1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Sosyal Belediyecilik Kim İle Başlar
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal Belediyecilik Kim İle Başlar

A+A-

Belediye başkanları tarafından sosyal belediyecilik, yerel kamu hizmetlerinin sosyal karakter kazandırılarak, hemşerilerin ekonomik olduğu kadar sosyal durumları ile de yakından ilgilenilmesi ve onlara sosyal destek sağlayan bir belediyecilik anlayışıdır diye tarif edilmeye başlandı.
Arapça seyis, yani at bakıcısı kelimesinden türetilen siyaset ise, toplum için devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış, ya da toplumun geleceği için kararlar almak ve uygulamak için eldeki imkânlar ışığında alternatifler arasından seçilen en iyi yöntem veya biçimler olarak tarif edilebilir.
Siyasetin ve buna bağlı olarak politikanın tarifi, siyasetin içindekiler ve dışındakiler tarafından farklı farklı yapılıyor olsa da siyasetin doğrusu; yalansız ve dolansız olanı ve yapılanıdır.
Yalanlar üzerine yapılan yanlış siyasetin bir örneği geçen hafta Konya’mız da yaşandı ve basına yansıdığı kadarıyla sosyal belediyeciliğin AKP ile başladığı söylendi. Bu büyük yalan AK Parti Konya İl Başkanlığınca düzenlenen siyaset akademisi eğitimleri kapsamında Konya’da bulunan İstanbul Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı tarafından milletin gözünün içine baka baka söylendi.
Bu büyük ve kötü yalandan daha kötü olanı ise, bu yalana ne AK Parti Konya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisine katılanlar tarafından ne de Konya basın yayın camiasından hiçbir itiraz gelmemesidir.
Türkiye’de olduğu gibi Konya’mızda da sosyal belediyecilik AK Partiden çok seneler öncesinde Milli Görüş kadroları tarafından başlatılmış ve uygulanmıştır.
Belediyeciliği tek parti döneminde topluma yerleştirilmeye çalışılan kanunlar, gelenekler ve yanlış alışkanlıklarla dolu dar kalıplardan çıkararak, toplumun arzu ettiği ve hayatın her yönüyle ilgili yerel yönetimlere dönüştüren Milli görüş belediyeciliği, iş başında olduğu dönemde çok başarılı hizmetlere imza atmış olup kendinden sonraki dönemlerin bile şekillenmesini sağlamıştır.
Bütün bu gerçekler ortada iken Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın Milli Görüş Belediyeciliğinin başkenti olarak kabul edilen Konya’mızda boyundan büyük laflar etmesi hiç hoş olmamıştır.
Mensup olduğu Bağcılar Belediyesinin kuruluşu ve geçmiş hizmetleri ile bu hizmetleri yapan şimdinin Milletvekili Feyzullah Kıyıklık ’ın olduğu kadar Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın kendi öz geçmişi de Konya’da ettiği sözlerin yalan olduğunu belgelemektedir.
Belediye başkanları son yıllarda yaptıklarını olduğundan büyük göstermek gibi bir gayretin içine girmiş bulunmaktadırlar.
Kim ne derse desin, henüz altyapı ve imar sorunlarının çözümlerini tam olarak tamamlanmamış beldelerin belediye başkanlarının, sosyal belediyecilik adı altında başta merkezi hükümetin yapması gereken görevlerini yapar görünmesi, o beldenin merkezi hükümet yatırımlarından yeteri kadar hizmet almadığının bir göstergesi olduğu kadar, kendi başarısızlıklarını kamufle etmenin de bir göstergesidir.
Sosyal belediyecilik adı altında, mahallî idare harcamalarının konuttan, sağlığa, eğitimden çevrenin korunması alanlarına kadar ekonomik verimlilik, mali adalet, siyasal sorumluluk ve idari etkinlik kriterleri gözetilmeden ve doğru dürüst bir planlama yapmadan yapılması bunun örneğidir.
Merkezi hükümetçe sosyal devlet anlayışının ortadan kaldırılmaya kalkışıldığı bir dönemde, belediyelerin başta partili yandaşlar olmak üzere sınırlı sayıdaki insana geçici iş vermek ve hemşerilerince belediyelerin bir “hayır kurumu” olarak algılanmasını sağlayacak şekilde yakacak, yiyecek, giyecek yardımı yapmak ve ücretsiz servis sağlaması sosyal belediyecilik değildir.
Konya gerçeğinden konuya baktığımızda ise; seçimlerin yaklaşmış olması telaşından hareketle hesap kitap yapılmadan merkezi hükümetten gelen gelirleri günü kurtarmak adına tam bir koordinasyonsuzluk içinde çarçur edip sonra da hemşerilerine danışmadan gelişi güzel borçlanarak kaynak oluşturma anlayışı belediyeleri ticari şirketlerde olduğu gibi iflasa götürmese de şehrin geleceğine ipotek koymakla eşdeğerdir.
Bu günlerde yaptıkları gibi yüzeysel ve geçici rahatlık sağlamak adına seçime dönük uygulamalara giren belediyeler bu davranışlarıyla, esas yükümlülüklerini yerine getirebilmek için harcamaları gereken kaynakları azaltmaktan başka bir şey yapmazlar.
Bu yanlış davranışın bedelini sadece hemşerilerin ödemediğini, aynı zamanda belediye başkanlarının da ödediğini görmek isteyenler geçmişe dönsün bakabilirler.
 

Bu yazı toplam 6286 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum