1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Tahir Hoca Efendi (Rh.a)yi anmak
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Tahir Hoca Efendi (Rh.a)yi anmak

A+A-

2011 yılı Mart  ayında Konya bir kayıp daha yaşadı ve bir aşk eri daha Mevla(cc)’sına kavuştu.

Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi (rh.a) 1925 yılında Konya'da başladığı dünya yolculuğunu yine Konya'da tamamladı ve Hakk’ın(cc) rahmetine kavuştu.

5 Mart günü Hacı İsâ Rûhi Bolay Hoca Efendi(rh.a) nin hayr ül halefi ve icazetli öğrencisi Konya nın Tahir Hocasının vefat günüdür.

Tahir Hoca(rh.a) nın yetiştiği ve görev yaptığı zamanlar bu günkü günlere nispetle çok ağır baskıların olduğu günler olmasına rağmen o bizim belki de son icazetli hocamızdır.

Dünyayı imanımıza ve inançlarımıza hatta kendimize göre edindiğimiz kesin doğrularımıza göre kurmanın hayal ve heyecanları içinde yaşarken bu düşüncelerimizin pratik alanda nasıl gerçekleştireceğini ve hangi ölçülere göre nasıl şekillendirileceğini insanlara bir model olarak gösteren ender şahsiyetlerdendir.

Çünkü o günlerde ümmetin önünde, elinden tutacağımız pek çok model insanın tamamına yakını devlet eliyle hemen hemen yok edilmiş gibiydi.

Bu nedenledir ki;  tek parti düzeninin baskı ve olumsuzlukları nedeniyle maalesef  din adamlarının, vücut  madenleri  yetkili ellerdeki  manevi kalıplarda şekillendirilerek yeni Tahir Hoca(rh.a) lar meydana çıkarılamamıştır.

İşte böyle bir zamanda Tahir Hoca(rh.a) Rahmetli Üstad Necip Fazıl Kısakürek(rh.a)’in deyişiyle örneksiz kalakalan insanlar için kumda açılmış bir kalıp olarak gösterilecek ve  bir model diye örnek alınacak kişilerdendir.

Üstadı olan Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerine(ks)  intisap ederek manevi ders alan Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi(rh.a) hocalığı yanında artık kararlı ve titiz bir derviştir de.

Lâdikli Ahmet Ağa’(ks)nın yakın arkadaşı, Hacı Veyiszâde Mustafa Kurucu Hoca(ks) nın da talebesi olan Tahir Büyükkörükçü(rh.a) Hocaefendi bu tedris sonucunda ilmin ve eylemin cismani leşmiş bir hali olarak Konyalıların huzurundadır.

Hocaefendinin(rh.a) tasavvufta ise ölçüsü mutlak Şeriat ’tır. Tasavvufa ve tasavvuf ehline(rh.a) asla dil uzattırmaz ama Şer-i Şerif’e uymayan tasavvuf ehline de asla itibar etmemektedir.

Hocaefendi(rh.a) hayatının her safhasında Allah(cc) dostlarına(rh.a) dost, düşmanlarına karşı düşmandır

Hz. Mevlana(ks) hayranıdır ve Mehmed Akif(rh.a)’i çok sever şiirlerinden örnekler verir. Üstad Necip Fazıl(rh.a)’la çok muhteşem dostlukları vardır. Ali Ulvi Kurucu(rh.a) ile sohbetleri ise ayrı bir güzelliktir.

Hayatını Kur'an-ı Kerim'e uydurmayanların, yalan yanlış yorumlarla Kur'an'ı hayata uydurmaya çalışmaların karşısında olan Hocaefendi(rh.a) bu nedenle de İslamı hayattan silmeye çalışan siyasilerin korkulu rüyasıdır aynı zamanda.

İslâm dininin tevhid ölçüsünü kendi şiar edinmiş bir eski zaman âlimi vasfıyla Hocaefendi (rh.a) günümüze ait mevzuları işlerken verdiği örneklerle Müslümanların idraklerine tesir eden bir hitabet üstadı olması hasebiyle zamanımızın Sultân'ul Vaizini idi.

İslâmî esaslara dönülmesini ve İslâmî bir hayat nizamının kurulmasını isteyenlerin hayatlarında eskiden olduğu gibi yerinde müdahaleler etmese de, Hocaefendi(rh.a)  bizim için hala göklerdeki bir şafak yıldızı gibi bize uzaktan hep göz kırpmaya mı devam edecek günlük hayatımızın şekillendirilmesinde de belirleyici olacaktır.

Hz. Ömer(ra)’den aktarıldığı üzere “aramızdayken başımızda gibi; başımızdayken ise aramızda” olan Hocaefendi (rh.a) yi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Makamı Cennet ül âlâ olsun İnşâallah.

Bu yazı toplam 6221 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.