1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Taşları bağlayan harç
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Taşları bağlayan harç

A+A-

Gençliği tarif ederken, “Genç; idealisttir. Maddeye, menfaate, çıkara pek eyvallah demez. Ama inandığı şeyler uğruna gerekirse canını verir. Genç; gayretlidir, azimlidir. Çıktığı yoldan geri dönmez, yapacağı işi bitirmeden o işten ayrılmaz. Genç; bir boş sayfadır. Ona ne yazılırsa o, onu hafızasına doldurur. Ona iyi şeyleri de kötü şeyleri de yazmak ve yaptırmak mümkündür. Genç; heyecanlıdır. Siz ondan bir istersiniz, o taşıdığı heyecanıyla size bin getirir.

  Gencin bu olumlu yönlerine mukabil genç; tecrübesizdir. Yapmak istediği bir şeyde yaptığından çok bozduğu olur. Çıktığı yolun sonunda kendisini ne veya nelerin beklediğini bilmez, o yola çıkar ve devam eder. Çoğu zaman ummadığı bir sonuçla karşılaşır. Yapacağı bir iş için daha önce tecrübe edenleri bularak onlara sormaz. Sanki Amerika’yı yeniden keşfeder. Ve bu hali ile bütün bilinmezleri çözemeden kendisi olgunluk yaşına geliverir” demiştim.

  Gencin olumlu ve olumsuz özellikleri birlikte düşünülmelidir. Onun bir sayfa gibi boş olan aklına, vicdanına hitap edecek olan yapacağınız eğitimler ve onun şahsiyetini (kişiliğini) oluşturacak olan koşturacağınız işler, büyük önem taşırlar.

  Siz genci, öğretirken ve eğitirken iyiliklere, güzelliklere, adalete ve hayra yöneltirseniz, o genç hayatı boyunca o işleri yapmaya çalışır. Yok, eğer kötülüklere, şerre, çirkinliklere yönlendirirseniz o genç o işleri tabii olarak yapacaktır.

  Milli Gençlik, “iyiliği programlanmış bir insandır” Onun “Elinden ve dilinde etrafındakiler asla zarar görmezler” O, her yaptığı işin; “İnsanın hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır” Hadis-i Şerifine göre yapar. O, “kıyametin koptuğunu görse bile elindeki ağaç fidanını dikmeye çalışır” Duygularında ise; “Biz muhabbet fedaileriyiz. Bizim husumete vaktimiz yok (Bediüzaman Hazretleri)” der. Bunlar gibi daha birçok esası buraya eklemek mümkündür.

  Gencin dünyada ki bu hali onun öteki dünyada da büyük makam ve mevkilere erişeceğinin teminatıdır.

  23.gerkonsan-temel-atma.jpg

  1975 yılı Gerede Gerkonsan Çelik Konsrüksiyon Fabrikası’nın temel atma töreninde gençlerimin başında ve milletimize yapılan Ağır Sanayi hizmetinin içindeyim…

  GENCİN HEYECANI NE OLACAK

  Genç, heyecanı çok üst mertebede olan bir varlıktır. Genellikle insanlar yaşlandıkça bu heyecanlarını kaybederler. Ama bu heyecanı kaybetmeyen müstesna insanlar da yok değildir. Mesela Eyyup El Ensari (Eyyup Sultan) bu sözümüze en güzel bir örnektir.

  Eyyup El Ensari 90 yaşına geldiği halde 6 evlat ve torunuyla, at sırtında-deva sırtında iki kere Medine’den İstanbul önlerine kadar gelmesi ve orada şehit olarak oraya defnedilmesi, onun taşıdığı iman ve heyecanının açık bir örneğidir.

43 yıl birlikte çalıştığımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan da bu özelliklere sahip bir kimseydi. İhtilaller, darbeler, askeri hareketler hep onun için yapıldığı halde, idam ile yargılandığı ve hapislerde yattığı halde hiçbir zaman ümidini kaybetmez ve kaldığı yerden çalışmalarına devam ederdi. Ölümüne az bir zaman kala gençlerden üç şey istemişti;

Heyecan, heyecan, heyecan…”

Eğitimcilerimiz ve gençlik teşkilatlarımız, gençliğin kafasını ve gönlünü dolduracak çok kapsamlı çalışmalar yapmaktadırlar. Bundan dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Ancak gencin heyecanını besleyecek ve onu canlı tutacak “O’nun heyecanının karşılanması…” konusunda biraz geride kalmaktadırlar.

Milli Gençliğin inancının ve fikirleriyle yoğrulduğu kadar heyecanının da tatmin edilmesi gerektiğini burada bir kere daha vurgulamak istiyorum.

Eğer eğitimciler ve teşkilat mensupları olarak sizler, gençlerimize onun istediği bu heyecanı veremezseniz, o bu heyecanını karşılayacak ve boşaltacak bir takım yerler arayacak ve gidilmesi tavsiye olunmadığı halde bir takım memnu (yasak) olan yerlere gidecektir. Bu yerlere en örnek futbol sahalarıdır. Gençlerin orada nasıl heyecanlandıklarını, takımlarının mağlup veya galip olması halinde neler yatıklarını ve yapabileceklerini hepimiz görmekteyiz. Bir, “Goool…” kelimesi bile bazen gencimizi çıldırtmaya yetmektedir.

MARŞ VE SLOGANLARIMIZ

O halde ey Milli Gençliği yetiştirenler, ona ocaklık edenler, Milli Gençliğin heyecanını mutlaka hissettirecek, heyecanını bileyecek ve doğru yola kanalize edecek “O’na heyecan verme yol ve metotlarını” uygulamaya çalışmalısınız.

Bu çalışmalar aynı zamanda Milli gencimizin toplum psikolojisi içinde daha da pekişmesini sağlayacak, onun davasına olan bağlılığını artıracaktır.

1985 yılından bu yana söyleye geldiğimiz bir sloganı bir kere daha ifade etmek istiyorum. “Taşları birbirine bağlayan harç, gençleri birbirine bağlayan marştır

Biz yani 68 kuşağı İslamcı gençlik sonra Milli Gençlik olarak o tarihten bu yana marş ve sloganlara büyük önem verdik. Üç kişi bir araya gelsek hemen marş söyler, slogan atardık. Bunun için kullandığımız marşlar (bu günde aynı marşları söylüyoruz) “Hak yol İslam yazacağız – Peygamberin izindeyiz – Fetih marşı – İnanalar geliyor, Hakkı hâkim kılmaya…” gibi marşlardır.

Sloganlar, bir konuyu özet olarak anlatan kelime kalıplarıdır. Bizim bazı sloganlarımız; “Biz, biz, biz… Fatihlerin nesliyiz – Ne sağdayız ne solda… Hak yoldayız, hak yolda – İnananlar kardeştir – Zalimin ve zulmün karşısında, hakkın yanındayız – Biz, biz, biz… Hepimiz tek ümmetiz” şeklindedir.

Bu yazı toplam 5717 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.