1. YAZARLAR

  2. Nazmiye Gülbaş

  3. ''Şimdi okullu olduk...''
Nazmiye Gülbaş

Nazmiye Gülbaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

''Şimdi okullu olduk...''

A+A-

Pazartesi günü ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5´inci sınıf öğrencileri, ortaöğretim kurumlarında eğitim ve öğretime başlayacak hazırlık sınıfı ve 9´uncu sınıf öğrencileri ile pansiyonda kalacak öğrenciler uyum süreci için okulun ilk günü idi. Yavrularımızın kimi büyük bir heyecanla, bazıları da ailelerinden ayrılmanın vermiş olduğu endişe ve korkuyla başladılar. Ana sınıfına gidenler biraz daha alışkındı okula. Onlara ve tüm öğrencilerimize Allah c.c zihin açıklığı ile birlikte kendisini bilebilecek ilim nasip etsin.

Eğitim-öğretim beşeriyetin en köklü meselelerinden biridir. İnsanoğlu öğrendiklerini bir sonraki nesillere aktarmak için çeşitli yollar aramış bulduğu çözümleri eğitim-öğretimde kullanmıştır. Bugün Batı'nın eğitim anlayışı 'Evrim Teorisi' üzerine kuruludur ve insanlığın gelişme süreci hakkında yanıltıcı bilgilerle doludur.

Bizim inancımızda ilk öğretmen Allah (c.c)dır. Hz. Adem'i hem en mükemmel şekilde yaratılmış. ''Ve Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin! buyurdu.'' (Bakara/31)

Görüldüğü gibi Hz. Adem bütün eşyanın isimlerini Allah tarafından kendisine öğretildiği için bilgili olarak dünyaya gönderildi. Hz. Adem'den sonra gelen Peygamberler de hep birer eğitimci/öğretmendi.

İlk inen ayet ''İKRA'' yani ''OKU'' dur. Peygamber Efendimiz (sav) ''Beşikten mezara kadar ilim öğrenin'' derken insanın doğumu ile başlayan öğrenme sürecinin ölümüne kadar devam ettiğine dikkat çekmektedir. Peygamberimiz cahiliyye Arap toplumuna kademe kademe İslam'ı öğretmiş, öyle bir cahiliyye  toplumundan yepyeni bir medeniyet inşa etmiştir. Bugün faydalandığımız bir çok icat İslam Bilim İnsanlarınca bulunmuştur. İslam Dünyası ne zaman ki okumayı, araştırmayı bıraktı o vakit gerileme de başladı. Ondandır artık Kutsal Kitabımızı dahi okumaktan, anlamaktan aciz bir haldeyiz. Amma, "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünürler." (Zümer/9)

Ülkemizde ilkokul II. Mamut'tan itibaren zorunlu oldu. Bugün de ülkemizde zorunlu eğitim olmasına rağmen işsizler, bilgisizler ordusu gittikçe büyürken, ne yazık ki ahlaki değerlerimiz de yozlaşıyor.

Bununla birlikte eğitim sisteminde yeni diye her metodu denemek kârdan ziyade zarar veriyor.

Bireysel farklılıklara rağmen her öğrenciye aynı dersleri vermek eğitimde nasıl bir yarar sağlar?

Her insanın parmak izleri dahi  farklıyken zekası başka... düşünce-duyguları farklı çocukları aynı ortamda okutup, aynı dersleri anlatıp,  aynı sınava tabi tutmak ne kadar adildir söyler misiniz Allah aşkına?

Yine eğitimde ''Her Çocuk Farklıdır'' diyeceksiniz, ancak her çocuğu aynı müfredat ve derslerle eğitip-öğreteceksiniz! Kendisi ile çelişen bir sistemden düşünen, anlayan, analiz eden, değerlendiren ve üreten insanlar bekleyeceksiniz!..

Neticede 2018 YKS sonuçları ortada. Uzmanlar ''Sonuçlar felaket, ortalama yerlerde sürünüyor.'' diye yorumluyor. Sonuçlar;

Türkçe 40 soruda 16,179 ortalama,

Sosyal Bilimler 20 soruda 6,003 ortalama,

Temel Matematik 40 soruda 5,642 ortalama,

Fen Bilimleri 20 soruda 2,828 ortalama şeklinde.

YKS sonuçlarında istatistikleri konuşulurken akademisyenler, uzmanlar dahil hiç kimse sınava 2.381.412. kişinin katıldığı yüksek rakamı tartışmıyor. Farz edelim hepsi başarılı oldu, kaçta kaçı üniversiteye girebilecekti?

Ülkede en iyi sanayi, tarım, besicilik, spor alanları, zanaat vb. alanlarda başarılı insan yetiştirmek niçin önemsenmiyor, teşvik edilmiyor?

Türkiye'de en başarısız ve yap-boz tahtası gibi sürekli değişen, bir mecraya oturmayan alan da ne yazık ki eğitim. Halbuki bütçenin en büyük gider çeşitlerinden biri eğitim, üretime dönük değil, diplomaya dönük yapılıyor.  %5 teknik eğitim alırken geri kalan sosyal konular alanında. Buna mukabil işsizliğin en büyük kalemi diplomalı işsizler.

EĞİTİME DAİR OECD VERİLERİ

Okula veya işe gitmeyen genç ve yetişkinlerin oranı

Türkiye % 30

İtalya % 27

Yunanistan % 25

İspanya % 23

Kanada % 15

ABD %14

UK (İngiltere) % 13.6

Yine günümüz Türkiye’sinde OECD verilerine göre, üniversiteden her mezun olan yüz gençten yirmi beşi öğretmen olmak istiyor. Bu oranla OECD ülkeleri içerisinde Türkiye’deki gençler birinci sırada. Bu bir dünya rekoru. Atanamayan öğretmenlerin kimi intihar ediyor, kiminin psikolojik sorunlar yaşıyor, kimi de vasıfsız elaman muamelesine razı olarak herhangi bir işte çalışmak durumunda kalıyor. Bu kadar yüksek rakamın altında yatan neden sırtını devlete dayamak, bireye girişimcilik özelliği kazandırmayan eğitimi sistemi elbette. Yaşadığımız sosyo-ekonomik krizlerin baş faktörü maalesef yine yanlış eğitim metotları.

Eğitim alanındaki esaslarımız;

1- Doğru bilgi

2- Ahlak ve maneviyat

3- Pratiğe dönük beceriler olmalı.

İnsanı düzeltirseniz, dünyayı düzeltirsiniz.

Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.