Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Şirk

A+A-

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Lokman oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.”

“Lokman, 31/13.”

Zulüm, adaletin zıddı olup, bir şeyi yerli yerince yapmamak, bir şeyi yerinden başka bir yere koymaktır. Allah’ın hakkını, Allah’tan başkasına vermektir. Adalet ise bir şeyi yerli yerince yapmaktır.

 Şirk, Allah’ın mülkünde, zatında ve sıfatlarında ortaklık iddia etmek, yaratıcılık ve hükümranlıkta O’na ortak olmak, Allah’a çocuk isnat etmek, birini veya bir kavmi, bir ulusu ilahlaştırmak, hahamların ve rahiplerin veya tağutların helal dediğini helal, haram dediğini haram olarak kabul etmek, demektir.

Şirkin açığı, gizlisi, küçüğü ve büyüğü vardır. Açığı ve büyüğünden maksat, Allah’ın sıfatlarını ve fiillerini başka varlıklarda görmektir.

 Akaid kitaplarında izah edilen şu beş çeşit şirk böyledir.

a. Şirk-i İstiklâl: Allah’ın birliğine iman etmeyerek iki ilah kabul etmek. Hayır, şer ilahlarını kabul eden Zerdüştlük dini gibi beşeri dinlerdir.

b. Şirk-i Teb’iz: Allah’ın baba, oğul, ruhul- kudüs gibi unsurlardan meydana geldiğine inanmak. Hıristiyanların teslis inancı gibi inanç sistemleridir.

c. Şirk-i Takrib: Allah’ın birliğine inandıkları halde putları O’nun katında şefaatçi kabul etmek. Cahiliye Araplarının inancı gibi inanç sistemleridir.

d. Şirk-i Taklîd: Atalarının bâtıl dinleri üzere kalmak isteyenlerin şirki.

 e. Şirk-i Esbâb: Tabiat kanunlarını ilah mertebesine çıkaranların şirki.

“Teşrî” (kanun yapma) hakkını Allah’tan alarak âkil bir heyete vermek de açık ve büyük şirktir. “Teşrî” hakkı Allah ve Resul’ünün hakkıdır. Müçtehidler, hakkında kesin hüküm olmayan konularda içtihad yaparlar. Çünkü “Mevrid-i nassda içtihada mesağ yoktur”

Hıristiyanlar, rahiplerine “teşrî” hakkını (helal ve haramı tayin etme hakkını) vermişlerdir. Helal ve haramı tayin etme hakkı sadece Allah’ındır. Bu hakkı ve kanun yapma hakkını başkasına vermek şirktir. “Bkz.Tevbe:31”

Küçük ve gizli şirk ise, adaletsiz olan kimselere muhabbet beslemek, onları desteklemek, adaletli olanlara kin beslemek ve onların karşısında olmak; mevki, makam ve dünyevi menfaat için amelde bulunmak ve gösteriş için ibadet etmek, (farz ibadetleri açıkça yerine getirmek gerekir, çünkü farzlarda gösteriş olmaz). Allah’tan başkası adına yemin etmek, bir şeyi uğursuzluk sebebi kabul etmektir.

Büyük ve açık şirk insanı dinden çıkarır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” Nisâ,4 / 48.

Şüphesiz İftira, büyük bir günahtır, kaçınmak gerekir. Çünkü şirk, bütün güzel amelleri siler. Teşri’ hakkını Allah ve Resul’ünden alıp, âkil bir heyete veren zihniyetten daha zalim kim olabilir?

Küçük ve gizli şirk dinden çıkarmaz; ama bu şirkten de sakınmak, tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Çünkü bu şirk kalpleri ifsad eder, zamanla büyük şirke düşmeye ve imanı kaybetmeye vesile olabilir.

 “Geniş bilgi için bkz. Sadık KÜÇÜKHEMEK Anlamlarını Yonttuğumuz Kavramlar, Şirk Kavramı.”

Hoşça kalın

Bu yazı toplam 6578 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.