1. HABERLER

  2. 3. SAYFA

  3. Sivillere ateş eden eski Tuğamiral Sürer: “Elimdeki silah değil telefon”
Sivillere ateş eden eski Tuğamiral Sürer: “Elimdeki silah değil telefon”

Sivillere ateş eden eski Tuğamiral Sürer: “Elimdeki silah değil telefon”

Darbe girişimini önlemek için Genelkurmay Başkanlığına giren sivillere ateş açarken görüntüleri ortaya çıkan eski Tuğamiral Sinan Sürer, koruma amaçlı...

A+A-

Darbe girişimini önlemek için Genelkurmay Başkanlığına giren sivillere ateş açarken görüntüleri ortaya çıkan eski Tuğamiral Sinan Sürer, koruma amaçlı elini kaldırdığını, kimseye hedef gözetmediğini iddia etti. Sürer'in yerde yaralı halde yatan şahsın yanında silahlı olarak görüntülenmesine ilişkin önce "Elimde silah yok, cep telefonu var" cevabını vermesi, ardından ise elindekinin silah olduğunu kabul etmesi dikkat çekti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili aralarında sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de bulunduğu 221 sanık hakkında açılan davanın 15. celsesi başladı. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davaya sanıklar, taraf avukatları, müştekiler ve sanık yakınları katıldı. Duruşma, darbe girişimini önlemek için karargaha giren siviller Resul Kaptancı ile Mesut Acu'na ateş ederek şehit eden eski Genelkurmay 1. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Daire Başkanı Tuğamiral Sinan Sürer'in savunmasıyla başladı. FETÖ'nün gizli haberleşme ağı olan ByLock'u kullanmadığını, darbe toplantılarına katılmadığını savunan Sürer, kendisine iftira atıldığını öne sürdü.

"Ataşeler adlı Whatsapp grubuna tehdit nedeniyle mesaj attım"

Sürer, "Ataşeler" adlı Whatsapp grubu üzerindeki "Arkadaşlar, TSK yönetime el koymuştur. Bunu tüm muhataplarınıza iletin" şeklindeki mesajlarına ilişkin açıklamada bulundu. Söz konusu darbe girişimi kapsamında tarafından oluşturulan yeni bir grup olmadığını, bu çerçevede başkaları tarafından oluşturulan gruplara da üye olmadığını belirten Sürer, hiçbir gruptan da mesaj göndermediğini, mesaj da almadığını öne sürdü. Aynı davanın sanıklarından eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün kendisinin yanına geldiğini anlatan Sürer, "Partigöç, malum mesajın çekilmesini "Genelkurmay Başkanının kesin emri var" diye talep ettiğinde itiraz ederek, "Zaten bildiriyi web sitesine koymuşsunuz, bunu neden yayınlıyorsunuz? Bu hukuksuz işlere bizi neden karıştırıyorsunuz? Zaten Türkiye'deki yabancı ataşeler bu bildiriyi görmüştür ve kendi makamlarına ulaştırmıştır" diye itirazda bulundum. Buna cevaben "Genelkurmay Başkanının emrine karşı mı geliyorsun" dedi. Yanında bulunan ÖKK personeli bana silah doğrulttu. Bunun üzerine Whatsapp grubundan mesaj atmak zorunda kaldım. Son 1 yıldır kullanılan "Ataşeler" adlı Whatsapp grubundan bu kapsamda "TSK yönetime el koymuştur. TSK'nın web sitesindeki bildiriyi bulunduğunuz yerdeki muhataplarınıza bildirin" mesajını attım" diye konuştu.

"Arayıp sesimi teyit etmek isteyenler vardı"

Sürer, özellikle kriptolu olarak kullandıkları sistem yerine Whatsapp grubundan mesajı attığını kaydederek, bu şekilde anormal bir durum olduğunu ortaya koymaya çalıştığını ileri sürdü. Böylesine önemli bir mesajın kriptolu bir yerden değil de Whatsapp üzerinden atılmasının çoğu ataşeyi kuşkulandırdığını söyleyen Sürer, "Hatta arayıp sesimi teyit etmek isteyenler vardı. Mesaj olarak "Siz misiniz" diye soran oldu. Bu tereddütlere "Sorun yok" mesajları atılarak tedirginlikler giderilmeye çalışıldı. Bazı ataşelerden de "Emredersiniz" mesajı geldi" ifadelerini kullandı.

"Elimdeki silah değil, cep telefonu"

Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, savunmanın tamamlanmasının ardından Sürer'in Genelkurmay Başkanlığı içindeki silahlı fotoğraflarını gösterip, kendisinin olup olmadığını sordu. Sürer, bu soruya "Evet benim" karşılığını verdi. Başkan Dik ile sanık Sürer arasında gelişen diyaloglar şu şekilde:

"- Silah kullandın mı?

- Koruma amaçlı elimi kaldırdım. Kimseye hedef gözetmedim. O şahısları tanımam etmem.

- (Fotoğrafları göstererek) Bu hedef gözetmek değil mi? ÖKK personeli orada ve emniyeti alıyor. Siz neden silah kaldırıyorsunuz?

- Hayır hedef gözetmedim. Onlar kendilerince güvenlik aldı, ben kendimce güvenlik aldım.

- Önünüzde silahsız bir sivil şahıs var. Burada ne yapıyorsunuz? Adamın elinde silah yok ve yaralanmış.

- Ben ona bakmıyorum bile, görmedim ki onu. Tamamen kaos ortamı var. Bu fotoğrafı da ilk defa görüyorum. Bize bütün görüntüleri verin izleyelim, savunmamızı yapalım. Elimde silah yok, cep telefonu var.

- O cep telefonu değil, silah.

- Ben cep telefonuna benzettim. İkisi aynı renkte."

Mahkeme Başkanı Dik ile sanık Sürer arasında yaşanan diyaloğun ardından Sürer, bir müddet sonra elindekinin telefon değil silah olduğunu kabul etti.

"Darbe girişimini üç grup yaptı"

Mahkeme Başkanı Dik'in, "Sence darbe teşebbüsünü kim yaptı?" sorusuna Sürer, "Bunu üç gruba bölebilirsiniz. Bunların biri malum FETÖ denilen örgüt. İkinci grup ise diğer muhafazakar gruplar. Üçüncü grup ise daha çok sol grup dediğimiz kişilerden oluşan grup. Cumhurbaşkanı karşıtı olan gruplar diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

Duruşmaya, verilen öğle arasının ardından Sürer'in çapraz sorgusuyla devam edilecek.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.