerin; “bir kızın ailenin ve özellikle babanın isteği dışında bir erkeğe kaçması, karma olarak öğretim veren okullarda kız ile oğlanın birbirlerine meyl (gönül vermesi) etmesi” olarak gördüm. Bu durum aileyi çileden çıkarmakta ve yıllarca çocuklarının izini sürerek ilk ele geçirdiklerinde onu ve kocasını öldürmektedirler. Genellikle bunlar dini nikâhlarını kıydırdıkları halde gazeteler ve televizyonlar bu haberi verirken; “kızın bir erkeğe kaçtığını ve nikâhsız yaşadıklarını…” göstermektedirler.
Aslında olan şudur. Aile reisi baba kendini, kızı üzerinde onun evlenmesi de dâhil tam hak sahibi görmekte, kızına bu konuda en küçük bir fikir sormamaktadır. Ve sonu ölümle bitecek olan yanlışlıkların temeli burada başlamaktadır. Baba, kızına yüksek tutarda bir “Başlık parası” istemekte, onun evlenerek yuvasını kurmasını engellemekte, bir müddet bu duruma sabreden kız, sonu gelmeyen bu beklemeden bıkarak, gönül verdiği delikanlıya kaçmaktadır. “Dini nikâhını” kıydırmış olsa da, bu kız atasına isyan etmiş ve nikâhsız bir erkekle düşüp kalktığı zannedilmektedir.
İkinci şekil ise daha kötüdür. Kızın yaşı küçük olduğu halde baba, “başlık parası” alma hırsına onu kendinden çok büyük bir adama vermektedir. Düğün günü yaklaştıkça kız, istemediği bu adama varmaktansa beğendiği bir delikanlıya kaçmayı yeğlemektedir. Ve akıbet, “töre cinayeti”ne kadar gitmektedir.
KIZ, ESİR DEĞİLDİR
Kız çocuğu, ailenin bir ferdi ve bilhassa kendini ilgilendiren konularda görüşü alınması gereken bir insandır. Kız çocuğuna esir muamelesi yapmak, baba da olsa kimsenin hakkı değildir. Bu devirde bu yanlış kanaatin mutlaka kafalardan silinmesi lazımdır.
Kız çocuğu, istemediği bir insanla zorla evlendirilemez. Baba istiyor, anne istiyor diye kız çocuğunun rızası dışında işlem yapılamaz. Kız evladı “başlık parası” bedeline bir erkeğe satılamaz. O, kesinlikle bir mal değildir. Ana ve babanın bir parçası, canı ve ciğeri olması gereken yavrusudur. Kızın mutluluğu, ana ve babanın mutluluğu, mutsuzluğu ise ana ve babayı mutsuzluğunu gerektirir. Bunu düşünemeyen, bunu hissetmeyen ana ve baba, kendi öz kızlarının haklarına tecavüz ediyorlar demektir.
Dinimiz İslam bu konuda; “Bakire bir kız, Resulüllah (s.a.v) geldi ve kendi istemediği halde babasının onu birisiyle evlendirdiğini anlattı. Resülüllah’da (s.a.v) onu muhayyer (eşini seçmede serbest) bıraktı”. (Tecrid-i Sarih c:11, s:299) demektedir. Bu hadis-i şerife göre, akıllı ve baliğa olan bir kızın, rızası olmaksızın evlendirilemez.
NASIL ÖNLENİR
Bu gün dini eğitimden uzak yetiştirilen gençlerimiz, gücü olanın zayıfı ezdiği bir ortama doğru hızla sürüklenmektedir. Kısa vadede şu tedbirler (önlemler) alınmalıdır.
Babalar, ailesinin geçimini sağlayabilmek için “başlık parası” almaya mecbur bırakan ekonomik sıkıntılardan kurtarılmalıdır.
Bugün ülkemizin 15.000 camisinin kadrosu olduğu halde imamsız, 10.000 camisinde ise ne kadro var ne de imam bulunmaktadır. Hıristiyan misyonerlerin fink attıkları ülke ortamında, bu kadrolar derhal verilmeli ve Müslüman halkımıza, dini anlatılmalıdır.
2012 yılında başlatılan 4+4+4 şeklinde eğitim veren ilköğrenim okullarında ilk 4 seneden sonra kız ve erkek öğrenciler birbirlerinden ayrılmalıdırlar.
28 Şubat baskınından önce bizim kız okullarımız vardı. Kız liseleri, kız özel okulları, kız imam hatip okulları ve kız sanat enstitüleri… 28 Şubatçıların yargılandıkları bu günlerde bu okullarımız da hemen eğitim ve öğretime başlatılmalıdır.
Çıplak kadın figürleri ve fuhuş sahneleri yayınlayan TV’ler ve gazeteler, zinanın önünü açmaktadırlar. Hâlbuki bu medya kuruluşları nikâh üzerine kurulmuş yuvaların mutluluklarını anlatmalı, onları çocuklarımıza tanıtmalıdırlar.

Bu yazı toplam 5156 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.