Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi eser

A+A-

Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi tarafından hazırlanan KTO Yeni İpek Yolu Dergisi’nin özel sayısı olan, ‘Kaybolmuş ve Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler’ konusunun ele alındığı ‘Konya Kitabı’ yeni bir eser olarak kütüphanelerdeki yerini aldı.

İki cilt olan eser tarihi mesleklerle ilgili tam bir ansiklopedik bilgiler içeriyor.

Osmanlı’da Müderris bir sufi olarak bilinen Hadimli, Muhammed Hadimi Hazretleri ‘Kamil insan’ tanımında;

“Kamil odur ki koya her yere bir eser,

Eseri olmayanın yerinde yeller eser” dememiş mi?

Bugün, Başkentlik yaptığımız Selçuklu Devleti ve sultanlarının yaşantıları, savaşları, ilişkileri ile ilgili detaylı bilgilere yeterince sahip değiliz diye dert yanmıyormuyuz?

Niye?

Bu konuda yeterli yazılı kaynak bulamıyoruz da ondan.

Burada millet olarak kendimize de bir öz eleştiri yapmamız gerek. Çünkü elimizdeki geçmiş dönemlere ait kitap ve dergileri ‘yer kaplıyor’ diye ya çöpe atarız, ya da kazanlara.

Önce bu eseri kazandıran KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Basın Müdürü Özhan Say ve ekip arkadaşları Mustafa Akgöl, İbrahim Çakır ve Fatih Özsoy ile mesleklerle ilgili bilgileri derleyen yazarlara teşekkür ediyorum.

Yazılmasa ne olur?

Güncel değilse bir kuşak sonra unutulur gider.

Şimdi bu mesleklerin içerisinde neler var diye merak ettiğinizi duyar gibiyim.

O zaman eserde yer alan meslekleri tek tek yazayım.

Kaşıkcılık, Ağaç tornacılığı, Takunyacılık, Çıkrıkçılık, Dülgerlik ve Karagöz ustalığı, Dericilik, Saraçlık, Yemenicilik, Kemik tarak yapımı, Üzerlik-Nazarlık yapımı, Halıcılık, Kilim-Heybe-Çuval Dokumacılığı, Hasırcılık, Kamış Yastıkcılığı, Keçe Dokumacılığı, Kök Boyacılığı, Çorap Mestciliği, Sikkecilik, Semercilik, süpürge yapımcılığı, Şapkacılık, Yorgancılık, Tesbihcilik, Ciltcilik, Hat sanatı, Fotoğrafcılık, Sahaflık, Bıçakcılık, Saatçilik, Kuşçuluk, Tandır ve Baca Çömleği yapımcılığı, Sobacılık, Mezar Taşı ustalığı.

Teknolojik gelişmeler ışığında unutulmaya yüz tutan mesleklerle ilgili yeni bir eserin daha hazırlanacağını öğrendim.

Çünkü İslam olan inancımızın emrettiği medeniyeti yaşam tarzımızda diri tutan ecdadımız Selçuklular’ın, kendi dönemlerinde eğitime ve zanaata çok önem verdiklerini ‘Ahilik Haftası’ kutlamalarında duyarız.

Meslekleri ve ticareti, hem yüce Allah’ın yarattığı insanın ihtiyacını giderme, hem de ekonomik olarak güçlü olma ilkesiyle yapan ecdadımız Ahilik anlayışıyla bu modeli uzun yıllar yaşatmayı başarmıştır.

KTO’nun bu eserinde hem meslekler hakkında bilgi sahibi olurken, hem de esnaflık, zanaat ve ticaretin inancımızın emrettiği şekilde yapılmasıyla nasıl bereketli bir hayat yaşandığına da şahit oluyoruz.

Herhalde; çok zengin olmak için, sanayi ürünleriyle dünya da rekabet etmek için kalitesiz üretim yapmayı kimse tercih etmez.

Kalitesiz üretim anlayışı da, kimseye fayda getirmez.

Bu kitabı niye bu kadar irdeledik.

Bir dönemler ticaretten ve üretimden çok uzak durmanın bedelini millet olarak hala ödüyoruz da ondan.

Yerli otomobil yapmışız, yabancının oyunuyla kendimiz bunun üretimini baltalamışız.

Yerli uçak projesini geliştirmişiz, yine yabancının tezgahıyla kendimiz bundan vazgeçmişiz.

Bugün sadece bu iki projeyi yapan batılı ülkelerin ekonomilerini ne kadar canlı tuttuklarına şahit olmuyormuyuz?

Hepimiz o ülkelere sanayileşmiş, gelişmiş, zengin ülkeler demiyor muyuz?

Paralarının değeri, bizim paramızdan en az iki-üç kat daha değerli değilmi ?

Konya’nın bir ilçesinin mahallesindeki insanımız ekonomik zayıflığından dolayı yakınında olmasına rağmen Hz. Mevlana’yı ziyarete gelemezken, o ülkelerin insanları dünyayı dolaşmıyor mu?

O günlerde geçerli olan meslek bunlardı.

Bu mesleklerle üretim yapılır, ticaret bu mesleklerin ürünlerinin satışıyla olurdu.

Selçuklu medeniyeti bu üretim ve ticaretle ayakta tuttu. Osmanlı imparatorluğu böyle korudu.

İhtiyaçlar yok olmadı.

Ama, el sanatı olarak yapılan bu mesleklerin ürünleri, makineleşmeyle birlikte el değiştirdi. Devleti idare edenler batının makineleşmesini seyrederken, bize dayattıkları tarım ve hayvancılıkta da gerekli olan makine ve ekipmanı onlardan ithal etmeyi kolaylaştırdılar.

Diğer alanlarda da çok ihtiyaç olan makina ve yedek parçalarını almak için yıllardır batıya çalışıyoruz.

Şimdi makine üretimine yüksek teknolojik ürünleri eklediler. Kendilerine çalıştırmaya devam ettiriyorlar.

Bir köylümüz ne güzel söylemiş.

“Bir kamyon buğday verdim. Traktörün tekerini alamadım.

Niye böyle oluyor diye sorduğumda.

Bana

Sizin ki enayi malı, bizim ki sanayi malı dediler.”

Enayi olmaya devam etmeyiz inşallah.

Bu yazı toplam 7433 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.