1. YAZARLAR

  2. R. Merve Ay

  3. Suyun belleği
R. Merve Ay

R. Merve Ay

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Suyun belleği

A+A-

Suyun belleğiyle yarışıyor insanoğlu, mesele kulluk olduğunda... Uğruna tûl-u emel edindiği sonlu hayatı ise bir muska gibi boynunda muhafaza ediyor.

Arz yaşlanırken hatırda kalan yahut unutulan binlerce  kavim geldi geçti üzerinden... Her biri farklı bir imtihanın muhatabıydı. Kimileri peygamberinin helak uyarısını alay vesilesi edinerek  yerle bir oldu, fırtınalara karıştı; kimileri ise rahmetle anıldı, haddini bilerek...

Arzda soluk vakti bizlerde şimdi... Uzay, bilim, teknoloji vs. hız ve konfor anlamı yüklenen bir dem bizimkisi... Fakat her anlamda yalınlıktan uzak, herşey komplike ve karma... Arz “sûr”u beklerken; nereye gittiğimizi bilmeden hızı, uğrak yeri için konforu tercih etmenin getirisi olarak inanç anlamını yitirdi evvelâ... İnandıklarımız ne zahirde ne de bâtında  örtüşüyor. İnsanoğlu “vazgeçme”yi hız ve konfor ekseninde tahlil ettiğinden davası ile taşlayacağını aynı cepte taşımaya kalkıyor... Hal böyle olunca kalp, dil ve kulak çelişiyor...

***

Ben merkezli yaşam felsefesinin bir getirisi bu... Güçlü karakter, sağlam inanç, mükemmel insan savıyla sahnelense de; gücü kendinden bilme zehrini kana karıştırıyor bir kere! “Herşey senin elinde!”,  “İstersen; yaparsın!” sloganları masum değiller aslında. Özgüven aşıladığı zannedilen bu sloganlar, inançsız ve kendine kul bir nesil yetiştirmekte. İnsan mükemmel yaratılmış bir mahluk olsa da aynı zamanda aczin anlam bulduğu bir varlık... Balon gibi şişirilen benlik, hazırlıksız yakalandığı bir güçlükte sönüverecektir; o vakit dayanağı olmayan insan, “hiç” olmaya mahkumdur. Nefsi güçlendirmek her zaman felaketi getirir. Eğer dileğin şahsiyet sahibi olmak ise kul olmayı öğrenmek gerek... Her zorlukta Yaradanından güç alan insan eşrefi mahlukât olabilmektedir.

Arınma vakti gelmedi mi artık, kuluna sürekli kapıları açık tutan bir Rabbe yönelme vakti? Kusurları farketmekle kulluk ve yokluk kapıları aralanır. Öyleyse benliği şahlandırmanın aksine kusurları ve aczi idrak  ederek başlamalı...

Keşf ile kul olmanın zevkine varmış mutasavvıfların kelamı dingin bir su gibi huzur veriyor ruhlarımıza... Tahayyül edemeyeceğiz taayyün mertebelerinden süzülen hal dilini idrak edemeyişimiz bu asrın desiseleri...   Bu sebeple İmam Gazzalî’yi, İmam Rabbanî’yi, Yunus Emre’yi, Mevlanâ’yı ve nicesinin fikriyatını idrak edemiyoruz... Ne vakit üzerine düşünecek olsak genişleyen damarlarımız çatlama noktasına geliyor. Çekme su ile kalp odacıkları temizlenemiyor...

***

Bir milat gerek bizlere, öyleyse İmam Rabbanî’ye kulak vermeli... Şehr-i Ramazanı layıkıyla ihya eden bir kulun, bütün bir yılı aynı huzur ve bereketle geçireceğini söylüyor. Mağfiret denizinde yıkanarak kul olmaya bir adım atmayı dileyene...

***

Düzeltme: “Her kim benden olmayan bir sözü, benim sözüm gibi naklederse cehennemde ki yerini hazırlasın.” Hadis-i şerifi mucibince;  28. 02.2016 tarihinde yayımlanan “Yansımalar” başlıklı yazımda belirtmiş olduğum, “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatını yaşamalı, yarın ölecekmiş gibi ahiret hayatına hazır yaşamalı.” mealinde Hadis-i Şerif olarak belirttiğim sözün, Hadis alimlerince “Belagat-ı Rasül”e uygun olmadığından,  hadis olarak değerlendirilmediği yönündeki beyanı  öğrendiğimden düzeltiyorum.

 

Bu yazı toplam 4257 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.