Ayşe Naz  Çimen

Ayşe Naz Çimen

Yazarın Tüm Yazıları >

Terör ve hukuk

A+A-

Alışılıyormuş…

Hukuksuzluğa da , ilahi adaletin gecikmesine de , haksızlıklara da , zalimin zulmüne de , içinde her türlü pisliği bulunduranların pişkince yaşamasına da alışılıyormuş…

Alışmaya alışmakla da bütün duygular ölüyormuş…

Her neyse !

Terörle mücadelede ülkece resmen seferber olmuşuz.

Böyle bir manzarayı 15 Temmuz’dan beri görmüyordum…

Bütün yürekler bir olmuş , Afrin için atıyor.

İçimdeki fırtınalardan derbeder olmuş ruhumda, baharın taze çiçekleri açıyor bu yüreklerin bir olduğunu gördükçe…

Amaaa duyguları birazcık kenara bırakalım…

Sizce hukuk; terörle mücadelenin neresinde kalıyor ?

Biraz alakasız olacak ama hukukta terörle mücadele denilince aklıma direk Çözüm Süreci döneminde "4 bin PKK-KCK’lının salıverilmesi için terörle mücadele kanunu değişecek" manşeti geliyor.Unutamıyorum ne yapayım ?

Bu konuda hatalar o kadar çok fazlaydı ki , iş Medeni Kanun da kalksına dek gitti…

Allah’tan topun ucundan döndük.

Kısaca özet geçecek olursam ; devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmaya hareketler , anayasayı ihlal, silahlı örgüt , silahlı isyan , hükümete karşı suç, düşman askeri kuvvetlerin lehine anlaşma, cumhurbaşkanına suikast gibi suç unsurlarını içeren bu kanunumuz çok şükür ki 15 Temmuz’dan sonra daha aktif bir şekilde kullanılmaya başlandı.

Terörle Mücadele Kanunu’nda en çok işlenen suçlar ‘’silahlı örgüt , örgüte silah sağlamak , devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak .’’

TEM kanunu ilk kez 12 Nisan 1991 yılında kabul edildi.10 kere değişime uğradı.

2010 senesinde 18 yaşından küçük çocuklar için terörist kavramı kaldırıldı ve PKK’da çocuk milislerin sayısı yüzde 100 artmaya başladı.Dağdan inenlere devlet kadrolarında iş vermeler , adli sicilini silip tertemiz sayfalar açmalar , düğünlerde dahi örgüt propagandası yapmalar , askerin polisin yüzüne tükürmeler ve devreye hiç girmeyen TEM kanunu…

O zamanlarda hakimler , savcılar mı cahil miydi diyorum ama yok ; adamlar koskoca sınavı emekleriyle geçmişler yav (!) salak olamazlar diye düşünüyordum !

2009-2014 yılları arasında bir teröriste uygulanacak terörle mücadele kanunu ; askeri personele ya da emniyet mensubuna uygulanıyordu.

Mesela Komando Numan Güçükturalı , Ağrı’da ailesi ile gittiği piknikte karşılaştığı teröristlere ateş açtığı için ‘’ Belediye sınırı dışında ne işin var ?’’ denilerek ve türlü bahaneler uydurularak 3 yıl önce TSK ile ilişiği kesilmişti…

Bu sene ocak ayında görevine geri döndü…

Geç gelen adalet işte…

Bir başka örnek ise , operasyon sonucu olay yerine incelemeye gelen X savcısı, TCK/130. maddeyi ihlal etmişsiniz gelin bakalım sizin ifadenizi bir alalım , neden 10 kurşun sıktın 2 kurşunla ölmüyor muydu , kadını neden soydunuz yahu ahlak yok mu sizde ölmüş kadını neden soydunuz , naaşları neden katırlara koyarak buraya getirdiniz askerler taşısaydı gibi saçma sebeplerden dolayı birçok askere soruşturma açarak TSK ile ilişiğini kesmişti.

Ve bu askerler de görevlerine geri döndüler….

Güneydoğudaki bütün karakol baskınlarını , çatışmaları kameraya çekip YOUTUBE’a koyan

örgüt mensuplarına neden ses çıkmadı ? Meşhur basın hukuku neredeydi ?

Mednuçe, Roj, Ronahi, Zagros, Çira, Zarok kanalları Türksat’ta resmen Kandil’de canlı yayın yaparken ceza hukuku neredeydi ?

Belediyelerdeki kepçeler , kamyonlar PKK’lılar tarafından sınırsız bir yetki ile kullanılırken , ödeneklerin tamamı örgüte giderken idare hukuku neredeydi ?

Anayasa hukukunun ihlalinden zaten hiç bahsetmeyeceğim.

Terörle mücadele kanununun o zamanlardaki uygulanabilirliğini hiç tartışmayacağım zaten.

Hani neredesiniz hukuk seviciler , adalet düşkünleri , barolar birliğinin özgür avukatları , idealist hukuk öğrencileri , proflar doçentler araştırma görevlileri ?

Adalet bu bahsettiğim olaylara hiç uğramadı , sizin de sesiniz hiç çıkmadı !

Ama Nuriye ve Semih’e özgürlük diye her gün baroda , adliyede , üniversitelerde propaganda yaptınız durdunuz. Barış akademisyenlerine özgürlük diye yerinizde bir saniye olsun durmadınız. Berkin’e adalet diye ortalığı yıktınız, Hasan Ferit Gedik davasında duruşma salonuna yığmadığınız avukat kalmadı.

Ve Savcı Mehmet Selim Kiraz; adliyede saatlerce o şekilde esir tutulduğunda hiçbiriniz Çağlayan Adliyesi’ne gelmediniz, cenaze töreninde bir damla gözyaşı dahi dökmediniz.

Savcı Murat Uzun; Ovacık’ta karısına ve çocuklarına el sallarken başından vurulup, şehit edildiğinde tek bir açıklama yapmadınız.

Ama Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi için ortalığı ayağa kaldırdınız.

Terör ve hukuk ; hiçbir zaman uyumlu bir ikili olamadı Türkiye tarihinde…

Yıldızları mı barışmadı yoksa terör ; hukukun kendisinin sonu olacağını bildiği için hep uzak durmayı , kin beslemeyi mi tercih etti…

Sizce ?

Benceye girersem susamam yine…

Kalın sağlıcakla…

Bu yazı toplam 1030 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum