1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Soma Kan Ağlıyor!
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Soma Kan Ağlıyor!

A+A-

Türkiye kan ağlıyor! Manisa’nın Soma İlçesi Maden Ocağı’nda meydana gelen elim kazadan dolayı. Türkiye, yediden yetmişe bütün halk seferber oldu; bu elim kazanın ateşini söndürmeye, yaraları sarmaya, işçilerin bir kısmını canlı kurtarmaya. Buna bütün dünya şahit oldu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu elim kazada hayatını kaybedenlerin sayısının 301 olduğunu ve tüm işçilerin çıkarıldığını söyledi. Vefat edenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim.

Maden Ocağı’nda meydana gelen patlamanın sebebi devletin ilgili birimleri tarafından araştırılıyor. Sonucu bir rapor ile açıklanacaktır. Doğrusunu o zaman öğreneceğiz. Ümit edelim ki patlamanın sebebi kaza olsun, ihmal ve sabotaj olmasın.

Maden Ocağı’nda meydana gelen facianın sebebi, kaza olabilir, ihmal veya sabotaj olabilir. Bu üç ihtimali göz önüne alarak inceleme yapılması gerekir, aksi halde sağlıklı bir sonuca ulaşamayız. Bu sebeple devletin ilgili birimleri, bu ihtimallerin hepsini dikkate alarak meydana gelen bu elim facianın sebebini araştıracağına yürekten inanmaktayım.

Bu gibi facialarda bu üç ihtimali göz önüne almamız gerekir; çünkü “su uyur düşman uyumaz.” Söz konusu ettiğimiz ihtimalleri sıra ile açıklayalım:

1. Kaza olabilir: Ocakta gaz sıkışmasından dolayı ani bir patlama olabilir. Kömür tutuşabilir, yangın çıkabilir, çökme olabilir. Bu işi uzmanları daha iyi bilir. Deprem, sel felaketi, trafik kazası, heyelan, taun hastalığı gibi buna benzer insanın elinde olmayan sebeplerle kazalar yaşanmaktadır.

Kazalarda yapılacak iş, can kaybını en aza indirmek ve yaraları sarmaktır. Marmara ve Van depreminde bu yapılmıştır. Bu elim faciada da aynısı yapılamaya çalışıldı ve yaralar sarılıyor. Görüyorsunuz, millet olarak bunu yaparken kandan beslenen çevreler üzüm yemek yerine bağcıyı dövmeye kalkmaktadır.

2. İhmal olabilir: Şirket yetkililerinin açıkladığına göre yaşam odaları yokmuş, şirket sahibi uzun zamandır ocağa inmemiş. Devasa bir işletmede neden yaşam odaları yoktur? Gaz sıkışmasına ve çökme ihtimaline karşı neden gereken tedbirler alınmamaktadır? Gaz maskeleri, madenciyi zehirlenmelere karşı 45 dakika koruyabildiğini öğrendik, neden yedek maske verilmemektedir? Neden uygun yerlerde bolca oksijen tüpleri bulunmamaktadır?

Sayın okuyucu, kapitalizmden bunları beklemek mümkün değildir. Çünkü bu düzen faize dayandığı için alın teri ve el emeği olmadan para kazanır, bu durum onun tabiatının gereğidir. Onun için gelişmiş teknolojiyi üretimde kullanır fakat güvenlikte asla kullanmaz. Dünyanın her tarafında bu böyledir.

Şili’de işçilerin kurtulması tedbirde gelişmiş teknolojinin kullanıldığından dolayı değil, meydana gelen kazanın öldürücü olmamasından ileri gelmektedir. Yaşam odalarının orada olması gelişmiş teknolojinin tamamını orada güvenlik için kullanıldığı anlamına gelmez.

3. Sabotaj olabilir. Ekonomi ajanları, diğer ülkelerin ekonomisini çökertmek için sürekli faaliyet halindedir. Büyük bir dergide okumuştum: Bir ülke diğer ülkeye meşrubat ihraç etmiş. Ajanlar ihraç edilen ülkenin yetkililerinin kontrol edeceği şişelerin içine zehir sıkmış.

Kontrol sonucu bu durum ortaya çıkınca bütün meşrubat uygun bir yere dökülmüştür. Bu sebeple Türkiye’nin ekonomisini baltalamak ve AK PARTİ’nin önünü kesmek için sabotaj da olabilir.

Sonuç olarak diyoruz ki, devletin ilgili birimleri, bu üç ihtimali göz önüne alarak bir inceleme yaparlarsa sağlıklı sonuca varabilirler. Devletin ilgili birimlerine burada şunu da hatırlatmada fayda görüyorum: Kapitalizm, size istediği şekilde bir rapor yazdırmak için karşınıza bütün gücüyle zalimce dikilecektir. Dik durursanız, onun çabasını boşa çıkarabilirsiniz. Ben ümitliyim; çünkü Türkiye eski Türkiye değildir.

 Evet, Soma kan ağlıyor! Türkiye kan ağlıyor! Manisa’nın Soma İlçesi Maden Ocağı’nda meydana gelen elim kazadan dolayı. Bunun yanında bir taraftan da yaraları sararak kandan beslenenlerin heveslerini kursaklarında bırakıyor. Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 6647 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum