1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Sokaktaki Hürremler
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Sokaktaki Hürremler

A+A-
GÜNÜN SÖZÜ

İnsanları düzeltebilmeniz için önce kedimizi düzeltmeniz gerekir.

                                                                                Hz. Ömer (R.A)

 

Konya geçtiğimiz hafta sonu çok hareketliydi.

Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin Konya il teşkilatları yeni yönetimlerini belirledi.

Ak Parti’nin genel kurulu tek listeli olduğu için heyecanı, Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın gelişi sağladı.

MHP il teşkilatının genel kurulu çok adaylı olunca, heyecan delegeden geldi.

Ak Parti’de Ahmet Sorgun güven tazeledi.

MHP’de çekişme yaşansa da Hasan Kaya ipi göğüsledi.

Sorgun ve Kaya’ya başarı dileğinde bulunuyoruz.

İnşallah nasip olursa hayırlı olsun ziyaretlerini de yapacağız.

Hafta sonu iki partinin kongre heyecanının yanında Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın  sağlık çalışmalarını Konya’da masaya yatırmasına rağmen niye ‘Sokaktaki Hürremler’ diye başlık attık.

xxxxxxx

Osmanlı’da cihana hizmet eden Sultanların hayatlarını konu alan diziler ön plana çıkmaya başladı.

Tarihçi yazarların haklı eleştirilerine rağmen bunlar arasında öne çıkanı, Hürrem Sultanlı dizi.

Devşirme olarak sarayda yerini alan Hürrem Sultan’ın yürek yakan entrikası, Kanuni’nin Mahidevran Sultan’dan olan büyük oğlu Şehzade Mustafa’nın boğularak öldürülmesi olayıdır.

Önce bu olayın tarihte yer alan anlatımını yeniden sizlerle paylaşayım.

xxxxxx

“Mahidevran Sultan Kanuni’yle tahta çıkmadan önce Manisa Valisi olarak görev yapmaktayken evlendi. Şehzade Mustafa, 1515 yılında babası Kanuni’nin Manisa Sancakbeyliği sırasında doğdu.

Mustafa çok iyi eğitilmiş bir şehzade, çok cesur ve başarılı bir askerdi de aynı zamanda. Halk ve asker nezdinde de çok sevilirdi.

Kanuni Sultan Süleyman, yaşı ilerleyince oğullarından hangisinin tahta çıkacağı yönünde bir çekişme başladı.

Hürrem Sultan, Kanuni’nin ilk oğlu Şehzade Mustafa’yı devre dışı bırakıp kendi oğullarından birini tahta çıkarmak için bir strateji izlemeye başlamıştı. Bu arada Hürrem Sultan, kızı Mihrimah Sultan’ı Rüstem Paşa ile evlendirdi.

Daha sonra veziriazamlığa yükselecek olan Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa'nın bertaraf edilerek yerine Hürrem Sultan'ın oğullarından birisini veliaht tayin ettirmesinde en büyük yardımcısı olacaktı.

Her ne kadar hemen herkes Şehzade Mustafa’nın Kanuni sonrasında tahta geçmesinin uygun olduğunu düşünse de, Hürrem ve Rüstem Paşa Şehzade Mustafa’ya karşı müthiş bir kin duyuyorlardı

Damat İbrahim Paşa'nın Şehzade Mustafa'yı desteklemesi, belki de ona en büyük düşmanını kazandırmıştı.

Hürrem Sultan bütün gücü ile Paşa'nın aleyhinde çalışıyordu.

Paşa'nın Hatice Sultan ile ilgilenmediği, bazı cinayetleri gizlediği, hediye gönderilen Kur’an-ı Kerimleri kabul etmediği, gizli Hristiyan olduğu, devletin parasını müsrifçe harcadığı söylentilerine artık Kanuni de inanmaya başlamış ve eski dostu ile ayrılmanın vakti geldiğini düşünerek onu öldürtmeye karar vermişti.

1536'nın Mart ayında iftar için saraya çağrılan İbrahim Paşa, iftardan sonra bir odaya çağrılarak, daha sonra Şehzade Mustafa'yı da boğdurtmakta kullanılacak sağır ve dilsiz cellatlar tarafından boğduruldu.

İmparatorluğun büyük başarılar elde ettiği bu dönemde bir yandan da taht kavgaları için, için devam etmekteydi. Ordu, ulema ve meşayih Şehzade Mustafa’nın sultanlığının uygun olduğunu düşünüyordu

Veliahtlık meselesi ile ilgili dedikodular yapılmaya başlayınca, Kanuni yanındakilerin de teşviki ile Şehzade Mustafa’yı saltanat merkezine daha yakın olan Manisa sancakbeyliğinden alarak yerine Şehzade Mehmet’i tayin etti.

Manisa sancakbeyliği, padişahın vefatı durumunda yerine geçecek şehzadeye ayrılan bir yer olarak bilinmekteydi. Burada sancakbeyliği görevini yürüten Şehzade Mustafa bir zaman sonra Amasya’ya kaydırıldı.

Gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya\'ya gitti

Manisa’ya ise, Kanuni’nin Hürrem\'den olma ve Şehzade Mustafa’dan altı yaş küçük oğlu Şehzade Mehmet getirildi. Bunun anlamı, Hürrem\'in oğullarından birinin sultan olması için yoğun bir çaba gösterildiği ve Kanuni’nin de bu etkiye direnemediğiydi.

Tüm bunlar gerçekleşirken beklenmeyen bir durum ortaya çıktı. Kanuni’nin Şehzade Mustafa’ya tercih ettiği Şehzade Mehmet, henüz 22 yaşında iken vefat etti.

Şehzade Mehmet\'in vefatından sonra Şehzade Mustafa bir kez daha öne çıksa da, Manisa Sancakbeyliğine bu kez yine Hürrem\'in oğlu olan Şehzade Selim getirildi. Bu durum, Hürrem\'in kendi oğullarından birisini sultan yapmak konusundaki ihtirasını ve gayretini göstermekteydi.

Saraydaki entrikalar bitmek bilmiyordu. Art arda yapılan iftiralar yavaş, yavaş padişahın şehzadeye karşı olumsuz bir fikre kapılmasını sağlayacaktı. Bunda, Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkisi büyüktü.

Rüstem Paşa, gizlice şehzadenin mührünü kazıttı. Şehzade Mustafa'nın ağzıyla İran Şahı Tahmasb'a bir mektup yazdı. Şahın cevaben yazmış olduğu mektubu da ele geçirdi. Gerektiğinde bu sahte mektupları padişaha gösterecek ve şehzadenin sonunu hazırlayacaktı.

1552 yılında Rüstem Paşa Doğu Seferi'ne gidecek ordunun başına getirildi. Rüstem Paşa, sefer sırasında Anadolu'da herkesin Şehzade Mustafa'yı desteklediğini gördü. Askerler arasında da, artık 60 yaşına gelmiş olan Kanuni'nin kocadığı, zaten son on yıldır ordunun başında sefere bile çıkmadığı, yerini bu işi gerçekten hak eden Mustafa'ya bırakması yönünde dedikodular yayılmaya başladı.

Rüstem Paşa, bir adamını İstanbul'a göndererek meydana gelen olayları ayrıntısıyla Kanuni'ye iletti. Bu arada daha önce Şah Tahmasb'a yazdığı sahte mektupları da Şehzade Mustafa'nın aleyhine delil olarak gönderdi. Rüstem Paşa, Kanuni'yi tamamen oğluna düşman etmişti. Özellikle “tahtı bırakması” yönündeki dedikoduları duyan Kanuni, iyice sinirlenmiş ve üzülmüştü.

Padişahın yanında Şehzade Cihangir ve yolda orduya katılan Şehzade Selim bulunmaktaydı. Kendisine orduya katılması talimatı verilen Şehzade Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, orduya katıldı. Kendisini çok seven ikinci vezir Kara Ahmet Paşa'nın ikazlarıyla bazı şeylerin ters gittiğini fark etti.

Akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kağıt bulunan bir ok atıldı. Kağıtta, babasının otağına kesinlikle gitmemesi, aksi halde babasının onu öldüreceği yazılıydı.

Şehzade Mustafa bunu Rüstem Paşa'nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü. Hem otağa gitmemenin babasına karşı bir saygısızlık olacağını düşündü. Ayrıca Şehzade Mustafa, babasının kendisini öldürebilecek büyüklükte bir suç işlemediğini ve Rüstem Paşa dahil hiç kimsenin, babasının kendisine ölüm kararı verebilecek derecede etkileyebileceğine inanmıyordu.

Çadıra giren şehzadeye yedi dilsiz cellat saldırdı. Şehzade Mustafa mücadele etmesine rağmen, cellatlar tarafından boğularak öldürüldü.

xxx

 

Saraylarda yaşanan entrikalar şimdi her yerde yaşanır oldu. İşletmenin veya kurumun başarısı için değil, kişilerin pay kapması için ter döken entrikacılar görev almaya başladı.

Anlayacağınız eskiden sarayda bayan Hürrem vardı, şimdilerde ise her yerde sayısız adına erkek denilen Hürrem var.

 
Bu yazı toplam 6219 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.