1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. Şükran sana milletim
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Şükran sana milletim

A+A-

            Darbeye teşebbüs gecesinden bu yana yaşananlar insanı hayretten hayrete düşürüyor. Bir yandan kurum ve kuruluşlardaki FETÖ temizlik harekâtı bir yandan tutuklananlar, OHAL uygulamasının devreye sokulması, halkın meydanlardan ayrılmaması, devletine, düzenine sâhip çıkması… Gerçekten heyecan verici, göz kamaştırıcı manzaralara şâhit olurken yaralılarımıza, şehitlerimize yanarken, üzüntülerimizi de belirtmek istiyoruz.

            Bir kere medyâda her şey âşikârâne anlatıldığı gibi, ‘din-vatan-millet’ adına yıllarca çalıştığı iddiasıyla ortaya çıkan bir cemaat (!) nasıl böylesi kanlı bir darbe eylemine girişebilir? Bu bizce en büyük hayret noktası!!! Din için yapılanan bir cemaat (!) nasıl olur da kendi genelkurmay başkanına, devlet başkanına, halkına kurşun sıkabilir? Vatanı korumakla görevli olan askerler en yüksek rütbelisinden en alt kademesine kadar nasıl milletine böylesine zarar verebilir, özel harekâta, milli istihbârata, emniyete, milletin meclisine vs. devlet kurumlarına bombalarla, füzelerle hangi cüretle saldırabilir? Bu anlaşılır bir şey değil!!! Bu düpedüz kamikâze!

            Fakat yazıklar olsun size ey FETÖ! Hâlâ içlerinde anlamayanlara da bir hayret doğrusu… Uyanın ey bre gâfiller yoksa bu hâinliklere evet demektir hâliniz…

            Milletine kurşun sıkanı bu millet affetmez, bittin sen FETÖ…

            Ancak sen çok yaşa milletim. Bir süredir umutsuzluktaydık sanki. Diyorduk ki, tekrar bir Çanakkale yaşanabilir mi bu ayrışmış zihinlerle derken işte bu şer darbe girişimi milleti birbiriyle dayanışmaya, kucaklaşmaya ve bütünleşmeye götürdü. Darbe günü cumhurun bir uyarısıyla sokaklara dökülen halk devletine ve cumhuruna sâhip çıktı. Eskiden olduğu gibi perdelerini sıkıca kapayıp hatta camlara battaniyeler geren korkak, ürkek bir millet âdeta köklerinden yeniden dirildi. Canı pahasına meydanlara koşan, sâdece kendini değil çoluk-çocuğunu alarak sabah namazı vakitlerine kadar vatanı için nöbet tutan bu fedâkar aziz millete çok şey borçluyuz. Hem zâlim oyunlarıyla her defâsında yenik düşürülen İslam ülkelerine hem de tüm dünyâya vatan nasıl savunulur gösteren bu necip halka hakikaten müteşekkiriz. Var olasın Türkiye’m.

            Vatan aziz ve bu vatan hepimizin… Neyi bölüşemiyoruz. Oculuk-buculuk yok, birlik ve bütünlük var. Birlik-ikilik yok, dirlik için birleşmek var. Birleşmekle güçlenilir, ayrışarak bölünüp parçalanılır ve bu şekilde de şer güçlerin kolay hazmedebilecekleri lokma hâline geliriz. Kutsallar bizi biz yapan değerlerdir. Her milletin kendine has özel kutsalları vardır. Ay yıldızlı bayrak da biz Türklerin özel kutsalıdır. O bayrak ki, üstüne nice canların-kanların akisleri vardır. Din bizi birleştiren öz hamurun mayasıdır. Dinsiz bir millet iflah olmaz ama her yanlışa dîni kılıf da uydurulmaz. İslam’a bunca hizmetleri olan, ülkesini kalkındırmak için gecesini gündüzüne katarak çalışan, dünyâdaki tüm mağdur ve mazlumlara sâhip çıkan bir devlet başkanı din adına öldürmeye teşebbüs edilemez, bu düpedüz kâtilliktir, kalleşliktir, hâinliktir. Müslüman bilir ki bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bu ilâhî ferman nasıl göz ardı edilir? Yazıklar olsun size…

            Var olasın Türkiye’m. Sen cansın, cânansın. Uğruna canlar fedâ…

            Yaşlısından gencine âdeta yeniden bir destan yazan ve yazmaya devam eden halkımıza en kalbi şükranlarımızı sunuyoruz efendim.    

Bu yazı toplam 2998 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.